Hoşgeldin Ziyaretçi, Henüz üye değil misiniz? Üye ol  
Modeller   Diyagramlar   Radar  




İstanbul için KAR Tahminleri (KAR Sevdalıları)


Arkadaşlar şu an yaşadığımız havalar bir döngü halinde devam etmeyecek.
Kışın 2. Dönemi dediğimiz Şubat ve Mart 15 bize kuvvetle ihtimal 2 sistem verecek.

Accuweather'in kış tahminide buna uyuyor.

Siz beklemeyin, Ben efsane derecesinde ve orta kuvvette bir sistem bekliyorum.
Ay sonu çok farklı şeyler konuşuyor olacağız.

Yarın detaylı bir analiz yapabilirim.
Bu gün çok yoğun ve yorgunum

Sibiryadan kalktı tren, dikkat edin tutmaz fren..
Cevapla


(01-23-2019, 10:32 PM)snowserkan Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Arkadaşlar şu an yaşadığımız havalar bir döngü halinde devam etmeyecek.
Kışın 2. Dönemi dediğimiz Şubat ve Mart 15 bize kuvvetle ihtimal 2 sistem verecek.

Accuweather'in kış tahminide buna uyuyor.

Siz beklemeyin, Ben efsane derecesinde ve orta kuvvette bir sistem bekliyorum.
Ay sonu çok farklı şeyler konuşuyor olacağız.

Yarın detaylı bir analiz yapabilirim.
Bu gün çok yoğun ve yorgunum

Sibiryadan kalktı tren, dikkat edin tutmaz fren..
Serkan hocam bu sözün Sibiryadan kalktı tren, dikkat edin tutmaz fren.. Ariftarif hocamızı anımsattı Smile 
Cevapla


Selam,

Mevzubahis 30-31 Ocak sistemi yahut Şubat başı sisteminin ileri tarihe ertelendiğini algılıyorum eğer yanlış yorumlamadım ise. Nedenleri benim ve benim gibi meteorolojik/klimatik lügatı yetersiz okurlar için muhtelif.

Sizi epey önceden beri takip ettiğim kadarı ile bu ve benzeri sapma yapan tahminler mevcut küresel iklim değişikliğinin ters köşesi olarak yorumlanabilir mi acaba?
Isı adası goygoyu değil bahsettiğim. Ciddi manada sinoptik verilerin, uzun yıllara yayılan sürekli ve gezici basınç alanları ile şekillenen atmosfer örüntülerinin öngürülerin ötesinde neticelere yol açması üzerinde küresel iklim değişimi yok mudur?

Özetle, bu forumda yazan kıymetli tahminci arkadaşların öngörülerinde bahsettiğim iklim değişimi herhangi bir kriter midir? Yoksa olagelen ortalamalar üzerine mi şekillenmektedir tahminleriniz?
  Beğenenler:
  • ersel candan, mehmet karsever, snowserkan
Cevapla


İyi akşamlar arkadaşlar. Yağış bakımından gayet iyi bir kış yaşıyoruz. Kar için önümüzde hayli zaman var.
Serkan hocamın tramboline bakarsak Şubat başı bir soğuma,( yaylanma) 5 ine kadar yukarı ısınma, 5 inden sonra tekrar soğuma ve şansımıza ne denk gelirse. Trambolini patlatırsak iyi bir kış yaşarız.Smile
resim
Cevapla


Ben çok anlamam fakat dunyamizin binlerce yillik donguler halinde kendini yeniledigini/tekrarladigini dusunmusumdur hep.
Mesela yuzlerce yil suren buzul caglari, kurak gecen donemler, yagmur sel su baskinlari altinda kalan karalar.. bir dongu halinde bu doga olaylarinin birbirlerini kovaladigina inanmisimdir.
Bulundugumuz donem sicak donem mi soguk donem mi ara donem mi hangisi oldugunu bilmeyi istemisimdir.
Bunlari niye anlatmak istedim daha onu bile bilemezken yukarida bahsettigimi bilmem zaten mumkun degil  Smile
Ezcumle, evrende bir kum tanesi kadar olan, yasadigimiz gezegenle ilgili cok az bilgiye sahibiz. Nereye ne zaman kac damla yagmur, kac adet kar kristali dusecegi bile belliyken bizim bunlari bilmiyor olusumuz zaten biraz tevekkul, biraz da insan hayatinin rengi diyelim. 
Degerli forum uye ve takipcilerine saygi dolu selamlar.
  Beğenenler:
  • konuralp
Cevapla

(Son Düzenleme: 01-24-2019, 12:13 AM, Düzenleyen: snowserkan.)

(01-23-2019, 11:03 PM)cografyaci_huso Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Selam,

Mevzubahis 30-31 Ocak sistemi yahut Şubat başı sisteminin ileri tarihe ertelendiğini algılıyorum eğer yanlış yorumlamadım ise. Nedenleri benim ve benim gibi meteorolojik/klimatik lügatı yetersiz okurlar için muhtelif.

Sizi epey önceden beri takip ettiğim kadarı ile bu ve benzeri sapma yapan tahminler mevcut küresel iklim değişikliğinin ters köşesi olarak yorumlanabilir mi acaba?
Isı adası goygoyu değil bahsettiğim. Ciddi manada sinoptik verilerin, uzun yıllara yayılan sürekli ve gezici basınç alanları ile şekillenen atmosfer örüntülerinin öngürülerin ötesinde neticelere yol açması üzerinde küresel iklim değişimi yok mudur?

Özetle, bu forumda yazan kıymetli tahminci arkadaşların öngörülerinde bahsettiğim iklim değişimi herhangi bir kriter midir? Yoksa olagelen ortalamalar üzerine mi şekillenmektedir tahminleriniz?

Merhaba,

Sizi anımsıyorum thumbsup

Ay sonu için zihnimde oluşturduğum patern belli aslında ve bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.
Fakat tarihleri biraz ileri sarmamız gerekecek. Ancak Ay sonunda kuvvetli sinyalleri göreceğimizden hiç şüphem yok.
Yarın yavaş yavaş acele etmeden detaylara inmeye başlarız.

Isı adası yazın en sıcak günlerinde ancak hissedilebilir. 

Toprak iyi bir emicidir. Kötü bir yansıtıcıdır.

Şehirleşmenin olduğu alanlarda sıcağı absorbe eden, emen bazı yapı malzemeleri (asfalttan betondan tutunda bina dış cephe kaplamalarına kadar) absorbe ettiği bu ısıyı kaynaktan gelen enerji kesildiğinde geri salmaya başlar.
Aynı sünger gibi. thumbsup

Kış mevsiminde ise bu etki minimum seviyededir.
Ve hareket halindeki soğuk hava bu durumu yok eder adeta.

Yazın bu etki sıcaklığı 3-5 derece arttırıyor ise.
Kışın bu değeler 0'a yakındır. belki güneşin en tepede olduğu kısa zaman diliminde, max 0,2 0,3 derece kadar katkı yapıyor olabilir.

Asıl sorunuza vereceğim cevap ise; Küresel sıcaklığın artması, basınç alanlarının gücü ve rotasındaki sapmalara ve değişimlere neden olduğundan etkileri bir hayli fazla hissediliyor.

Küresel sıcaklık artışı veya azalışı Kalıcı ve yarı kalıcı basınç alanlarının karakterine etki ediyor.
Basınç alanlarındaki bu değişim uzun zamanlı dönemde iklimi değiştiriyor.

Dünyayı belkide en fazla kirleten Amerika nasıl oluyor da bu denli kar ve soğuk alıyor iken 
Kutuplardaki kirletici etkenler belkide yok denecek kadar az iken kutuplar neden ısınıyor.

ters ve yaman bir çelişki yok mu sizce?

Ülkemiz Basınç alanlarının güzergahı üzerinde ve basınç alanlarının etkisini dolaylı yoldan hissediyor.
Amerika havayı kirlettiğinde ve ısınmayı arttırdığın da ticaret rüzgarları da etkileniyor.

Örnek;
Aleutian alçağı daha hırçın olurken, AZOR YB Alanı daha pasif hale geçerek bizi olumsuz etkiliyor gibi.

Rusya çevreye zararlı gazlar saldığında, Sibirya Yüksek basınç alanının daha batıya genişlemesini engelleyerek Avrupa'nın soğuk ve kar almasına engel olurken, 
Rusya'nın doğusuna sıkışan Sibirya yükseği, Çin'in daha soğuk ve daha karlı olmasına Kazakista'nın ise daha ılıman bir kış geçirmesine dolaylı yoldan katkı sağlıyor gibi.

Yukarıda verdiğim örnekler konunun daha iyi idrak edilebilmesi içindir.
gerçekte şu anda öyle bir durum var mı yok mu araştırmadım. Smile

Kısaca Dünyamızı ısıtır yada soğutursanız eğer, Basınç alanlarının anatomisi ile oynar ve dolayısıyla iklimi de uzun vade de değiştirirsiniz.
Cevapla


Daha da ileri gidip bazı uzmanlarca bu yüzyıl içerisinde beklenen buzul çağını sorucam..Serkan Hocam mini buzul çağı olayı nedir? Ne değişecek ? Emareler var mı şu an? Bize etkisi ne olur ?
Cevapla


(01-24-2019, 07:33 AM)sevimlican1903 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Daha da ileri gidip bazı uzmanlarca bu yüzyıl içerisinde beklenen buzul çağını sorucam..Serkan Hocam mini buzul çağı olayı nedir? Ne değişecek ? Emareler var mı şu an? Bize etkisi ne olur ?

Ben cevaplamaya çalışayım:

Mini buzul çağı tabiri, Güneş'te yer alan lekelerin en aza inmesi veya tamamen ortadan kalkması, dolayısıyla güneş patlamalarının en az seviyeye gerilemesiyle Dünya'ya ulaşan radrasyon veya yüksek enerjili parçacıkların miktarının azalmasıyla ilgili.
Bu azalmanın, atmosferde bir soğuma etkisi yarattığı düşünülüyor. Bu soğuma da mevcut paternlerde bir karmaşaya sebebiyet veriyor. Bazı bilim adamları buna mini buzul çağı derken, bazıları da bu soğumanın küresel ısınmada ancak bir duraklamaya sebebiyet vereceği ve etkilerinin çok az olacağı görüşünde.
  Beğenenler:
  • Hasan_iSTANBUL, mehmet karsever
Cevapla


(01-24-2019, 07:33 AM)sevimlican1903 Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Daha da ileri gidip bazı uzmanlarca bu yüzyıl içerisinde beklenen buzul çağını sorucam..Serkan Hocam mini buzul çağı olayı nedir? Ne değişecek ? Emareler var mı şu an? Bize etkisi ne olur ?

Küresel iklim giderek ısınıyor, bu bilimsel bir gerçek.
Uydu görüntülerinde Kuzey Kutup Buzulunun değişimi malum, hatta son 200 yılda (sanayi devrimi sonrası) %40 civarı küçüldüğü tahmin edilmekte.
İstanbul için MGM'nin verilerine baktım, 50 yıl önce ortalama kar örtülü gün sayısı 55 gün iken bugün bu sayı 12,5 gün. Yani neredeyse tek hanelere kadar gerilemiş.
Toprak sıcaklıkları son 45 yılda 1,5 derece artmış.
Yıllara göre sıcaklık ortalamaları da arada istisna diyebileceğimiz birkaç yıl haricinde mevsim farketmeksizin sürekli artış göstermiş.
Daha gerilere, birkaç yüzyıl öncesine gidersek Evliya Çelebi'nin karsız kışa rastlanmaz dediği İstanbul'da, günümüzde son 30 yıla baktığımızda yaklaşık 10 tane sahillerde kar örtüsü yapan kış yaşanmış.
Yani 300 yıl önce (yaklaşık hesapla sadece 4 kuşak önce) her yıl 2 aya yakın süreyle mutad olan kar örtüsü, günümüzde 1/3 yıl oranına gerilemiş.
Dahası, geride bıraktığımız yüzyılın ortalaması olan, kış boyunca 50'yi aşan karlı gün sayısı artık neredeyse çift haneli rakamları göremeyecek düzeye, 1/5 kadar gerilemiş.
Yani bir ısınma mı desek değişiklik mi desek, bir farklılaşma olduğu kesin.
Bununla birlikte Anadolu'da her zamanki gibi metrelerce kar örtüsü alan yerler var. Hatta bu sabah gördüm, Muş'ta ekipler 10 metre kar örtüsü olan yolu açmaya çalışıyor diye.
Maruz kaldığımız değişimin çok kar alan yerleri etkilemesi uzun sürecektir. Ama deniz seviyesindeki şehirleri şimdiden etkilediği söylenebilir.
Uzmanların mini buzul çağı olarak tahmin ettikleri soğuma ne derece gerçekleşir bilemiyorum fakat küresel iklimin artık insanoğluna geçmişteki gibi nazik davranmayacağını düşünüyorum.
  Beğenenler:
  • 3uZgibi, AZOR, mehmet karsever, Seloooo, Snowsedat
Cevapla

(Son Düzenleme: 01-24-2019, 10:50 AM, Düzenleyen: burakrpc.)

(01-24-2019, 12:09 AM)snowserkan Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
(01-23-2019, 11:03 PM)cografyaci_huso Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Selam,

Mevzubahis 30-31 Ocak sistemi yahut Şubat başı sisteminin ileri tarihe ertelendiğini algılıyorum eğer yanlış yorumlamadım ise. Nedenleri benim ve benim gibi meteorolojik/klimatik lügatı yetersiz okurlar için muhtelif.

Sizi epey önceden beri takip ettiğim kadarı ile bu ve benzeri sapma yapan tahminler mevcut küresel iklim değişikliğinin ters köşesi olarak yorumlanabilir mi acaba?
Isı adası goygoyu değil bahsettiğim. Ciddi manada sinoptik verilerin, uzun yıllara yayılan sürekli ve gezici basınç alanları ile şekillenen atmosfer örüntülerinin öngürülerin ötesinde neticelere yol açması üzerinde küresel iklim değişimi yok mudur?

Özetle, bu forumda yazan kıymetli tahminci arkadaşların öngörülerinde bahsettiğim iklim değişimi herhangi bir kriter midir? Yoksa olagelen ortalamalar üzerine mi şekillenmektedir tahminleriniz?

Merhaba,

Sizi anımsıyorum thumbsup

Ay sonu için zihnimde oluşturduğum patern belli aslında ve bunun gerçekleşeceğine inanıyorum.
Fakat tarihleri biraz ileri sarmamız gerekecek. Ancak Ay sonunda kuvvetli sinyalleri göreceğimizden hiç şüphem yok.
Yarın yavaş yavaş acele etmeden detaylara inmeye başlarız.

Isı adası yazın en sıcak günlerinde ancak hissedilebilir. 

Toprak iyi bir emicidir. Kötü bir yansıtıcıdır.

Şehirleşmenin olduğu alanlarda sıcağı absorbe eden, emen bazı yapı malzemeleri (asfalttan betondan tutunda bina dış cephe kaplamalarına kadar) absorbe ettiği bu ısıyı kaynaktan gelen enerji kesildiğinde geri salmaya başlar.
Aynı sünger gibi. thumbsup

Kış mevsiminde ise bu etki minimum seviyededir.
Ve hareket halindeki soğuk hava bu durumu yok eder adeta.

Yazın bu etki sıcaklığı 3-5 derece arttırıyor ise.
Kışın bu değeler 0'a yakındır. belki güneşin en tepede olduğu kısa zaman diliminde, max 0,2 0,3 derece kadar katkı yapıyor olabilir.

Asıl sorunuza vereceğim cevap ise; Küresel sıcaklığın artması, basınç alanlarının gücü ve rotasındaki sapmalara ve değişimlere neden olduğundan etkileri bir hayli fazla hissediliyor.

Küresel sıcaklık artışı veya azalışı Kalıcı ve yarı kalıcı basınç alanlarının karakterine etki ediyor.
Basınç alanlarındaki bu değişim uzun zamanlı dönemde iklimi değiştiriyor.

Dünyayı belkide en fazla kirleten Amerika nasıl oluyor da bu denli kar ve soğuk alıyor iken 
Kutuplardaki kirletici etkenler belkide yok denecek kadar az iken kutuplar neden ısınıyor.

ters ve yaman bir çelişki yok mu sizce?

Ülkemiz Basınç alanlarının güzergahı üzerinde ve basınç alanlarının etkisini dolaylı yoldan hissediyor.
Amerika havayı kirlettiğinde ve ısınmayı arttırdığın da ticaret rüzgarları da etkileniyor.

Örnek;
Aleutian alçağı daha hırçın olurken, AZOR YB Alanı daha pasif hale geçerek bizi olumsuz etkiliyor gibi.

Rusya çevreye zararlı gazlar saldığında, Sibirya Yüksek basınç alanının daha batıya genişlemesini engelleyerek Avrupa'nın soğuk ve kar almasına engel olurken, 
Rusya'nın doğusuna sıkışan Sibirya yükseği, Çin'in daha soğuk ve daha karlı olmasına Kazakista'nın ise daha ılıman bir kış geçirmesine dolaylı yoldan katkı sağlıyor gibi.

Yukarıda verdiğim örnekler konunun daha iyi idrak edilebilmesi içindir.
gerçekte şu anda öyle bir durum var mı yok mu araştırmadım. Smile

Kısaca Dünyamızı ısıtır yada soğutursanız eğer, Basınç alanlarının anatomisi ile oynar ve dolayısıyla iklimi de uzun vade de değiştirirsiniz.

Çok bilgi sahibi olmamakla birlikte, bu zamana kadar okuduğum kaynaklardan şöyle bir çıkarımda bulunuyorum:

Ülkemiz bulunduğu konum itibariyle zaten soğuk kuşakta bulunmuyor, soğuk hava dalgası dediğimiz yani kar değerlerine ulaşmak mevsim normalleri olarak kabul edilmiyor.
Ülkemizin mevsim normalleri soğuk ve yağmurlu havalardır. Ancak kuzeyden gerçekleşecek bir soğuk kaçağıyla birlikte kar değerlerinde sıcaklıklarla karşılaşabiliyoruz. Bu da bir çok parametreyi aslında bir mucizeyi içinde barındırıyor, Serkan beyin çoğu zaman bahsettiği şey zaten bu.

Ve  son olarak küresel iklim değişikliği kaçınılmaz bir gerçek. Geçen haberlerde okudum Gronland'daki buz seviyesinde hiç beklenmeyecek seviyede erime gerçekleşmiş, yani yaz aylarında olması gereken erime şuan gerçekleşmiş durumda. Bu tarz etkiler dünyanın ikliminin olumsuz yönde etkilenmesine sebep oluyor.

Bir birey olarak ne yapabiliriz ki demeden çevreyi kirletmemek için elimizden geleni yapmamız gerekli. Bu arada Serkan bey, bu diyeceğime katılır mısınız bilmiyorum ama ben şehirlerdeki yapılaşmanın sıcaklıklara olumsuz etkisinin yüksek olduğunu düşünüyorum. En azından bizim gibi orta kuşakta bulunan bir ülke için olumsuz etkileniyoruz. Aşırı yağışlarla karşılaşmamız ve kar değerlerinde sıcaklıklar göremememiz gibi.

Kafanızı şişirdiysem kusura bakmayın lütfen arkadaşlar.

Saygılar, sevgiler.
  Beğenenler:
  • AZOR
Cevapla





Konuyu Okuyanlar:
KardanadamEmin, sirgalton, snowserkan, 91 Ziyaretçi