<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[SNOWSERKAN - İstanbul için kar tahminleri (KAR SEVDALILARI) - Meteorolojik Bilgiler, Makaleler]]></title>
		<link>https://snowserkan.com.tr/forum/</link>
		<description><![CDATA[SNOWSERKAN - İstanbul için kar tahminleri (KAR SEVDALILARI) - https://snowserkan.com.tr/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:32:07 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Yıldırım'ın gökten düşüşüne örnek video.]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=967</link>
			<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 18:14:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=967</guid>
			<description><![CDATA[<a href="https://www.youtube.com/shorts/6nzpfPH0v8U?feature=share" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/shorts/6nzpfPH0v...ture=share</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="https://www.youtube.com/shorts/6nzpfPH0v8U?feature=share" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/shorts/6nzpfPH0v...ture=share</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Atlantik suyundaki esrarengiz Soğuma]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=962</link>
			<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 13:48:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=962</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://psu-gatsby-files-prod.s3.amazonaws.com/s3fs-public/styles/4_3_1500w/public/2025/06/nasa-cold-blog.jpg?h=6eb229a4&amp;itok=D9nPU40W" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Kuzey atlantikte uzun süredir sınırı belli ama geniş bir alanda soğuma bloğu meydana geldi.<br />
Bunu bende uzun süredir takip ediyorum.<br />
<br />
O bölgede meydana gelen bu soğuma laf olsun torba dolsun diye olmuyor.<br />
Hele durup dururken hiç olmuyor. ''Canım sıkıldı burayı biraz soğutayım'' gibi bir düşüncesi de yok Dünyamızın.<br />
<br />
Bir çok bilim adamı bu soğumanın neden olduğunu çözmeye çalışıyor.<br />
<br />
Bir kısım bilim insanı; Bu soğumanın eriyen grönland tatlı suyunun bu bölgeye boşalması ile ilgili olduğunu söylerken, Bir kısmı ise Okyanus akıntılarında meydana gelen durgunlukla ilişkilendiriyor.<br />
Yine bir kısım bilim insanı ise Bunun Atmosferik koşulların değişkenliği ile alakalı olduğunu düşünüyor.<br />
<br />
Bana göre ise; Bozulan dengelerin tekrar iyileştirilebilmesi için ALLAH tarafından verilen bazı emirlerden ibaret.<br />
Tabi bu emirlerin içerisinde yukarıdaki bilim insanlarının düşündüğü bir çok hipotez var.<br />
Bu soğumanın meydana gelebilmesi için bazuı alanlarda değişimler meydana geliyor.<br />
Bu değişimleri şu an için tam anlamıyla bilebilmek mümkün değil. Zamanla daha net anlamaya başlayacağız.<br />
<br />
<br />
Peki kuzey Atlantik suyundaki bu soğuma neyi değiştirir.<br />
<br />
Burada meydana gelen soğuma, Daha kuru bir havayı destekleyerek O bölgede Yüksek basınç alanlarının daha kalıcı olmasını Ama aynı zamanda daha soğuk bir sıcaklığı destekler.<br />
Avrupan'nın Doğusu, Güneyi, Sibirya, Asya'nın Orta ve güneyinde Yağışlar artar.<br />
Özellikle; Ülkemiz'de  daha fazla sayıda ve daha etkin soğuklar oluşur. Uzun yılar boyunca daha soğuk yazlar ve kışlar yaşar ve çok daha fazla Kar yağışları görülür.<br />
<br />
Ülkemizin güneyinde ki bir çok il KAR Yağışları görür.<br />
<br />
Bu önekler çok daha detaylı bir şekilde çoğaltılır.<br />
<br />
Daha öncelerde bahsettiğim AMO yani atlantik suyunun çoklu on yıllık salınımı olayı vardı.<br />
30-40 YIL SICAK FAZ 30- 40 YIL DA SOĞUK FAZDA OLUYORDU.<br />
30 yıldır sıcak fazda AMO ve artık yavaş yavaş soğuk faza meyillenmesi gerekiyor.<br />
<br />
Ancak bu görüntü çok çabuk ve belli bir alanda çok baskın soğumayı işaret ediyor.<br />
<br />
Bu fenomeni takipteyiz.<br />
İlerleyen zamanlarda neler olacak, Bize yansımalarını hep beraber göreceğiz.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güncel SST ANOMALİSİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i.hizliresim.com/p8l7gwa.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://psu-gatsby-files-prod.s3.amazonaws.com/s3fs-public/styles/4_3_1500w/public/2025/06/nasa-cold-blog.jpg?h=6eb229a4&amp;itok=D9nPU40W" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Kuzey atlantikte uzun süredir sınırı belli ama geniş bir alanda soğuma bloğu meydana geldi.<br />
Bunu bende uzun süredir takip ediyorum.<br />
<br />
O bölgede meydana gelen bu soğuma laf olsun torba dolsun diye olmuyor.<br />
Hele durup dururken hiç olmuyor. ''Canım sıkıldı burayı biraz soğutayım'' gibi bir düşüncesi de yok Dünyamızın.<br />
<br />
Bir çok bilim adamı bu soğumanın neden olduğunu çözmeye çalışıyor.<br />
<br />
Bir kısım bilim insanı; Bu soğumanın eriyen grönland tatlı suyunun bu bölgeye boşalması ile ilgili olduğunu söylerken, Bir kısmı ise Okyanus akıntılarında meydana gelen durgunlukla ilişkilendiriyor.<br />
Yine bir kısım bilim insanı ise Bunun Atmosferik koşulların değişkenliği ile alakalı olduğunu düşünüyor.<br />
<br />
Bana göre ise; Bozulan dengelerin tekrar iyileştirilebilmesi için ALLAH tarafından verilen bazı emirlerden ibaret.<br />
Tabi bu emirlerin içerisinde yukarıdaki bilim insanlarının düşündüğü bir çok hipotez var.<br />
Bu soğumanın meydana gelebilmesi için bazuı alanlarda değişimler meydana geliyor.<br />
Bu değişimleri şu an için tam anlamıyla bilebilmek mümkün değil. Zamanla daha net anlamaya başlayacağız.<br />
<br />
<br />
Peki kuzey Atlantik suyundaki bu soğuma neyi değiştirir.<br />
<br />
Burada meydana gelen soğuma, Daha kuru bir havayı destekleyerek O bölgede Yüksek basınç alanlarının daha kalıcı olmasını Ama aynı zamanda daha soğuk bir sıcaklığı destekler.<br />
Avrupan'nın Doğusu, Güneyi, Sibirya, Asya'nın Orta ve güneyinde Yağışlar artar.<br />
Özellikle; Ülkemiz'de  daha fazla sayıda ve daha etkin soğuklar oluşur. Uzun yılar boyunca daha soğuk yazlar ve kışlar yaşar ve çok daha fazla Kar yağışları görülür.<br />
<br />
Ülkemizin güneyinde ki bir çok il KAR Yağışları görür.<br />
<br />
Bu önekler çok daha detaylı bir şekilde çoğaltılır.<br />
<br />
Daha öncelerde bahsettiğim AMO yani atlantik suyunun çoklu on yıllık salınımı olayı vardı.<br />
30-40 YIL SICAK FAZ 30- 40 YIL DA SOĞUK FAZDA OLUYORDU.<br />
30 yıldır sıcak fazda AMO ve artık yavaş yavaş soğuk faza meyillenmesi gerekiyor.<br />
<br />
Ancak bu görüntü çok çabuk ve belli bir alanda çok baskın soğumayı işaret ediyor.<br />
<br />
Bu fenomeni takipteyiz.<br />
İlerleyen zamanlarda neler olacak, Bize yansımalarını hep beraber göreceğiz.<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Güncel SST ANOMALİSİ</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i.hizliresim.com/p8l7gwa.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sahra çölünde beklenmedik yağış olayı]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=952</link>
			<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 16:03:17 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=952</guid>
			<description><![CDATA[Eşsiz bir yağış olayı, dünyanın en kurak yeri olarak bilinen Sahra çölünde ortaya çıkmak üzere. Yağış miktarı normal standartlara göre büyük görünmeyebilir, ancak Sahra'nın büyük bir kısmı Ağustos ve Eylül aylarında normal aylık yağışların% 500'ünden fazlasını alacak.<br />
<br />
Sahra çölünün bu yağış olaylarını yaşadığı pek sık değildir. Çok nadirdirler, ortalama olarak on yılda bir kereden daha azdırlar, ancak genellikle Dünya'nın hava sisteminde bir şeyin değiştiğinin ve Atmosferin alışılmadık bir durumunu gösteren bir işarettir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-average-monthly-precipitation-ecmwf-north-hemisphere-united-states-global-change.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="color: #1e1e1e;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font">TOPRAK ÜZERİNDEKİ EN KURAK YER</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1e1e1e;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"> <br />
</span></span></span>Sahara, dünyadaki en kuru yer olarak adlandırılır, çünkü yıllık yağış çok azdır veya hiç almaz. Batıdaki Atlantik Okyanusu'ndan doğuda Kızıldeniz'e uzanan dünyanın en büyük ve en sıcak çölüdür. 9.2 milyon kilometrekareyi (3.6 milyon mil kare) kaplıyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-where-is-sahara.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Bu bölge sıcak ve kurudur, çünkü kalıcı bir yüksek basınç sistemi olan subtropikal sırtın altındadır. <br />
Bu sırt havanın inmesine neden olarak atmosferi kuru ve stabil hale getirir ve bulut oluşumunu ve çökelmesini önler.<br />
<br />
<br />
Ancak Sahra her zaman sıcak bir çorak toprak değildi. Sadece bir birkaç bin yıl önce (6000-11000), gölleri, nehirleri ve yemyeşil bitki örtüsüne sahip yeşil bir bölgeydi. Ancak Dünya'nın yörüngesindeki değişiklikler, dünyanın hava durumu modellerinde değişikliklere neden oldu. Bu, yeşil bölgeyi aniden Dünya'daki en kuru topraklara dönüştürdü.<br />
<br />
Aşağıda, bilim adamlarının Kuzey Afrika'nın birkaç bin yıl önce nasıl göründüğüne inandıklarını karşılaştıran bir görüntü var. Yaşamla dolu yeşil bir alandı, ancak hava değişiklikleri onu bugün bildiğimiz kuru, sıcak bölgeye dönüştürdü.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Aşağıdaki görüntü, son 53 yılda Ağustos ayı ortalama aylık yağış miktarını göstermektedir. Sahra bölgesinin çoğunlukla yağıştan yoksun olduğunu ve daha güney bölgelerinde sadece bazı düşük miktarların olduğunu görebilirsiniz. Ancak Ekvator boyunca çok güçlü yağış kemerine dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"><img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-average-monthly-precipitation-ecmwf-north-hemisphere-united-states.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</span><br />
Tropikal yağış kuşağına Tropikal Yakınsama Bölgesi (ITCZ) denir. Temelde tüm Ekvator'a yayılmış  bulutlar, seller, fırtınalar ve yağış grubu. Bu özellik, her iki yarı küreden gelen ticaret rüzgarlarının buluşması, yükselen hareket, bulutlar ve yağmur yaratması nedeniyle mevcuttur.<br />
<br />
Aşağıdaki resimde ITCZ örneğini görebilirsiniz. Her iki yarı küreden gelen tropikal rüzgarlar Ekvator'un yakınında buluşur, atmosferde yükselen hareket yaratır, bulutlar, fırtınalar ve yağış üretir.<br />
<br />
<span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"><img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-what-is-itcz.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span><br />
<br />
ITCZ çok önemlidir çünkü tropikal ülkelerdeki hava ve iklimi etkiler. Ayrıca küresel hava sisteminde rol oynar ve tropikal fırtına oluşumunu da etkileyebilir. Sahra'daki yağış olayları da ITCZ'nin değişikliklerine ve değişimlerine bağlıdır.<br />
<br />
Aşağıdaki resimde NOAA tarafından yapılan en son ITCZ analizini görebilirsiniz. Siyah çizgi, yılın bu zamanı için ITCZ'nin normal (beklenen) konumunu gösterir. Ancak kırmızı çizgi bu anomalinin gerçek konumunu gösterir ve kuzeye çok kaydığını görebilirsiniz.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-itcz-analysis-location-weather.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Grafik verileri, ITCZ'nin Afrika üzerindeki konumunun daha da iyi bir resmini göstermektedir. Haziran ayından bu yana ITCZ'nin kuzeye normalden çok daha fazla kaydığını görebiliyoruz. Bu, bölgedeki hava modellerini büyük ölçüde değiştirebilir ve Atlantik Kasırga Sezonunu da etkileyebilir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-itcz-graph-location-shift.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
Tüm ITCZ kuzeye doğru kaydığı için, güçlü fırtına sistemleri soğuk sulara göre daha yüksek bir enlemde Atlantik Okyanusu'na taşınır. <br />
<br />
Bu, organize etmek ve yoğunlaştırmak için kötü bir yerde oluşuyor. Afrika'dan çıktıkça daha az tropikal sistemin güçlenebileceği anlamına gelir.<br />
<br />
Bu, ITCZ'nin Afrika'daki konumunun, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kasırga Sezonu sırasında Kuzey Amerika'daki hava durumu üzerindeki dolaylı etkilerinden sadece biridir.<br />
<br />
Ancak bu kuzeydeki değişimin daha acil etkisi, nadir yağış olaylarını Sahra çölünün derinliklerine getirmesidir.<br />
<br />
Sahra çölünün yarısından fazlası yılda 25 mm'den (1 inç) daha az yağış almaktadır. ITCZ yukarı ve aşağı kayarken, bazen güney kısımlarında daha fazla yağış bulunur. Ancak çölün çoğunda yağışla dolu bir olay, her yıl, hatta belki de her on yılda bir gördüğümüz bir şey değildir.<br />
<br />
Önümüzdeki 16 gün içinde toplam yağış için en son GFS model tahmini aşağıdadır. Gördüğünüz şey Sahra çölünün büyük bir bölümünü kapsayan yağış. Miktarlar yüksek görünmeyebilir, ancak toplam yıllık miktarı düşünürsek, birçok bölgede birkaç gün içinde birkaç yıl yağan yağmur miktarı kadardır. <br />
<br />
Resim weathersmodel sitesinden alındı<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-sahara-event-gfs-total-precipitation.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Önümüzdeki 16 gün içinde biriken yağışları gösteren bir video animasyonu aşağıdadır. Sahra çölünün büyük bir bölümünde yağışların ilerlemesini ve yayılmasını güzel bir şekilde gösteriyor.<br />
<br />
 <br />
Anomalilere bakmak da bize çok net bir resim verir. Anomali normalden sapmadır. Aşağıdaki topluluk yağış anomalisi tahmini, Sahra çölünün büyük bir bölümünün önümüzdeki iki hafta içinde ve muhtemelen ötesinde yaygın bir yağış anomalisi yaşayacağını göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-geps-anomaly-total.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ECMWF topluluğu toplam yağışına baktığımızda, gerçek toplam miktarların belki de süper yüksek olmadığını görebiliriz. Yine, birçok bölgenin iki hafta içinde birkaç yıl içinde aldığı toplam yağmuru alacağı tahmin ediliyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-ecmwf-medium-range.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ECMWF Eylül ayı başlarında genişletilmiş yağış anomalisi, önemli yağış anomalileri altında Sahra çölünün büyük bir bölümünü de göstermektedir. Çölün büyük bir kısmının önümüzdeki aya kadar yağış alması bekleniyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-extended-ecmwf-forecast.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Eylül ayına daha da derinlere baktığımızda, normal yağışların % 'si için tahmini gösteren bir resmimiz var. <br />
<br />
Gördüğünüz gibi, Sahra çölü kenarlarda% 500 oranında maksimum değerler mevcut. Bu, önümüzdeki günlerde ve haftalarda merkezi bölgelerin normal yağışların % 1000'inden fazlasını alacağını göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-extended-range-30-day-totals.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
Ağustos ayını kapsayan Sahra üzerinde yağış için bir grafik mevcut. Son 53 yılda her Ağustos için yağış anomalilerini görüyorsunuz, sadece 4 yıl güçlü bir anomali ve daha fazla yağış gösteriyor. Son yirmi yılda dört olayla, on yılda bir olaydan daha azını verir.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-august-decade-precipitation-analysis-graph.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />[<br />
Yağış tahmini Eylül ayında da güçlü anormallikler gösterdiğinden, aynı dönem ve alan için Eylül verileri. Gördüğünüz gibi, 1994'te sadece bir güçlü olay meydana geldi. Tam bağlamı anlamak için henüz 2024 verisine sahip değiliz, ancak tahminlere dayanarak, son yıllarda en azından ikinci en yağışlı yıl olacak.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-september-decade-precipitation-analysis-graph.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
1994 yağış anomalisine daha yakından baktığınızda, genel anomalilerin Eylül ayı için bazı mevcut tahminlerde görebildiğimiz kadar yaygın olmadığını görebilirsiniz. Bu, mevcut olayın en yağışlı yıllar arasında olmasa da tarih kitaplarına çok yüksek yerleştirilebileceğini gösterebilir.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-august-1994-precipitation-analysis-map-anomaly.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Amerika Birleşik Devletleri veya Avrupa genelinde Sonbahar veya Kış için potansiyel endikasyonlar hakkındaki araştırmamızı henüz yapmadık. Ancak kesin olan bir şey var: Bu tür güçlü ve nadir hava anomalileri, küresel hava sisteminin büyük bir dengesizliğini gösterebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eşsiz bir yağış olayı, dünyanın en kurak yeri olarak bilinen Sahra çölünde ortaya çıkmak üzere. Yağış miktarı normal standartlara göre büyük görünmeyebilir, ancak Sahra'nın büyük bir kısmı Ağustos ve Eylül aylarında normal aylık yağışların% 500'ünden fazlasını alacak.<br />
<br />
Sahra çölünün bu yağış olaylarını yaşadığı pek sık değildir. Çok nadirdirler, ortalama olarak on yılda bir kereden daha azdırlar, ancak genellikle Dünya'nın hava sisteminde bir şeyin değiştiğinin ve Atmosferin alışılmadık bir durumunu gösteren bir işarettir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-average-monthly-precipitation-ecmwf-north-hemisphere-united-states-global-change.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="color: #1e1e1e;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font">TOPRAK ÜZERİNDEKİ EN KURAK YER</span></span></span><br />
<br />
<span style="color: #1e1e1e;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"> <br />
</span></span></span>Sahara, dünyadaki en kuru yer olarak adlandırılır, çünkü yıllık yağış çok azdır veya hiç almaz. Batıdaki Atlantik Okyanusu'ndan doğuda Kızıldeniz'e uzanan dünyanın en büyük ve en sıcak çölüdür. 9.2 milyon kilometrekareyi (3.6 milyon mil kare) kaplıyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-where-is-sahara.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Bu bölge sıcak ve kurudur, çünkü kalıcı bir yüksek basınç sistemi olan subtropikal sırtın altındadır. <br />
Bu sırt havanın inmesine neden olarak atmosferi kuru ve stabil hale getirir ve bulut oluşumunu ve çökelmesini önler.<br />
<br />
<br />
Ancak Sahra her zaman sıcak bir çorak toprak değildi. Sadece bir birkaç bin yıl önce (6000-11000), gölleri, nehirleri ve yemyeşil bitki örtüsüne sahip yeşil bir bölgeydi. Ancak Dünya'nın yörüngesindeki değişiklikler, dünyanın hava durumu modellerinde değişikliklere neden oldu. Bu, yeşil bölgeyi aniden Dünya'daki en kuru topraklara dönüştürdü.<br />
<br />
Aşağıda, bilim adamlarının Kuzey Afrika'nın birkaç bin yıl önce nasıl göründüğüne inandıklarını karşılaştıran bir görüntü var. Yaşamla dolu yeşil bir alandı, ancak hava değişiklikleri onu bugün bildiğimiz kuru, sıcak bölgeye dönüştürdü.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Aşağıdaki görüntü, son 53 yılda Ağustos ayı ortalama aylık yağış miktarını göstermektedir. Sahra bölgesinin çoğunlukla yağıştan yoksun olduğunu ve daha güney bölgelerinde sadece bazı düşük miktarların olduğunu görebilirsiniz. Ancak Ekvator boyunca çok güçlü yağış kemerine dikkat edin.<br />
<br />
<span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"><img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-average-monthly-precipitation-ecmwf-north-hemisphere-united-states.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
</span><br />
Tropikal yağış kuşağına Tropikal Yakınsama Bölgesi (ITCZ) denir. Temelde tüm Ekvator'a yayılmış  bulutlar, seller, fırtınalar ve yağış grubu. Bu özellik, her iki yarı küreden gelen ticaret rüzgarlarının buluşması, yükselen hareket, bulutlar ve yağmur yaratması nedeniyle mevcuttur.<br />
<br />
Aşağıdaki resimde ITCZ örneğini görebilirsiniz. Her iki yarı küreden gelen tropikal rüzgarlar Ekvator'un yakınında buluşur, atmosferde yükselen hareket yaratır, bulutlar, fırtınalar ve yağış üretir.<br />
<br />
<span style="font-family: system, BlinkMacSystemFont, -apple-system,;" class="mycode_font"><img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-what-is-itcz.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
</span><br />
<br />
ITCZ çok önemlidir çünkü tropikal ülkelerdeki hava ve iklimi etkiler. Ayrıca küresel hava sisteminde rol oynar ve tropikal fırtına oluşumunu da etkileyebilir. Sahra'daki yağış olayları da ITCZ'nin değişikliklerine ve değişimlerine bağlıdır.<br />
<br />
Aşağıdaki resimde NOAA tarafından yapılan en son ITCZ analizini görebilirsiniz. Siyah çizgi, yılın bu zamanı için ITCZ'nin normal (beklenen) konumunu gösterir. Ancak kırmızı çizgi bu anomalinin gerçek konumunu gösterir ve kuzeye çok kaydığını görebilirsiniz.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-itcz-analysis-location-weather.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Grafik verileri, ITCZ'nin Afrika üzerindeki konumunun daha da iyi bir resmini göstermektedir. Haziran ayından bu yana ITCZ'nin kuzeye normalden çok daha fazla kaydığını görebiliyoruz. Bu, bölgedeki hava modellerini büyük ölçüde değiştirebilir ve Atlantik Kasırga Sezonunu da etkileyebilir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-desert-rain-event-weather-itcz-graph-location-shift.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
Tüm ITCZ kuzeye doğru kaydığı için, güçlü fırtına sistemleri soğuk sulara göre daha yüksek bir enlemde Atlantik Okyanusu'na taşınır. <br />
<br />
Bu, organize etmek ve yoğunlaştırmak için kötü bir yerde oluşuyor. Afrika'dan çıktıkça daha az tropikal sistemin güçlenebileceği anlamına gelir.<br />
<br />
Bu, ITCZ'nin Afrika'daki konumunun, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Kasırga Sezonu sırasında Kuzey Amerika'daki hava durumu üzerindeki dolaylı etkilerinden sadece biridir.<br />
<br />
Ancak bu kuzeydeki değişimin daha acil etkisi, nadir yağış olaylarını Sahra çölünün derinliklerine getirmesidir.<br />
<br />
Sahra çölünün yarısından fazlası yılda 25 mm'den (1 inç) daha az yağış almaktadır. ITCZ yukarı ve aşağı kayarken, bazen güney kısımlarında daha fazla yağış bulunur. Ancak çölün çoğunda yağışla dolu bir olay, her yıl, hatta belki de her on yılda bir gördüğümüz bir şey değildir.<br />
<br />
Önümüzdeki 16 gün içinde toplam yağış için en son GFS model tahmini aşağıdadır. Gördüğünüz şey Sahra çölünün büyük bir bölümünü kapsayan yağış. Miktarlar yüksek görünmeyebilir, ancak toplam yıllık miktarı düşünürsek, birçok bölgede birkaç gün içinde birkaç yıl yağan yağmur miktarı kadardır. <br />
<br />
Resim weathersmodel sitesinden alındı<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-sahara-event-gfs-total-precipitation.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Önümüzdeki 16 gün içinde biriken yağışları gösteren bir video animasyonu aşağıdadır. Sahra çölünün büyük bir bölümünde yağışların ilerlemesini ve yayılmasını güzel bir şekilde gösteriyor.<br />
<br />
 <br />
Anomalilere bakmak da bize çok net bir resim verir. Anomali normalden sapmadır. Aşağıdaki topluluk yağış anomalisi tahmini, Sahra çölünün büyük bir bölümünün önümüzdeki iki hafta içinde ve muhtemelen ötesinde yaygın bir yağış anomalisi yaşayacağını göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-geps-anomaly-total.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ECMWF topluluğu toplam yağışına baktığımızda, gerçek toplam miktarların belki de süper yüksek olmadığını görebiliriz. Yine, birçok bölgenin iki hafta içinde birkaç yıl içinde aldığı toplam yağmuru alacağı tahmin ediliyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-ecmwf-medium-range.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
ECMWF Eylül ayı başlarında genişletilmiş yağış anomalisi, önemli yağış anomalileri altında Sahra çölünün büyük bir bölümünü de göstermektedir. Çölün büyük bir kısmının önümüzdeki aya kadar yağış alması bekleniyor.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-extended-ecmwf-forecast.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Eylül ayına daha da derinlere baktığımızda, normal yağışların % 'si için tahmini gösteren bir resmimiz var. <br />
<br />
Gördüğünüz gibi, Sahra çölü kenarlarda% 500 oranında maksimum değerler mevcut. Bu, önümüzdeki günlerde ve haftalarda merkezi bölgelerin normal yağışların % 1000'inden fazlasını alacağını göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/weather-forecast-rainfall-anomaly-sahara-event-extended-range-30-day-totals.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
Ağustos ayını kapsayan Sahra üzerinde yağış için bir grafik mevcut. Son 53 yılda her Ağustos için yağış anomalilerini görüyorsunuz, sadece 4 yıl güçlü bir anomali ve daha fazla yağış gösteriyor. Son yirmi yılda dört olayla, on yılda bir olaydan daha azını verir.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-august-decade-precipitation-analysis-graph.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />[<br />
Yağış tahmini Eylül ayında da güçlü anormallikler gösterdiğinden, aynı dönem ve alan için Eylül verileri. Gördüğünüz gibi, 1994'te sadece bir güçlü olay meydana geldi. Tam bağlamı anlamak için henüz 2024 verisine sahip değiliz, ancak tahminlere dayanarak, son yıllarda en azından ikinci en yağışlı yıl olacak.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-september-decade-precipitation-analysis-graph.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
1994 yağış anomalisine daha yakından baktığınızda, genel anomalilerin Eylül ayı için bazı mevcut tahminlerde görebildiğimiz kadar yaygın olmadığını görebilirsiniz. Bu, mevcut olayın en yağışlı yıllar arasında olmasa da tarih kitaplarına çok yüksek yerleştirilebileceğini gösterebilir.<br />
<img src="https://www.severe-weather.eu/wp-content/gallery/andrej-news/rare-weather-event-august-1994-precipitation-analysis-map-anomaly.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Amerika Birleşik Devletleri veya Avrupa genelinde Sonbahar veya Kış için potansiyel endikasyonlar hakkındaki araştırmamızı henüz yapmadık. Ancak kesin olan bir şey var: Bu tür güçlü ve nadir hava anomalileri, küresel hava sisteminin büyük bir dengesizliğini gösterebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türkiye'de kar örtüsü]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=951</link>
			<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 13:02:25 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=951</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkiye'nin ortalama kar örtülü gün sayısı son 10 yılda 6,2 gün azaldı. Küresel ısınmanın etkisiyle kar yağışı azalırken, kar örtüsü süresi de kısalıyor. Bu durum, su kaynakları ve tarım için büyük tehdit oluşturuyor.</span><br />
<br />
<img src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2024/4/resim215229404jpg-PfbhIwL1MU2dl6HAEVxJ_Q.jpg?w=776&amp;h=436&amp;mode=crop&amp;scale=both" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 1970-2023 yılları arasındaki ölçümlerine göre hazırlanan Türkiye'deki yıllara göre kar örtülü günler sayısı, son yıllarda ciddi düzeyde azaldı.<br />
53 yıllık süreçte, Türkiye genelinde toplam 94 istasyondan elde edilen veriler kullanıldı.<br />
Raporda, 53 yıl 5 ayrı periyotta ele alındı. 1970-1979 arasında 29,4 gün, 1980-1990 arasında 29,7 gün, 1991-2001 yılları arasında 29,5 gün olan ortalama kar örtülü gün sayısı, 2002-2012 arasında 28,4 güne geriledi.<br />
<br />
<br />
2013-2023 yılları arasında ise 23,5 günle büyük düşüş gerçekleşti.<br />
Kar örtülü gün sayısı 29,7 olan 1970'ten 2001'e kadarki dönemle son 10 yıl arasındaki fark, 6,2 güne kadar azaldı.<br />
1970-2023 yılları arasında ortalama kar örtülü gün sayısı 28,1 olurken, en çok kar örtülü gün sayısı 55 günle 1992'de, en az kar örtülü gün sayısı 9,4 günle 2018 yılında yaşandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAR KALINLIĞI REKORLARI ULUDAĞ'DA</span><br />
Türkiye'de aylık maksimum kar kalınlıklarına ilişkin ekstrem değerlerin de ele alındığı rapora göre, 1980 Mart'ta Uludağ'da 430 santimetre ile 53 yılın kar kalınlığı rekoru kırıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aylara göre ekstrem değerler ise şöyle:</span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Ocak 2004'te Uludağ zirvede 320 santimetre.<br />
</li>
<li>Şubat 1980'de Uludağ zirvede 395 santimetre.<br />
</li>
<li>Mart 1980'de Uludağ zirvede 430 santimetre.<br />
</li>
<li>Nisan 2003'te Uludağ zirvede 293 santimetre.<br />
</li>
<li>Mayıs 1980'de Uludağ zirvede 216 santimetre.<br />
</li>
<li>Haziran ayı 1991 yılında Uludağ zirvede 22 santimetre.<br />
</li>
<li>Eylül ayı 1992 yılında Sarıkamış'ta 10 santimetre.<br />
</li>
<li>Ekim 2006'da Uludağ zirvede 70 santimetre.<br />
</li>
<li>Kasım 1987'de Uludağ zirvede 135 santimetre.<br />
</li>
<li>Aralık ayı 2001'de Uludağ zirvede 219 santimetre.<br />
</li></ul>
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, son 10 yılda kar örtülü gün sayısındaki 6,2 günlük azalmanın çok ciddi bir tehlike olduğuna dikkati çekti.<br />
Dr. Kesici, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de küresel ısınmanın son 10 yıldır etkilerini gösterdiğini söyledi.<br />
Karlı örtülü gün sayısındaki azalmanın temel nedenlerinden birinin ülkemizdeki su kaynaklarının azalmasına bağlı olarak, nemin giderek azalmasını gösteren Dr. Kesici, "Suların, havanın ve toprağın ısınmasına bağlı yağışlar da kararsızlaşıyor. Sera gazı, yani karbon salınımının giderek artması, şehirlerdeki betonlaşma ve benzeri nedenler de etkili olmaktadır" dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BATIDA KAR YOK DENECEK KADAR AZALDI</span><br />
Türkiye’de son yıllarda kar yağışı açısından sorun yaşandığını dile getiren Dr. Kesici, "Kar yağışlarının azalması, özellikle Akdeniz, Ege, İç Anadolu, Marmara ve Karadeniz'in batı kısmı gibi bölgesel ele alındığında kar yağışındaki gün sayısı son birkaç yıldır yok denecek kadar az. Bu rapordaki verilerde de Doğu ve Güneydoğu'daki yağışların etkisi büyük. Türkiye çapında normal iklim koşullarında dağdaki karlar 3 ile 6-8 aylık kalıcılık oluşturmaktadır. Bu yer altı sularının zenginleşmesi demektir" diye konuştu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU SENE KAYAK MERKEZLERİ BİLE AÇILAMADI</span><br />
Kalıcı kar birikimi olursa yer altı sularının birikeceğini belirten Dr. Kesici, "İkincisi bahar ve yaz boyunca damla damla imbikten geçer vaziyette eriyen karlar, hem temiz su kaynağını oluşturur hem de göletlerimiz, barajlarımız ve doğal göllerimize sürekli su taşıyan rezervi oluşturur.<br />
Şu an gölet ve barajlardaki doluluk oranına baktığımızda, 'Ülkemiz kuraklıktan kurtuldu' diyemeyiz. Ülkemiz kalıcı kar olmadığı için çok şiddetli bir kuraklık yaşayacak. Zaten ülkemiz su stresinden geçti, su kıtlığı yaşayan bir periyoda girdi ve yıllık kişi başına düşen su miktarı da 1000 tonun altına geriledi. Örneğin bu yıl Davraz, Saklıkent gibi birçok kayak merkezi, kar yağmadığı için açılamadı. Bu sene kayak merkezleri bile kar yağışı olmadığı için açılamadı" dedi.<br />
<br />
kaynak <img src="https://i0.wp.com/snowserkan.files.wordpress.com/2018/02/biggrin.gif" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />HA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türkiye'nin ortalama kar örtülü gün sayısı son 10 yılda 6,2 gün azaldı. Küresel ısınmanın etkisiyle kar yağışı azalırken, kar örtüsü süresi de kısalıyor. Bu durum, su kaynakları ve tarım için büyük tehdit oluşturuyor.</span><br />
<br />
<img src="https://sozcu01.sozcucdn.com/sozcu/production/uploads/images/2024/4/resim215229404jpg-PfbhIwL1MU2dl6HAEVxJ_Q.jpg?w=776&amp;h=436&amp;mode=crop&amp;scale=both" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 1970-2023 yılları arasındaki ölçümlerine göre hazırlanan Türkiye'deki yıllara göre kar örtülü günler sayısı, son yıllarda ciddi düzeyde azaldı.<br />
53 yıllık süreçte, Türkiye genelinde toplam 94 istasyondan elde edilen veriler kullanıldı.<br />
Raporda, 53 yıl 5 ayrı periyotta ele alındı. 1970-1979 arasında 29,4 gün, 1980-1990 arasında 29,7 gün, 1991-2001 yılları arasında 29,5 gün olan ortalama kar örtülü gün sayısı, 2002-2012 arasında 28,4 güne geriledi.<br />
<br />
<br />
2013-2023 yılları arasında ise 23,5 günle büyük düşüş gerçekleşti.<br />
Kar örtülü gün sayısı 29,7 olan 1970'ten 2001'e kadarki dönemle son 10 yıl arasındaki fark, 6,2 güne kadar azaldı.<br />
1970-2023 yılları arasında ortalama kar örtülü gün sayısı 28,1 olurken, en çok kar örtülü gün sayısı 55 günle 1992'de, en az kar örtülü gün sayısı 9,4 günle 2018 yılında yaşandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KAR KALINLIĞI REKORLARI ULUDAĞ'DA</span><br />
Türkiye'de aylık maksimum kar kalınlıklarına ilişkin ekstrem değerlerin de ele alındığı rapora göre, 1980 Mart'ta Uludağ'da 430 santimetre ile 53 yılın kar kalınlığı rekoru kırıldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aylara göre ekstrem değerler ise şöyle:</span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Ocak 2004'te Uludağ zirvede 320 santimetre.<br />
</li>
<li>Şubat 1980'de Uludağ zirvede 395 santimetre.<br />
</li>
<li>Mart 1980'de Uludağ zirvede 430 santimetre.<br />
</li>
<li>Nisan 2003'te Uludağ zirvede 293 santimetre.<br />
</li>
<li>Mayıs 1980'de Uludağ zirvede 216 santimetre.<br />
</li>
<li>Haziran ayı 1991 yılında Uludağ zirvede 22 santimetre.<br />
</li>
<li>Eylül ayı 1992 yılında Sarıkamış'ta 10 santimetre.<br />
</li>
<li>Ekim 2006'da Uludağ zirvede 70 santimetre.<br />
</li>
<li>Kasım 1987'de Uludağ zirvede 135 santimetre.<br />
</li>
<li>Aralık ayı 2001'de Uludağ zirvede 219 santimetre.<br />
</li></ul>
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, son 10 yılda kar örtülü gün sayısındaki 6,2 günlük azalmanın çok ciddi bir tehlike olduğuna dikkati çekti.<br />
Dr. Kesici, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de küresel ısınmanın son 10 yıldır etkilerini gösterdiğini söyledi.<br />
Karlı örtülü gün sayısındaki azalmanın temel nedenlerinden birinin ülkemizdeki su kaynaklarının azalmasına bağlı olarak, nemin giderek azalmasını gösteren Dr. Kesici, "Suların, havanın ve toprağın ısınmasına bağlı yağışlar da kararsızlaşıyor. Sera gazı, yani karbon salınımının giderek artması, şehirlerdeki betonlaşma ve benzeri nedenler de etkili olmaktadır" dedi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BATIDA KAR YOK DENECEK KADAR AZALDI</span><br />
Türkiye’de son yıllarda kar yağışı açısından sorun yaşandığını dile getiren Dr. Kesici, "Kar yağışlarının azalması, özellikle Akdeniz, Ege, İç Anadolu, Marmara ve Karadeniz'in batı kısmı gibi bölgesel ele alındığında kar yağışındaki gün sayısı son birkaç yıldır yok denecek kadar az. Bu rapordaki verilerde de Doğu ve Güneydoğu'daki yağışların etkisi büyük. Türkiye çapında normal iklim koşullarında dağdaki karlar 3 ile 6-8 aylık kalıcılık oluşturmaktadır. Bu yer altı sularının zenginleşmesi demektir" diye konuştu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BU SENE KAYAK MERKEZLERİ BİLE AÇILAMADI</span><br />
Kalıcı kar birikimi olursa yer altı sularının birikeceğini belirten Dr. Kesici, "İkincisi bahar ve yaz boyunca damla damla imbikten geçer vaziyette eriyen karlar, hem temiz su kaynağını oluşturur hem de göletlerimiz, barajlarımız ve doğal göllerimize sürekli su taşıyan rezervi oluşturur.<br />
Şu an gölet ve barajlardaki doluluk oranına baktığımızda, 'Ülkemiz kuraklıktan kurtuldu' diyemeyiz. Ülkemiz kalıcı kar olmadığı için çok şiddetli bir kuraklık yaşayacak. Zaten ülkemiz su stresinden geçti, su kıtlığı yaşayan bir periyoda girdi ve yıllık kişi başına düşen su miktarı da 1000 tonun altına geriledi. Örneğin bu yıl Davraz, Saklıkent gibi birçok kayak merkezi, kar yağmadığı için açılamadı. Bu sene kayak merkezleri bile kar yağışı olmadığı için açılamadı" dedi.<br />
<br />
kaynak <img src="https://i0.wp.com/snowserkan.files.wordpress.com/2018/02/biggrin.gif" alt="Big Grin" title="Big Grin" class="smilie smilie_4" />HA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En sıcak kış geride kaldı: Peki, şimdi bizi ne bekliyor?]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=950</link>
			<pubDate>Thu, 28 Mar 2024 19:58:55 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=950</guid>
			<description><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, El Nino etkisiyle aralık, ocak ve şubat aylarında dünyanın en sıcak kışının yaşandığını, rekor sıcaklıkların mart, nisan, mayıs aylarında da devam edeceğini söyledi. <br />
<br />
El Nino hava olayının etkili olduğu 2023, tüm zamanların en sıcak yılı olurken rekor sıcaklıkların 2024'ün ilk aylarında da devam etmesiyle tarihin en sıcak kışı yaşandı. Dünya genelinde 1941-1980 yılları arasında aralık, ocak ve şubat aylarının ortalama sıcaklığı 11,9 dereceyken geçen kış mevsiminde sıcaklık, bu ortalamanın 1,29 derece üzerinde, 13,24 derece ölçüldü.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EL NİNO VE LA NİNA İLE YAKINDAN İLGİLİ</span><br />
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, dünyanın genel ikliminin El Nino ve La Nina hava olaylarıyla çok yakından alakalı olduğunu kaydetti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PASİFİK OKYANUSU'NUN ETKİSİ</span><br />
Pasifik Okyanusu'nun dünyanın yaklaşık yarısını kapladığını ve El Nino'nun bu suların normalden sıcak, La Nina'nın ise normalden serin olmasını sağladığını anlatan Kurnaz, "Bu nedenle bu sular sıcak olursa dünyanın ortalama sıcaklığı da artıyor, yani sadece orası sıcak olduğu için ortalama artmıyor. Oranın sıcak olması dünyada geri kalan her yerin sıcaklığının biraz daha yükselmesine neden oluyor." dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BAHAR AYLARINI DA ETKİLEYECEK</span><br />
İklim değişikliğinin sıcaklıkların devamlı artmasına neden olduğunu, sıcaklıkların El Nino senelerinde daha fazla, La Nina senelerinde ise biraz daha az arttığını belirten Kurnaz, şöyle devam etti:<br />
"Dünya geçen sene haziran ayında El Nino dönemine girdi, dolayısıyla temmuz ayının başından itibaren bütün dünya ısındı ve yaşadığımız her ay, tarihte yaşadığımız en sıcak ay oldu. Bu da doğal olarak geçirdiğimiz kışı, en sıcak kış yaptı. Aralık, ocak ve şubat ayları dünyada geçirdiğimiz en sıcak kış oldu, muhtemelen mart, nisan ve mayıs da en sıcak ilkbahar mevsimi olacak."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GELECEK YAZ NASIL OLACAK?</span><br />
<br />
El Nino etkisinin mayıs ayı sonunda etkisini kaybedeceği öngörüsünü paylaşan Kurnaz, daha sonra sıcaklıkların biraz daha azalacağını, gelecek yaz mevsiminin 2023 yazı kadar sıcak olmayacağını ve geçen seneki gibi rekorlar görülmeyeceğini ifade etti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BUNDAN 6 YIL SONRA...</span><br />
Isınmada asıl faktörün iklim değişikliği olduğunun altını çizen Kurnaz, "İklim değişikliği dünyayı zaten ısıtıyor, düzenli bir şekilde yukarı doğru giden bir eğri var. Bu eğrinin üzerinde bazen biraz daha yüksek, bazen biraz daha düşük olarak, sıcaklıklar dalgalanıyor. Bundan 6 sene sonranın La Nina sıcaklıkları, bu senenin El Nino sıcaklıkları kadar olabilir." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KIŞ KURAKLIĞI</span><br />
Ocak ve şubatta Türkiye'de ciddi kış kuraklığı görülmediğini, dünyada da tablonun benzer olduğunu aktaran Kurnaz, "Her 1 derece sıcaklık artışı, düşen yağış miktarını yüzde 7 artırır. 'Bütün dünyada kuraklık' diye bir kavram yoktur. Amerika'nın batı kesimleri çok ciddi yağış aldı, ama 2 sene önce susuzluk alarmı içindelerdi. Onun için bir tarafta çok yağış olan bir zamanda, başka bir tarafta tablo çok farklı olabilir, bu normal." diye konuştu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LA NİNA GELİNCE...</span><br />
Kış kuraklığını, mevsim normallerinin altında düşen yağış miktarı şeklinde tanımlayan Kurnaz, şu görüşleri paylaştı:<br />
"Türkiye'de aralık ve ocak ayları oldukça yağışlı geçti. Şubatta ve şimdiye kadar martta çok fazla yağış görmedik, bu çok beklediğimiz bir şey değil ama hiç olmayan bir şey de değil. Ama bu yazın sonunda itibaren El Nino etkisini kaybedip La Nina geldiğinde eylül, ekim ve kasım ayları nispeten daha az yağışlı geçecek gibi duruyor. Gelecek sonbahar ve kış, yağışlar azalabilir, bunun için de hazırlıklı olmamız gerekiyor ama bu 'kuraklık' demek değil."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TARIM SEKTÖRÜNÜ ETKİLEYEBİLİR</span><br />
Tarımda ihtiyaç duyulan yağışların esasında mart ve nisan yağışları olduğunu işaret eden Kurnaz, şubat ayı boyunca Türkiye'nin hiçbir bölgesine yeterli yağış düşmediğini, bunun mart boyunca sürmesi ve nisan ayına sarkması durumunda Türkiye'de tarım sektöründe ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kurnaz, "Kış kuraklığı yaşamadık ama bahar kuraklığı tarımı etkileyecektir." sözlerini sarf etti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1,5 derece hedefi</span><br />
Paris Anlaşması'nda küresel ısınmayı sınırlamak için belirlenen 1,5 derece hedefinin son 12 ayda aşıldığını ancak bu hedefin kalıcı olarak aşıldığını söylemek için henüz erken olduğunu bildiren Kurnaz, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Her yıl 1,5 derecenin üzerinde ısınma yaşandığında 1,5 derece hedefinin aşıldığı söylenebilir. Şu anda son 12 ayın sıcaklığı 1,5 derecenin üzerinde. Haziran ya da temmuz ayı birazcık normalin hafif çevresinde olursa rakam 1,48'e düşebilir. Bu yüzden 1,5 derece hedefinin aşılması bugün, yarın olacak şeyler değil. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde aşılacak, her ayın ortalaması 1,5 derece sıcak olacak ki 'kalıcı olarak aşıldı' diyebilelim. Bunu demek için daha birkaç sene var."<br />
<br />
kaynak: ekonomist]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, El Nino etkisiyle aralık, ocak ve şubat aylarında dünyanın en sıcak kışının yaşandığını, rekor sıcaklıkların mart, nisan, mayıs aylarında da devam edeceğini söyledi. <br />
<br />
El Nino hava olayının etkili olduğu 2023, tüm zamanların en sıcak yılı olurken rekor sıcaklıkların 2024'ün ilk aylarında da devam etmesiyle tarihin en sıcak kışı yaşandı. Dünya genelinde 1941-1980 yılları arasında aralık, ocak ve şubat aylarının ortalama sıcaklığı 11,9 dereceyken geçen kış mevsiminde sıcaklık, bu ortalamanın 1,29 derece üzerinde, 13,24 derece ölçüldü.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EL NİNO VE LA NİNA İLE YAKINDAN İLGİLİ</span><br />
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, dünyanın genel ikliminin El Nino ve La Nina hava olaylarıyla çok yakından alakalı olduğunu kaydetti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PASİFİK OKYANUSU'NUN ETKİSİ</span><br />
Pasifik Okyanusu'nun dünyanın yaklaşık yarısını kapladığını ve El Nino'nun bu suların normalden sıcak, La Nina'nın ise normalden serin olmasını sağladığını anlatan Kurnaz, "Bu nedenle bu sular sıcak olursa dünyanın ortalama sıcaklığı da artıyor, yani sadece orası sıcak olduğu için ortalama artmıyor. Oranın sıcak olması dünyada geri kalan her yerin sıcaklığının biraz daha yükselmesine neden oluyor." dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BAHAR AYLARINI DA ETKİLEYECEK</span><br />
İklim değişikliğinin sıcaklıkların devamlı artmasına neden olduğunu, sıcaklıkların El Nino senelerinde daha fazla, La Nina senelerinde ise biraz daha az arttığını belirten Kurnaz, şöyle devam etti:<br />
"Dünya geçen sene haziran ayında El Nino dönemine girdi, dolayısıyla temmuz ayının başından itibaren bütün dünya ısındı ve yaşadığımız her ay, tarihte yaşadığımız en sıcak ay oldu. Bu da doğal olarak geçirdiğimiz kışı, en sıcak kış yaptı. Aralık, ocak ve şubat ayları dünyada geçirdiğimiz en sıcak kış oldu, muhtemelen mart, nisan ve mayıs da en sıcak ilkbahar mevsimi olacak."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GELECEK YAZ NASIL OLACAK?</span><br />
<br />
El Nino etkisinin mayıs ayı sonunda etkisini kaybedeceği öngörüsünü paylaşan Kurnaz, daha sonra sıcaklıkların biraz daha azalacağını, gelecek yaz mevsiminin 2023 yazı kadar sıcak olmayacağını ve geçen seneki gibi rekorlar görülmeyeceğini ifade etti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BUNDAN 6 YIL SONRA...</span><br />
Isınmada asıl faktörün iklim değişikliği olduğunun altını çizen Kurnaz, "İklim değişikliği dünyayı zaten ısıtıyor, düzenli bir şekilde yukarı doğru giden bir eğri var. Bu eğrinin üzerinde bazen biraz daha yüksek, bazen biraz daha düşük olarak, sıcaklıklar dalgalanıyor. Bundan 6 sene sonranın La Nina sıcaklıkları, bu senenin El Nino sıcaklıkları kadar olabilir." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KIŞ KURAKLIĞI</span><br />
Ocak ve şubatta Türkiye'de ciddi kış kuraklığı görülmediğini, dünyada da tablonun benzer olduğunu aktaran Kurnaz, "Her 1 derece sıcaklık artışı, düşen yağış miktarını yüzde 7 artırır. 'Bütün dünyada kuraklık' diye bir kavram yoktur. Amerika'nın batı kesimleri çok ciddi yağış aldı, ama 2 sene önce susuzluk alarmı içindelerdi. Onun için bir tarafta çok yağış olan bir zamanda, başka bir tarafta tablo çok farklı olabilir, bu normal." diye konuştu.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">LA NİNA GELİNCE...</span><br />
Kış kuraklığını, mevsim normallerinin altında düşen yağış miktarı şeklinde tanımlayan Kurnaz, şu görüşleri paylaştı:<br />
"Türkiye'de aralık ve ocak ayları oldukça yağışlı geçti. Şubatta ve şimdiye kadar martta çok fazla yağış görmedik, bu çok beklediğimiz bir şey değil ama hiç olmayan bir şey de değil. Ama bu yazın sonunda itibaren El Nino etkisini kaybedip La Nina geldiğinde eylül, ekim ve kasım ayları nispeten daha az yağışlı geçecek gibi duruyor. Gelecek sonbahar ve kış, yağışlar azalabilir, bunun için de hazırlıklı olmamız gerekiyor ama bu 'kuraklık' demek değil."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TARIM SEKTÖRÜNÜ ETKİLEYEBİLİR</span><br />
Tarımda ihtiyaç duyulan yağışların esasında mart ve nisan yağışları olduğunu işaret eden Kurnaz, şubat ayı boyunca Türkiye'nin hiçbir bölgesine yeterli yağış düşmediğini, bunun mart boyunca sürmesi ve nisan ayına sarkması durumunda Türkiye'de tarım sektöründe ciddi sorunlar yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kurnaz, "Kış kuraklığı yaşamadık ama bahar kuraklığı tarımı etkileyecektir." sözlerini sarf etti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1,5 derece hedefi</span><br />
Paris Anlaşması'nda küresel ısınmayı sınırlamak için belirlenen 1,5 derece hedefinin son 12 ayda aşıldığını ancak bu hedefin kalıcı olarak aşıldığını söylemek için henüz erken olduğunu bildiren Kurnaz, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Her yıl 1,5 derecenin üzerinde ısınma yaşandığında 1,5 derece hedefinin aşıldığı söylenebilir. Şu anda son 12 ayın sıcaklığı 1,5 derecenin üzerinde. Haziran ya da temmuz ayı birazcık normalin hafif çevresinde olursa rakam 1,48'e düşebilir. Bu yüzden 1,5 derece hedefinin aşılması bugün, yarın olacak şeyler değil. Önümüzdeki 3-5 yıl içinde aşılacak, her ayın ortalaması 1,5 derece sıcak olacak ki 'kalıcı olarak aşıldı' diyebilelim. Bunu demek için daha birkaç sene var."<br />
<br />
kaynak: ekonomist]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["MEDİCANELER" (AKDENİZ KASIRGALARI) VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=934</link>
			<pubDate>Thu, 07 Sep 2023 15:27:16 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=934</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins,;" class="mycode_font">"MEDİKANLAR" (AKDENİZ KASIRGALARI) VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ</span></span></span><br />
<br />
<br />
<TABLE SUMMARY="Table Mykod" BORDER=2>
<TR> <TD><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Medikanlar, özellikleri tropikal siklonlara benzeyen Akdeniz siklonlarıdır. Genellikle kasırga kuvvetli rüzgarlar ve şiddetli yağışlarla ilişkilendirilirler. Sıklıkları yılda 1-2 olan bu türlerin daha sıcak bir dünyada sıklığının artması mı yoksa azalması mı gerektiğini belirlemek zor bir iştir. Ancak Medicanelerin ana enerji kaynağı olan Akdeniz'deki ısınma tahminleri nedeniyle yoğunluklarının artması bekleniyor<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Open Sans;" class="mycode_font">.</span></span></span></TD>
</TR>
</table>
<br />
Medican'lar, hem tropik siklonların hem de orta enlemdeki ön çöküntülerin (depresyon) özelliklerine sahip, Akdeniz siklonlarıdır. Oluşumları genellikle Atlantik alçak basınç sisteminin Akdeniz'e varmasıyla ve deniz ile üst troposfer arasında, siklonun merkezi çevresinde konveksiyon ve gök gürültülü fırtınaları destekleyen yüksek sıcaklık gradyanının varlığıyla bağlantılıdır. <br />
<br />
Konsantrik (Orta merkezli halkasal yapılar) fırtına bantlarındaki konveksiyonun organizasyonu, karmaşık bir süreçle, tropikal olmayan (soğuk çekirdek) fırtınalardan tropikal olan (sıcak çekirdek) fırtınalara geçişi tetikleyebilir. Medicane ilgili olaylar kasırgalara özgüdür: aşırı yağışlar ve kuvvetli rüzgarlar. Medicanelerin tropikal kasırgalardan farklı özellikleri de var: Boyutları küçük ve oluşumları sonbahar mevsimiyle sınırlı değil:<br />
<br />
<br />
Medicanelerin oluşumu için tercih edilen alan Sicilya Kanalı'dır: En yeni kasırgalardan biri olan Ianos (2020), oluşum yeri olan Sirte Körfezi'nin kuzeydoğusuna doğru hareket ederek hızla yoğunlaşmıştır. Ianos, 18 Eylül 2020'de Yunanistan yakınlarında maksimum şiddetine ulaştı; saatte 120 km hıza ulaşan rüzgarlar ve su baskını ve oldukça ciddi tarımsal hasara neden olan şiddetli yağışlar. Medicane vakaları ayrıca Korsika ve Provence gibi Fransız ve İspanyol bölgelerinde ve Cezayir ve Tunus kıyılarında da belgelenmiştir. <br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/pZdK4rN/anigif.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
4-5 Kasım 2011'de Balear Adaları üzerinde Rolf adında tropikal olmayan bir çöküntü yani depresyon alanı oluştu. Fırtına etrafında gelişen sürekli fırtına sistemleri, Gard (30) bölgesine 900 mm'den fazla yağmur yağmasına neden olurken, Provence'ta saatte 150 km'ye varan rüzgarlar kaydedildi. Fransa'nın bu bölgelerini etkileyen medicaneler o kadar da nadir değil: Son yirmi yılda en az bir düzine Medicane vakası oluştu. Ancak, saatte 135 kilometrelik rüzgar ve yoğun yağışla Burgonya ve Bask bölgesini vuran tropik kasırga Stephanie (14-16 Eylül 2016) gibi olağanüstü olaylar da mevcut.<br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/WvXsLgP/anigif.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
 <br />
<div align="justify">Bilim insanları son zamanlarda iklim değişikliğinin bu fırtınaların özellikleri (sıklığı ve yoğunluğu) üzerindeki etkilerini araştırmaya başladı. Bu, ele alınması zor bir sorundur: Bir yandan, Medicanelerin klimatolojisi yalnızca uydu çağından (yaklaşık 1975) doğru olarak bilinmektedir, diğer yandan, bu sistemlerin mütevazı boyutu, bunların küresel iklimde simüle edilmesini imkansız kılmaktadır. </div>
<br />
<div align="justify">Bölgesel iklim modellerinde deniz sıcaklığındaki 3°C'lik artışın, Akdeniz'de sıklığı ve şiddeti tahmin edilmesi zor olan gerçek kasırgaların oluşumuna yol açabileceği göstermiştir. Son zamanlarda Med-CORDEX topluluğu içinde Akdeniz havzası için bölgesel yer sistemi modelleri geliştirilip kullanılmaya başlanmıştır ve yayınlanan literatüre dayanarak şunu söyleyebiliriz ki küresel ısınmadaki 2°C'lik artış Medicanes'in sıklığının ve yoğunluğunun artacağı öngörülmektedir. Frekanstaki azalma, Akdeniz havzasındaki daha antisiklonik koşullardan kaynaklanmaktadır ve bu da havzadaki siklogenezi azaltacaktır. </div>
<br />
<div align="justify">Yoğunluktaki artış, Medicanelerin ana enerji alımı kaynağı olan Akdeniz havzasının ısınmasıyla bağlantılı. İklim değişikliğinin bu tür fırtınalar üzerindeki etkisinin anlaşılmasını geliştirmek amacıyla bir simülasyonlar topluluğu oluşturmak amacıyla Med-CORDEX topluluğu içinde yeni bölgesel bağlantılı deneyler planlanıyor .</div>
 <br />
Medicaneler üzerine yapılan paralel bir araştırma da bunların özelliklerini iklim değişikliğine atfetmektir.  yazarlar, Ekim 2021'de Sicilya'yı vuran ve sele neden olan Medicanel Apollo'nun tetiklenmesinde iklim değişikliğinin rolünü analiz ettiler. Analiz, kasırganın benzeri görülmemiş olduğunu ve Sicilya üzerindeki benzer fırtınaların, daha az yoğun olmasına rağmen, Akdeniz için en sıcak olan mevcut iklimde (1992-2021) Eylül ayında, kasırgadan daha az etkilenen bir iklime kıyasla daha sık meydana gelme eğiliminde olduğunu vurgulamaktadır. iklim değişikliği (1950-1979). Bu kasırgaların Eylül ayında meydana gelmesi yoğun yağış riskini ve dolayısıyla nüfus üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri artırmaktadır.<br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/YpGg64r/Medicane-Ianos.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-family: Poppins,;" class="mycode_font">"MEDİKANLAR" (AKDENİZ KASIRGALARI) VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ</span></span></span><br />
<br />
<br />
<TABLE SUMMARY="Table Mykod" BORDER=2>
<TR> <TD><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Medikanlar, özellikleri tropikal siklonlara benzeyen Akdeniz siklonlarıdır. Genellikle kasırga kuvvetli rüzgarlar ve şiddetli yağışlarla ilişkilendirilirler. Sıklıkları yılda 1-2 olan bu türlerin daha sıcak bir dünyada sıklığının artması mı yoksa azalması mı gerektiğini belirlemek zor bir iştir. Ancak Medicanelerin ana enerji kaynağı olan Akdeniz'deki ısınma tahminleri nedeniyle yoğunluklarının artması bekleniyor<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: Open Sans;" class="mycode_font">.</span></span></span></TD>
</TR>
</table>
<br />
Medican'lar, hem tropik siklonların hem de orta enlemdeki ön çöküntülerin (depresyon) özelliklerine sahip, Akdeniz siklonlarıdır. Oluşumları genellikle Atlantik alçak basınç sisteminin Akdeniz'e varmasıyla ve deniz ile üst troposfer arasında, siklonun merkezi çevresinde konveksiyon ve gök gürültülü fırtınaları destekleyen yüksek sıcaklık gradyanının varlığıyla bağlantılıdır. <br />
<br />
Konsantrik (Orta merkezli halkasal yapılar) fırtına bantlarındaki konveksiyonun organizasyonu, karmaşık bir süreçle, tropikal olmayan (soğuk çekirdek) fırtınalardan tropikal olan (sıcak çekirdek) fırtınalara geçişi tetikleyebilir. Medicane ilgili olaylar kasırgalara özgüdür: aşırı yağışlar ve kuvvetli rüzgarlar. Medicanelerin tropikal kasırgalardan farklı özellikleri de var: Boyutları küçük ve oluşumları sonbahar mevsimiyle sınırlı değil:<br />
<br />
<br />
Medicanelerin oluşumu için tercih edilen alan Sicilya Kanalı'dır: En yeni kasırgalardan biri olan Ianos (2020), oluşum yeri olan Sirte Körfezi'nin kuzeydoğusuna doğru hareket ederek hızla yoğunlaşmıştır. Ianos, 18 Eylül 2020'de Yunanistan yakınlarında maksimum şiddetine ulaştı; saatte 120 km hıza ulaşan rüzgarlar ve su baskını ve oldukça ciddi tarımsal hasara neden olan şiddetli yağışlar. Medicane vakaları ayrıca Korsika ve Provence gibi Fransız ve İspanyol bölgelerinde ve Cezayir ve Tunus kıyılarında da belgelenmiştir. <br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/pZdK4rN/anigif.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
4-5 Kasım 2011'de Balear Adaları üzerinde Rolf adında tropikal olmayan bir çöküntü yani depresyon alanı oluştu. Fırtına etrafında gelişen sürekli fırtına sistemleri, Gard (30) bölgesine 900 mm'den fazla yağmur yağmasına neden olurken, Provence'ta saatte 150 km'ye varan rüzgarlar kaydedildi. Fransa'nın bu bölgelerini etkileyen medicaneler o kadar da nadir değil: Son yirmi yılda en az bir düzine Medicane vakası oluştu. Ancak, saatte 135 kilometrelik rüzgar ve yoğun yağışla Burgonya ve Bask bölgesini vuran tropik kasırga Stephanie (14-16 Eylül 2016) gibi olağanüstü olaylar da mevcut.<br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/WvXsLgP/anigif.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
 <br />
<div align="justify">Bilim insanları son zamanlarda iklim değişikliğinin bu fırtınaların özellikleri (sıklığı ve yoğunluğu) üzerindeki etkilerini araştırmaya başladı. Bu, ele alınması zor bir sorundur: Bir yandan, Medicanelerin klimatolojisi yalnızca uydu çağından (yaklaşık 1975) doğru olarak bilinmektedir, diğer yandan, bu sistemlerin mütevazı boyutu, bunların küresel iklimde simüle edilmesini imkansız kılmaktadır. </div>
<br />
<div align="justify">Bölgesel iklim modellerinde deniz sıcaklığındaki 3°C'lik artışın, Akdeniz'de sıklığı ve şiddeti tahmin edilmesi zor olan gerçek kasırgaların oluşumuna yol açabileceği göstermiştir. Son zamanlarda Med-CORDEX topluluğu içinde Akdeniz havzası için bölgesel yer sistemi modelleri geliştirilip kullanılmaya başlanmıştır ve yayınlanan literatüre dayanarak şunu söyleyebiliriz ki küresel ısınmadaki 2°C'lik artış Medicanes'in sıklığının ve yoğunluğunun artacağı öngörülmektedir. Frekanstaki azalma, Akdeniz havzasındaki daha antisiklonik koşullardan kaynaklanmaktadır ve bu da havzadaki siklogenezi azaltacaktır. </div>
<br />
<div align="justify">Yoğunluktaki artış, Medicanelerin ana enerji alımı kaynağı olan Akdeniz havzasının ısınmasıyla bağlantılı. İklim değişikliğinin bu tür fırtınalar üzerindeki etkisinin anlaşılmasını geliştirmek amacıyla bir simülasyonlar topluluğu oluşturmak amacıyla Med-CORDEX topluluğu içinde yeni bölgesel bağlantılı deneyler planlanıyor .</div>
 <br />
Medicaneler üzerine yapılan paralel bir araştırma da bunların özelliklerini iklim değişikliğine atfetmektir.  yazarlar, Ekim 2021'de Sicilya'yı vuran ve sele neden olan Medicanel Apollo'nun tetiklenmesinde iklim değişikliğinin rolünü analiz ettiler. Analiz, kasırganın benzeri görülmemiş olduğunu ve Sicilya üzerindeki benzer fırtınaların, daha az yoğun olmasına rağmen, Akdeniz için en sıcak olan mevcut iklimde (1992-2021) Eylül ayında, kasırgadan daha az etkilenen bir iklime kıyasla daha sık meydana gelme eğiliminde olduğunu vurgulamaktadır. iklim değişikliği (1950-1979). Bu kasırgaların Eylül ayında meydana gelmesi yoğun yağış riskini ve dolayısıyla nüfus üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri artırmaktadır.<br />
<br />
<img src="https://i.ibb.co/YpGg64r/Medicane-Ianos.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tahmin kullanıcı klavuzu]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=917</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 20:39:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=917</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #172b4d;" class="mycode_color"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><a href="https://confluence.ecmwf.int/display/FUG/1+Introduction" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #172b4d;" class="mycode_color">1. Giriş</span></a></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“İyi tahmin uygulamalarının arkasında genellikle iyi teoriler gizlidir; eşit olarak, iyi teoriler iyi tahmin uygulamaları için bir temel sağlamalıdır.”</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Profesör Tor Bergeron, kişisel iletişim, 1974   </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><img src="https://confluence.ecmwf.int/download/attachments/131397319/Screenshot%202021-01-08%20at%2017.16.38.png?version=1&amp;modificationDate=1610126292262&amp;api=v2" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">  </span></span></span></span>      Bu Kullanıcı Kılavuzunun amacı, meteorologların ECMWF'nin tahmin ürünlerinden en iyi şekilde yararlanmalarına yardımcı olmaktır - topluluk tahmin sürecinin anlaşılmasını artırmak, yeni ürünler geliştirmek, toplumun yeni sektörlerine ulaşmak, yeni talepleri karşılamak için. Kullanıcı Kılavuzu, Entegre Tahmin Sistemini (IFS) sunar ve çıktının en iyi nasıl kullanılacağına dair tavsiyelerde bulunur, özellikle tahmin bilgisine nasıl güven oluşturulacağı konusunda değil. Güvenilir olmayan iyi bir tahmin, değersiz bir tahmindir.  ECMWF'nin birincil hedefi olduğundan ve orta vadeli NWP çıktısı genellikle kısa vadeli veya mevsimsel NWP ile ilgili olandan önemli ölçüde farklı olduğundan, vurgu orta vadeli tahmin ürünleri üzerindedir.   Genişletilmiş aralık tahmini (16 ila 42. günler) çıktısı, bir yerde ve yılın zamanında 5-7 günlük bir tahmin süresi boyunca normdan anormalliklerin olasılıklarına odaklanır.   Mevsimsel tahminler, önümüzdeki 6 haftadan sonraki olası koşulların bir göstergesini verir.   Bunlar, 7 ay ilerisi için aylık tahminler vererek ve 12 ay ilerisine kadar uzatılmış tahminlerle üç ayda bir çalıştırılır. Çıktı, mevsimsel iklime göre anormallikler üzerinde yoğunlaşır.<br />
<br />
Yeni ürünler, şiddetli veya tehlikeli hava koşullarının erken uyarısına giderek daha fazla yardımcı oluyor.   <br />
<br />
Bu kılavuz, ECMWF IFS'nin yapısı ve kullanımı ile  yüksek çözünürlüklü tahmin (HRES), topluluk tahmini (ENS), genişletilmiş aralıklı tahmin ve mevsimsel tahmin modellerinin birbirine nasıl bağımlı ve etkileşim içinde olduğuna dair bir taslak vermeyi amaçlamaktadır. ECMWF IFS'nin özelliklerini daha görsel olarak açıklamak için ayrı  çevrimiçi ECMWF eğitim kaynakları da mevcuttur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #172b4d;" class="mycode_color"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><a href="https://confluence.ecmwf.int/display/FUG/1+Introduction" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #172b4d;" class="mycode_color">1. Giriş</span></a></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i">“İyi tahmin uygulamalarının arkasında genellikle iyi teoriler gizlidir; eşit olarak, iyi teoriler iyi tahmin uygulamaları için bir temel sağlamalıdır.”</span><br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Profesör Tor Bergeron, kişisel iletişim, 1974   </span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><img src="https://confluence.ecmwf.int/download/attachments/131397319/Screenshot%202021-01-08%20at%2017.16.38.png?version=1&amp;modificationDate=1610126292262&amp;api=v2" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont,;" class="mycode_font"><span style="color: #cc3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">  </span></span></span></span>      Bu Kullanıcı Kılavuzunun amacı, meteorologların ECMWF'nin tahmin ürünlerinden en iyi şekilde yararlanmalarına yardımcı olmaktır - topluluk tahmin sürecinin anlaşılmasını artırmak, yeni ürünler geliştirmek, toplumun yeni sektörlerine ulaşmak, yeni talepleri karşılamak için. Kullanıcı Kılavuzu, Entegre Tahmin Sistemini (IFS) sunar ve çıktının en iyi nasıl kullanılacağına dair tavsiyelerde bulunur, özellikle tahmin bilgisine nasıl güven oluşturulacağı konusunda değil. Güvenilir olmayan iyi bir tahmin, değersiz bir tahmindir.  ECMWF'nin birincil hedefi olduğundan ve orta vadeli NWP çıktısı genellikle kısa vadeli veya mevsimsel NWP ile ilgili olandan önemli ölçüde farklı olduğundan, vurgu orta vadeli tahmin ürünleri üzerindedir.   Genişletilmiş aralık tahmini (16 ila 42. günler) çıktısı, bir yerde ve yılın zamanında 5-7 günlük bir tahmin süresi boyunca normdan anormalliklerin olasılıklarına odaklanır.   Mevsimsel tahminler, önümüzdeki 6 haftadan sonraki olası koşulların bir göstergesini verir.   Bunlar, 7 ay ilerisi için aylık tahminler vererek ve 12 ay ilerisine kadar uzatılmış tahminlerle üç ayda bir çalıştırılır. Çıktı, mevsimsel iklime göre anormallikler üzerinde yoğunlaşır.<br />
<br />
Yeni ürünler, şiddetli veya tehlikeli hava koşullarının erken uyarısına giderek daha fazla yardımcı oluyor.   <br />
<br />
Bu kılavuz, ECMWF IFS'nin yapısı ve kullanımı ile  yüksek çözünürlüklü tahmin (HRES), topluluk tahmini (ENS), genişletilmiş aralıklı tahmin ve mevsimsel tahmin modellerinin birbirine nasıl bağımlı ve etkileşim içinde olduğuna dair bir taslak vermeyi amaçlamaktadır. ECMWF IFS'nin özelliklerini daha görsel olarak açıklamak için ayrı  çevrimiçi ECMWF eğitim kaynakları da mevcuttur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Katabatik Rüzgarlar]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=916</link>
			<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 11:35:21 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=916</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/onfawfd.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/03/%D7%9E%D7%9B%D7%AA%D7%A9_%D7%A8%D7%9E%D7%95%D7%9F_-_%D7%92%D7%9C%D7%99%D7%A9%D7%AA_%D7%A2%D7%A0%D7%A0%D7%99%D7%9D_%28cropped%29.jpg/1920px-%D7%9E%D7%9B%D7%AA%D7%A9_%D7%A8%D7%9E%D7%95%D7%9F_-_%D7%92%D7%9C%D7%99%D7%A9%D7%AA_%D7%A2%D7%A0%D7%A0%D7%99%D7%9D_%28cropped%29.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=2H8Y5ptn9Cs" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=2H8Y5ptn9Cs</a><br />
<br />
<br />
Katabatik rüzgarlar, hava akışının dağ ya da buzul gibi topografik bir eğime doğru yönlendirildiği bir atmosferik hareket sınıfıdır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
'Kabatatik' terimi Yunanca kökenli olup aşağı inmek anlamına gelen katabatikos'tan gelir. <br />
En genel anlamda, bir eğimden esen herhangi bir rüzgar katabatik rüzgar olarak sınıflandırılabilir. Geniş tanım ise, bir dizi yerel rüzgar özelliğinin katabatik olarak tanımlanmasına izin verir. Hava yokuş aşağı hareket ederken, alçalma sırasında basınç arttığından, sıkıştırma nedeniyle adyabatik ısınmaya maruz kalır.<br />
<br />
 Hava akımının nispi sıcaklığı ile birbirinden ayrılan iki genel yokuş aşağı rüzgar kategorisi mevcuttur. Bir eğimin altında ve boyunca yer değiştiren havadan daha sıcak olan bir rüzgara "foehn" fön rüzgarı denir. Bu terimin kökeni, Avrupa'da Alplerin yamaçlarından inen ılık rüzgarlardan gelir. <br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/76/Katabatic-wind_hg.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b2/Antarctic_shelf_ice_hg.png/1920px-Antarctic_shelf_ice_hg.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Kuzey Amerika'nın Rocky Dağları'nın doğusundaki benzer eğimli rüzgarlar, bu tür rüzgar olaylarının etkilerini tanımlamak için Kızılderili kelimesinden 'kar yiyen' anlamına gelen 'chinooks' olarak adlandırılmıştır. <br />
<br />
Bu rüzgarların meydana gelmesi, hava hareketini yönlendiren yamaç aşağı akışının üzerindeki ortam atmosferinde belirli hava koşulları gerektirir. <br />
Sıcak rüzgar özelliklerini tanımlamak için 'katabatik' teriminin kullanılması, yirminci yüzyılın ilk ve orta kısımlarının çoğunda yaygındı, ancak son birkaç on yılda azaldı. <br />
<br />
Katabatik rüzgarların tartışılması, soğuk bir rüzgar olan ikinci tip aşağı eğimli akışa atıfta bulunur. Bazı hava akımları, Antarktika veya Grönland buz tabakalarının iç kısımları gibi yoğun soğutmaya maruz kalan yüksek platolardan kaynaklanır. <br />
<br />
Bu hava akımları, sıkıştırmalı ısıtmaya rağmen iniş sırasında çevredeki ortamdan daha soğuk kalır. Soğuk havanın yoğunluğu, yerini aldığı havanın yoğunluğundan daha büyük olduğu için, bu tür akışların itici gücü yerçekimidir. Soğuk yokuş aşağı rüzgarlar, yerel arazi eğim özelliklerine ve hava akımının nispi yoğunluğuna bağlıdır, ancak ortam atmosferindeki hava koşulları da genellikle önemlidir. <br />
<br />
Katabatik rüzgarlar en sık gece koşullarında meydana gelir ve çok çeşitli zaman ve mesafe ölçeklerini kapsar. 1 km mertebesinde bir mesafe ölçeğine sahip olan vadilerin kenarları boyunca soğuk hava drenajı akışı ve Antarktika ve Grönland'ın büyük buz tabakaları üzerindeki kıtasal ölçekte geniş yerçekimi akışlarının her biri katabatik olarak sınıflandırılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Katabatik Rüzgarların Dinamiği</span></span><br />
<br />
Topografya, katabatik rüzgarların hem şiddeti hem de yönü için kontrol faktörüdür. Bu, atmosferi basit bir iki katmanlı sıvı olarak temsil eden Şekil 1'de şematik olarak gösterilmektedir. <br />
<br />
Oldukça idealize edilmiş olmasına rağmen, Şekil 1'deki katman modeli yaklaşımı katabatik rüzgarların birçok özelliğini açıklayabilir. Her katmanın sabit bir yoğunluğu vardır. Alt katman, Dünya'ya en yakın soğuk, yoğun katmanı temsil eder; ve üst katman, soğutma işleminden etkilenmeyen atmosferi temsil eder.<br />
<br />
 Negatif yüzer bir alt katman, en yaygın olarak, eğimli yüzeyin güçlü ışıma soğuması meydana geldiğinden, gökyüzünün açık olduğu geceleri gelişir. Tüm atmosferik hareketlerin temel nedeni yatay basınç farklılıklarıdır. <br />
<br />
Katabatik rüzgarlar durumunda, yatay basınç gradyan kuvveti, yüzeye yakın soğutulmuş hava (p1) ve soğutulmuş katmanın üzerindeki ortam atmosferindeki aynı yatay seviyede (p2) arasındaki basınç farkıyla orantılıdır. <br />
<br />
Hidrostatik ( Akılşkan statiği) ilişki yoluyla, basınçtaki dikey değişiklik, hava yoğunluğuna ve hava kolonunun kalınlığına bağlıdır. Dikey bir sütunda belirli bir yükseklik için, soğuk hava için basınç, sıcak havaya göre yükseklikle daha hızlı azalır. Hidrostatik ilke uygulandığında, soğutulan tabakanın üzerinde yatay basınç farkı yoksa p1, p2'den daha büyük olacaktır ve bu nedenle yatay ivme, aşağı iniş anlamında gerçekleşecektir. Hidrostatik denklem kullanılarak,<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/nz6x5lw.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Şekil 1 : </span></span>Bozulmamış ortam atmosferinin altındaki soğuk, katabatik rüzgar katmanını (alt katman) temsil eden iki katmanlı sıvının enine kesit görünümü; p basıncı belirtir, r yoğunluğu belirtir (r1 &gt; r2), H katabatik katmanın sabit bir referans üzerindeki yüksekliğidir, h katabatik katmanın zemin üzerindeki derinliğidir ve z sabit bir referansın üzerindeki arazi yüksekliğidir.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/onfawfd.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/03/%D7%9E%D7%9B%D7%AA%D7%A9_%D7%A8%D7%9E%D7%95%D7%9F_-_%D7%92%D7%9C%D7%99%D7%A9%D7%AA_%D7%A2%D7%A0%D7%A0%D7%99%D7%9D_%28cropped%29.jpg/1920px-%D7%9E%D7%9B%D7%AA%D7%A9_%D7%A8%D7%9E%D7%95%D7%9F_-_%D7%92%D7%9C%D7%99%D7%A9%D7%AA_%D7%A2%D7%A0%D7%A0%D7%99%D7%9D_%28cropped%29.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=2H8Y5ptn9Cs" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=2H8Y5ptn9Cs</a><br />
<br />
<br />
Katabatik rüzgarlar, hava akışının dağ ya da buzul gibi topografik bir eğime doğru yönlendirildiği bir atmosferik hareket sınıfıdır. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
'Kabatatik' terimi Yunanca kökenli olup aşağı inmek anlamına gelen katabatikos'tan gelir. <br />
En genel anlamda, bir eğimden esen herhangi bir rüzgar katabatik rüzgar olarak sınıflandırılabilir. Geniş tanım ise, bir dizi yerel rüzgar özelliğinin katabatik olarak tanımlanmasına izin verir. Hava yokuş aşağı hareket ederken, alçalma sırasında basınç arttığından, sıkıştırma nedeniyle adyabatik ısınmaya maruz kalır.<br />
<br />
 Hava akımının nispi sıcaklığı ile birbirinden ayrılan iki genel yokuş aşağı rüzgar kategorisi mevcuttur. Bir eğimin altında ve boyunca yer değiştiren havadan daha sıcak olan bir rüzgara "foehn" fön rüzgarı denir. Bu terimin kökeni, Avrupa'da Alplerin yamaçlarından inen ılık rüzgarlardan gelir. <br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/7/76/Katabatic-wind_hg.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/b/b2/Antarctic_shelf_ice_hg.png/1920px-Antarctic_shelf_ice_hg.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
Kuzey Amerika'nın Rocky Dağları'nın doğusundaki benzer eğimli rüzgarlar, bu tür rüzgar olaylarının etkilerini tanımlamak için Kızılderili kelimesinden 'kar yiyen' anlamına gelen 'chinooks' olarak adlandırılmıştır. <br />
<br />
Bu rüzgarların meydana gelmesi, hava hareketini yönlendiren yamaç aşağı akışının üzerindeki ortam atmosferinde belirli hava koşulları gerektirir. <br />
Sıcak rüzgar özelliklerini tanımlamak için 'katabatik' teriminin kullanılması, yirminci yüzyılın ilk ve orta kısımlarının çoğunda yaygındı, ancak son birkaç on yılda azaldı. <br />
<br />
Katabatik rüzgarların tartışılması, soğuk bir rüzgar olan ikinci tip aşağı eğimli akışa atıfta bulunur. Bazı hava akımları, Antarktika veya Grönland buz tabakalarının iç kısımları gibi yoğun soğutmaya maruz kalan yüksek platolardan kaynaklanır. <br />
<br />
Bu hava akımları, sıkıştırmalı ısıtmaya rağmen iniş sırasında çevredeki ortamdan daha soğuk kalır. Soğuk havanın yoğunluğu, yerini aldığı havanın yoğunluğundan daha büyük olduğu için, bu tür akışların itici gücü yerçekimidir. Soğuk yokuş aşağı rüzgarlar, yerel arazi eğim özelliklerine ve hava akımının nispi yoğunluğuna bağlıdır, ancak ortam atmosferindeki hava koşulları da genellikle önemlidir. <br />
<br />
Katabatik rüzgarlar en sık gece koşullarında meydana gelir ve çok çeşitli zaman ve mesafe ölçeklerini kapsar. 1 km mertebesinde bir mesafe ölçeğine sahip olan vadilerin kenarları boyunca soğuk hava drenajı akışı ve Antarktika ve Grönland'ın büyük buz tabakaları üzerindeki kıtasal ölçekte geniş yerçekimi akışlarının her biri katabatik olarak sınıflandırılır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Katabatik Rüzgarların Dinamiği</span></span><br />
<br />
Topografya, katabatik rüzgarların hem şiddeti hem de yönü için kontrol faktörüdür. Bu, atmosferi basit bir iki katmanlı sıvı olarak temsil eden Şekil 1'de şematik olarak gösterilmektedir. <br />
<br />
Oldukça idealize edilmiş olmasına rağmen, Şekil 1'deki katman modeli yaklaşımı katabatik rüzgarların birçok özelliğini açıklayabilir. Her katmanın sabit bir yoğunluğu vardır. Alt katman, Dünya'ya en yakın soğuk, yoğun katmanı temsil eder; ve üst katman, soğutma işleminden etkilenmeyen atmosferi temsil eder.<br />
<br />
 Negatif yüzer bir alt katman, en yaygın olarak, eğimli yüzeyin güçlü ışıma soğuması meydana geldiğinden, gökyüzünün açık olduğu geceleri gelişir. Tüm atmosferik hareketlerin temel nedeni yatay basınç farklılıklarıdır. <br />
<br />
Katabatik rüzgarlar durumunda, yatay basınç gradyan kuvveti, yüzeye yakın soğutulmuş hava (p1) ve soğutulmuş katmanın üzerindeki ortam atmosferindeki aynı yatay seviyede (p2) arasındaki basınç farkıyla orantılıdır. <br />
<br />
Hidrostatik ( Akılşkan statiği) ilişki yoluyla, basınçtaki dikey değişiklik, hava yoğunluğuna ve hava kolonunun kalınlığına bağlıdır. Dikey bir sütunda belirli bir yükseklik için, soğuk hava için basınç, sıcak havaya göre yükseklikle daha hızlı azalır. Hidrostatik ilke uygulandığında, soğutulan tabakanın üzerinde yatay basınç farkı yoksa p1, p2'den daha büyük olacaktır ve bu nedenle yatay ivme, aşağı iniş anlamında gerçekleşecektir. Hidrostatik denklem kullanılarak,<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/nz6x5lw.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Şekil 1 : </span></span>Bozulmamış ortam atmosferinin altındaki soğuk, katabatik rüzgar katmanını (alt katman) temsil eden iki katmanlı sıvının enine kesit görünümü; p basıncı belirtir, r yoğunluğu belirtir (r1 &gt; r2), H katabatik katmanın sabit bir referans üzerindeki yüksekliğidir, h katabatik katmanın zemin üzerindeki derinliğidir ve z sabit bir referansın üzerindeki arazi yüksekliğidir.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Son 52 Yıllın Kış Mevsimi Ortalaması]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=909</link>
			<pubDate>Sun, 27 Mar 2022 15:25:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=909</guid>
			<description><![CDATA[Türkiye’nin 1991-2020 ortalamalarına göre Kış mevsimi ortalama sıcaklığı 3.9°C’dir. 2022 yılı Kış mevsimi ortalama sıcaklığı 4.5°C ile mevsim normallerinin 0.6°C üzerinde gerçekleşmiştir. <br />
<br />
MGM verilerine göre Türkiye'de, son 52 yılın en sıcak 17'nci kış mevsimi(aralık, ocak, şubat) yaşandı. <br />
<br />
En soğuk dönem 72,73,74 yılları ve bu yıllar ilk 15 içinde yer alarak sanki mini buzul çağı yaşatmış ülkemize <br />
<br />
Bu sene çok soğuktu diyoruz ya son 52 yıl içerisinde 34 sırada yer alıyor<br />
<img src="https://r.resimlink.com/RcY4CQ9Z.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin 1991-2020 ortalamalarına göre Kış mevsimi ortalama sıcaklığı 3.9°C’dir. 2022 yılı Kış mevsimi ortalama sıcaklığı 4.5°C ile mevsim normallerinin 0.6°C üzerinde gerçekleşmiştir. <br />
<br />
MGM verilerine göre Türkiye'de, son 52 yılın en sıcak 17'nci kış mevsimi(aralık, ocak, şubat) yaşandı. <br />
<br />
En soğuk dönem 72,73,74 yılları ve bu yıllar ilk 15 içinde yer alarak sanki mini buzul çağı yaşatmış ülkemize <br />
<br />
Bu sene çok soğuktu diyoruz ya son 52 yıl içerisinde 34 sırada yer alıyor<br />
<img src="https://r.resimlink.com/RcY4CQ9Z.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sibirya ve Avrupa'da Rekor sıcaklar]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=887</link>
			<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 15:10:38 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=887</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/h96a8kd.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
18-25 Haziran 2021<br />
<br />
Haziran 2021'de Kuzeybatı Pasifik'te rekor kıran sıcaklıklar kavururken, Avrupa ve Sibirya'nın bazı bölgelerinde de yaz başında sıcaklıkların tırmandığı görüldü.<br />
<br />
Sıcak hava dalgaları, 18-25 Haziran 2021 tarihleri arasında yüzeydeki hava sıcaklığındaki anormallikleri gösteren bu haritada açıkça görülüyor. Anomaliler, 2003-2013 arasındaki aynı dönem için gündüz sıcaklıklarının ortalamanın ne kadar üstünde veya altında olduğunu gösteriyor. Kırmızı alanlar, sıcaklığın normalden daha sıcak olduğunu ve mavi alanlar normalden daha soğuk olduğunu gösterir. Harita için veriler , NASA'nın<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Aqua</span> uydusundaki Atmosferik Kızılötesi Siren'den (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AIRS</span>) alınmıştır .<br />
<br />
Orta ve doğu Avrupa'nın üzerinde park edilmiş sıcak noktalardan biri. 23 Haziran'da, Moskova'daki yer istasyonları, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">34.8°C</span> (94.6°F) hava sıcaklığını ölçtü; bu, şehrin rekor düzeydeki en sıcak Haziran sıcaklığıdır. Helsinki, Finlandiya da da rekor olarak en sıcak Haziran gününü gördü (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">31.7°C</span>/89,1°F) ve ayın ulusal rekorları Belarus (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">35.7°C</span>/96,3°F) ve Estonya'da (34.6°C/94,3°) belirlendi. F).<br />
<br />
Woodwell İklim Araştırma Merkezi'nden bir bilim adamı olan Jennifer Francis'e göre , sıcak hava dalgası kutupsal jet akımında kuzeye doğru sürekli bir şişkinliğin sonucudur. Francis,  ''<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yıl İskandinavya'da yaygın olan ve özellikle Finlandiya'da olağandışı sıcak koşullara katkıda bulunan jet akımındaki bir engelleme modeliyle ilişkilidir </span>." Dedi.<br />
<br />
Sibirya'daki Arktik kıyıları boyunca doğuya doğru ikinci bir ılık yüzey sıcaklıkları bölgesi görülüyor. NOAA'nın Pasifik Deniz Çevre Laboratuvarı'ndan James Overland'a göre , sıcak noktanın hemen batısındaki düşük basınçlı bir bölge, güneyden daha soğuk Arktik havasını uzak tutan güçlü, ılık rüzgarlar üretti.<br />
<br />
<img src="https://eoimages.gsfc.nasa.gov/images/imagerecords/148000/148525/laptev_nsidc_2021175.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
1978-2021<br />
<br />
Hem açık deniz rüzgarı hem de erken sıcak hava dalgası, Laptev Denizi'ndeki deniz buzu miktarını azaltmaya yardımcı oldu. Yukarıdaki grafiğin gösterdiği gibi, Arktik Okyanusu'nun bu bölümündeki deniz buzu kapsamı yılın en düşük seviyesine ulaştı.<br />
<br />
Şimdiye kadar, rekor seviyedeki deniz buzu Laptev Denizi'ne lokalize görünüyor. Atmosfer ve Çevre Araştırmaları'ndan bir klimatolog olan Judah Cohen, " Bu yaz Kuzey Kutbu deniz buzunun kapsamının geçen yaz olduğu kadar düşük olacağını düşünmüyorum " dedi. Sibirya ısı dalgası da 2020 ısı dalgası kadar yaygın veya anormal görünmüyor .<br />
<br />
Yine de, bilim adamları dikkat ediyor. Cohen, "Batı Kuzey Amerika ve kuzeydoğu Asya, yaz aylarında en hızlı ısınan iki nokta" dedi. Sibirya'nın neden yazın en hızlı ısınan bölgelerden biri olduğunu bildiğimizden emin değilim ama bunu gözlemleyebiliriz."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/h96a8kd.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
18-25 Haziran 2021<br />
<br />
Haziran 2021'de Kuzeybatı Pasifik'te rekor kıran sıcaklıklar kavururken, Avrupa ve Sibirya'nın bazı bölgelerinde de yaz başında sıcaklıkların tırmandığı görüldü.<br />
<br />
Sıcak hava dalgaları, 18-25 Haziran 2021 tarihleri arasında yüzeydeki hava sıcaklığındaki anormallikleri gösteren bu haritada açıkça görülüyor. Anomaliler, 2003-2013 arasındaki aynı dönem için gündüz sıcaklıklarının ortalamanın ne kadar üstünde veya altında olduğunu gösteriyor. Kırmızı alanlar, sıcaklığın normalden daha sıcak olduğunu ve mavi alanlar normalden daha soğuk olduğunu gösterir. Harita için veriler , NASA'nın<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> Aqua</span> uydusundaki Atmosferik Kızılötesi Siren'den (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AIRS</span>) alınmıştır .<br />
<br />
Orta ve doğu Avrupa'nın üzerinde park edilmiş sıcak noktalardan biri. 23 Haziran'da, Moskova'daki yer istasyonları, <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">34.8°C</span> (94.6°F) hava sıcaklığını ölçtü; bu, şehrin rekor düzeydeki en sıcak Haziran sıcaklığıdır. Helsinki, Finlandiya da da rekor olarak en sıcak Haziran gününü gördü (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">31.7°C</span>/89,1°F) ve ayın ulusal rekorları Belarus (<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">35.7°C</span>/96,3°F) ve Estonya'da (34.6°C/94,3°) belirlendi. F).<br />
<br />
Woodwell İklim Araştırma Merkezi'nden bir bilim adamı olan Jennifer Francis'e göre , sıcak hava dalgası kutupsal jet akımında kuzeye doğru sürekli bir şişkinliğin sonucudur. Francis,  ''<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu yıl İskandinavya'da yaygın olan ve özellikle Finlandiya'da olağandışı sıcak koşullara katkıda bulunan jet akımındaki bir engelleme modeliyle ilişkilidir </span>." Dedi.<br />
<br />
Sibirya'daki Arktik kıyıları boyunca doğuya doğru ikinci bir ılık yüzey sıcaklıkları bölgesi görülüyor. NOAA'nın Pasifik Deniz Çevre Laboratuvarı'ndan James Overland'a göre , sıcak noktanın hemen batısındaki düşük basınçlı bir bölge, güneyden daha soğuk Arktik havasını uzak tutan güçlü, ılık rüzgarlar üretti.<br />
<br />
<img src="https://eoimages.gsfc.nasa.gov/images/imagerecords/148000/148525/laptev_nsidc_2021175.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
1978-2021<br />
<br />
Hem açık deniz rüzgarı hem de erken sıcak hava dalgası, Laptev Denizi'ndeki deniz buzu miktarını azaltmaya yardımcı oldu. Yukarıdaki grafiğin gösterdiği gibi, Arktik Okyanusu'nun bu bölümündeki deniz buzu kapsamı yılın en düşük seviyesine ulaştı.<br />
<br />
Şimdiye kadar, rekor seviyedeki deniz buzu Laptev Denizi'ne lokalize görünüyor. Atmosfer ve Çevre Araştırmaları'ndan bir klimatolog olan Judah Cohen, " Bu yaz Kuzey Kutbu deniz buzunun kapsamının geçen yaz olduğu kadar düşük olacağını düşünmüyorum " dedi. Sibirya ısı dalgası da 2020 ısı dalgası kadar yaygın veya anormal görünmüyor .<br />
<br />
Yine de, bilim adamları dikkat ediyor. Cohen, "Batı Kuzey Amerika ve kuzeydoğu Asya, yaz aylarında en hızlı ısınan iki nokta" dedi. Sibirya'nın neden yazın en hızlı ısınan bölgelerden biri olduğunu bildiğimizden emin değilim ama bunu gözlemleyebiliriz."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü(WMO)Açıkladı]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=886</link>
			<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 15:11:59 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=886</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://www.mgm.gov.tr/App_Themes/ziko16/on_haberler/WMO-la-nina.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2021/20210209-WMO-BA-LaNina.pdf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/20...LaNina.pdf</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://www.mgm.gov.tr/App_Themes/ziko16/on_haberler/WMO-la-nina.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<a href="https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/2021/20210209-WMO-BA-LaNina.pdf" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.mgm.gov.tr/FILES/Haberler/20...LaNina.pdf</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tahminler ve Analizler Rehberi]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=833</link>
			<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 16:50:15 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=833</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu yazı aşağıdaki sitede gösterilen hava haritalarının nasıl yorumlanması gerektği üzerine yazılmıştır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Aşağıdaki linkten select domain kısmından europe alanını seçiniz.</span></span><br />
<br />
<a href="http://wxmaps.org/fcst.php" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://wxmaps.org/fcst.php</a><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
Temel veriler, ABD Ulusal Çevresel Tahmin Merkezi'nin (NCEP) tahmin modellerinden elde edilmiştir. Analiz, tahmin modelinin başlangıç durumudur. <br />
<br />
Analiz, dünyanın dört bir yanındaki meteoroloji istasyonlarındaki gözlemlerden, denizdeki gemi ve şamandıra raporlarından, uçaklardan gelen raporlardan, radyosonde balonlarından ve uydu verilerinden üretilir. <br />
<br />
Bu gözlemsel veri setleri, kalite kontrol prosedürleri uygulandıktan sonra birleştirilir. Tüm veri kaynaklarında bile, uzak bölgelerdeki kapsama alanında hala büyük boşluklar ve eksiklikler vardır. <br />
<br />
Optimal bir enterpolasyon (tahmin) (OI) prosedürü, bu boşlukları doldurmak ve başlatma zamanında atmosferin durumunun tam bir resmini oluşturmak için önceki model tahminleri kullanılarak gerçekleştirilir. <br />
<br />
Model daha sonra tahminleri üretmek için zaman içinde ileriye entegre edilir. Her haritanın altında, analizin veya tahminin geçerli olduğu tarih ve saati, tahminin geçerli olduğu analizden sonraki saat sayısını, görüntülenen alanları ve birimlerini belirten bir çubuk bulunur. Ayrı hava durumu haritaları ve içerdikleri değişkenler aşağıda açıklanmıştır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">500mb Jeopotansiyel Yükseklik ve Vortisite</span></span><br />
<br />
Siyah konturlar, 500 milibar yüzeyin jeopotansiyel yüksekliğini onlarca metre olarak gösterir. Düşük jeopotansiyel yükseklik (aynı enlemdeki diğer konumlara kıyasla), orta troposfer seviyelerinde bir fırtına,siklon veya çukurun kısaca Alçak basıncın varlığını gösterir. <br />
<br />
Nispeten yüksek jeopotansiyel yükseklik, bir tepe,sırt ve sakin bir havayı kısaca YB Alanını gösterir.<br />
<br />
Renk gölgeli konturlar, 500 milibarlık girdap olduğunu gösterir: Pozitif vortisite için kırmızı, negatif için mavi. <br />
<br />
Pozitif girdap, rüzgarların saat yönünün tersine döndüğünü ve / veya rüzgarın akış yönünün sağına daha güçlü akışla yanal kesildiğini gösterir. <br />
<br />
Negatif vortisite, rüzgarların saat yönünde dönüşünü ve / veya rüzgarın akış yönünün solunda daha güçlü bir akışla yanal kesilmesini gösterir. <br />
<br />
500 milibar pozitif (veya Güney Yarımküre'de negatif) girdap, üst seviyelerdeki siklonlar veya fırtınalar ile ilişkilidir ve jeopotansiyel yükseklik alanındaki çukurlarla çakışmaya eğilimlidir. <br />
<br />
Negatif (SH'de pozitif) girdap, sakin hava ile ilişkilidir ve jeopotansiyel yükseklik alanındaki sırtlarla çakışmaya eğilimlidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Deniz Seviyesi Basıncı ve 1000-500mb Kalınlık</span></span><br />
<br />
Renkli kontur çizgileri milibar cinsinden deniz seviyesi basıncını gösterir. Yüksek basınç kırmızıdır, Alçak basınç yeşil veya mavidir. Yalnızca son 2 hane gösterilir - deniz seviyesi basıncı genellikle 1000 milibar civarındadır, bu nedenle 00-50 aralığındaki değerlere 1000 ekleyin ve 50-98 aralığındaki değerlere 900 ekleyin. <br />
<br />
Alçak deniz seviyesi basıncı, dünya yüzeyine yakın siklonları veya fırtınaları gösterir. Yüksek deniz seviyesi basıncı sakin havayı gösterir.<br />
<br />
Gölgeli konturlar, 1000 milibar yüzey ile 500 milibar yüzey arasındaki dikey mesafeyi veya onlarca metre cinsinden ölçülen kalınlığı gösterir. Hava neredeyse ideal bir gaz gibi davrandığından ve dikey mesafe, belirli bir yüzey alanı üzerindeki hacimle orantılı olduğundan, iki basınç seviyesi arasındaki kalınlık, bu seviyeler arasındaki havanın ortalama sıcaklığı ile orantılıdır. <br />
<br />
Bu nedenle, düşük kalınlık değerleri nispeten soğuk hava anlamına gelir. 540 çizgisi siyahla vurgulanmıştır, çünkü bu çizgi genellikle alçak arazide yağmur ve kar arasındaki ayrımı belirtmek için bir kural olarak kullanılır. Kalınlığın 540dam'ın altında olduğu yağışlarda genellikle kar yağar. Kalınlık 540dam'ın üzerindeyse, genellikle yağmurdur (veya yüzeyin yanındaki hava donma noktasının altındaysa karla karışık yağmur).<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Dikey Hız veya Yağış</span></span><br />
<br />
Analiz için birikmiş yağış yerine 700 mb'de (mb / sa cinsinden) dikey hız gösterilir. Negatif değerler yükselen havayı, pozitif değerler ise batan havayı gösterir. Yükselen hareket, bulutluluk ve yağmurla ilişkilidir. Dikey hızın büyük negatif değerleri, nem varsa yoğun yağış alanlarına karşılık gelir.<br />
<br />
Kalan tahmin panelleri, milimetre cinsinden ölçülen 12 veya 24 saatlik birikmiş yağışları gösterir. Toplam, haritanın sol alt köşesindeki doğrulama zamanından hemen önceki 12 veya 24 saat boyunca tahmin edilen yağış miktarıdır. 540 kalınlık çizgisi ve 850 mb'de 0 ° C izotermi ile kar ve yağmur arasındaki ayrım çizgisinin iyi bir göstergesi olabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc99;" class="mycode_color">850mb Sıcaklık, Nem ve Rüzgarlar</span></span><br />
<br />
Renkli kontur çizgileri, 850 milibar seviyesindeki hava sıcaklığını Santigrat derece olarak gösterir. 0 ° C konturu vurgulanır, çünkü bu aynı zamanda yağmur ve kar arasında bir ayırıcı olarak da kullanılır.<br />
<br />
Yeşil gölgeleme, 850 milibar seviyesindeki bağıl nem yüzdesini gösterir. Yüksek değerler nem mevcudiyetini gösterir. Yukarı doğru büyük dikey hızlı alanlar yüksek nem mevcudiyeti ile aynı yerde bulunduğunda, şiddetli yağışlar meydana gelecektir.<br />
<br />
Akış çizgileri rüzgar akışını gösterir. Rüzgâr tarafından nemin artması, nemli alanların taşındığı yön ve oran fark edilerek anlaşılabilir. Benzer şekilde, rüzgârın soğuk havayı sıcak bir bölgeye mi yoksa ılık havayı soğuk bir bölgeye mi taşıdığını fark ederek sıcaklık tahminidede çıkarılabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc66;" class="mycode_color">Rüzgar Akımları ve İzotaklar (ve Sapma)</span></span><br />
<br />
Akış çizgileri, subtropiklerin çoğu, orta ve yüksek enlemler boyunca genellikle batıdan doğuya doğru olan rüzgarın akış yönünü gösterir.<br />
<br />
Mor gölgeleme, rüzgarların belirli bir basınç seviyesinde saniyede metre cinsinden hızını gösterir. 200mb seviyesi jet akımının çekirdeğine yakındır, bu nedenle jet akışlarının izleri çok net bir şekilde görülebilir.<br />
<br />
Tropik haritalarında ayrıca, verilen basınç seviyesinde akışın yatay yakınsamasını veya ıraksamasını gösteren mavi ve turuncu gölgeli alanlar vardır. Turuncu ve kırmızı, güçlü sapmayı, açık ve koyu mavi ise güçlü yakınsamayı gösterir. <br />
<br />
Düşük seviyeli yakınsama ile aynı yerde havada sapma, genellikle orta troposferdeki güçlü dikey hızlarla ve şiddetli hava / şiddetli yağışla ilişkilidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Yağışabilir Su</span></span><br />
<br />
Gölgeli konturlar, atmosferdeki toplam çökelebilir suyu gösterir. Çökelebilen su, dikey bir hava kolonunda bulunan tüm su buharının "sıkılarak" havayı tamamen kuru bırakması durumunda ortaya çıkacak toplam sıvı su derinliğidir. <br />
<br />
Bir konumun üzerindeki havanın toplam nemini gösterir ve yağmur sağlamak için potansiyel olarak mevcut olan nem miktarının iyi bir göstergesidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Konvektif Mevcut Potansiyel Enerji (CAPE)</span></span><br />
<br />
Konvektif kullanılabilir potansiyel enerji, güçlü fırtınalar ve şiddetli hava koşulları için potansiyelin iyi bir göstergesidir. Yüksek CAPE değerleri, koşulların çoğunun (ancak hepsinin değil) şiddetli fırtınalar için var olduğunu gösterir. <br />
<hr class="mycode_hr" />
CAPE, çoğu panelde çöken su gölgeli konturların üstüne yerleştirilmiş kırmızı renkli kontur çizgileriyle çizilir. Tropik hava durumu haritaları için, CAPE siyahla kaplanmış deniz seviyesi basınç konturları ile gölgeli konturlar olarak çizilmiştir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc66;" class="mycode_color">800mb, 500mb ve 300mb'de Düşük, Orta ve Yüksek Bulut Örtüsü veya Bağıl Nem</span></span><br />
<br />
Açık mavi gölgeli alanlar, düşük seviyeli bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 800mb'de&gt;% 70 bağıl nem işaret olarak kullanılır.<br />
<br />
Açık yeşil gölgeli alanlar, orta seviye bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 500 mb'de&gt;% 70 bağıl nem bir işaret olarak kullanılır.<br />
<br />
Pembe gölgeli alanlar, yüksek seviyeli bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 300mb'de&gt;% 70 bağıl nemişaret olarak kullanılır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ccffff;" class="mycode_color">Deniz Yüzeyinin Sıcaklığı ve 2 Metre Hava Sıcaklığı</span></span><br />
<br />
Bu değişkenler yalnızca Tropiklerin hava durumu haritalarında görünür. Okyanusun üzerindeki kırmızı gölgeler ve konturlar, santigrat derece cinsinden deniz yüzeyi sıcaklığını (SST) gösterir. 25C'nin üzerindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları kırmızı tonlarında gölgelenmiştir. Arazi üzerindeki gölgeleme, kara yüzeyinin 2 metre üzerindeki hava sıcaklığını gösterir.<br />
<hr class="mycode_hr" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Bu yazı aşağıdaki sitede gösterilen hava haritalarının nasıl yorumlanması gerektği üzerine yazılmıştır.</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Aşağıdaki linkten select domain kısmından europe alanını seçiniz.</span></span><br />
<br />
<a href="http://wxmaps.org/fcst.php" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://wxmaps.org/fcst.php</a><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
Temel veriler, ABD Ulusal Çevresel Tahmin Merkezi'nin (NCEP) tahmin modellerinden elde edilmiştir. Analiz, tahmin modelinin başlangıç durumudur. <br />
<br />
Analiz, dünyanın dört bir yanındaki meteoroloji istasyonlarındaki gözlemlerden, denizdeki gemi ve şamandıra raporlarından, uçaklardan gelen raporlardan, radyosonde balonlarından ve uydu verilerinden üretilir. <br />
<br />
Bu gözlemsel veri setleri, kalite kontrol prosedürleri uygulandıktan sonra birleştirilir. Tüm veri kaynaklarında bile, uzak bölgelerdeki kapsama alanında hala büyük boşluklar ve eksiklikler vardır. <br />
<br />
Optimal bir enterpolasyon (tahmin) (OI) prosedürü, bu boşlukları doldurmak ve başlatma zamanında atmosferin durumunun tam bir resmini oluşturmak için önceki model tahminleri kullanılarak gerçekleştirilir. <br />
<br />
Model daha sonra tahminleri üretmek için zaman içinde ileriye entegre edilir. Her haritanın altında, analizin veya tahminin geçerli olduğu tarih ve saati, tahminin geçerli olduğu analizden sonraki saat sayısını, görüntülenen alanları ve birimlerini belirten bir çubuk bulunur. Ayrı hava durumu haritaları ve içerdikleri değişkenler aşağıda açıklanmıştır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">500mb Jeopotansiyel Yükseklik ve Vortisite</span></span><br />
<br />
Siyah konturlar, 500 milibar yüzeyin jeopotansiyel yüksekliğini onlarca metre olarak gösterir. Düşük jeopotansiyel yükseklik (aynı enlemdeki diğer konumlara kıyasla), orta troposfer seviyelerinde bir fırtına,siklon veya çukurun kısaca Alçak basıncın varlığını gösterir. <br />
<br />
Nispeten yüksek jeopotansiyel yükseklik, bir tepe,sırt ve sakin bir havayı kısaca YB Alanını gösterir.<br />
<br />
Renk gölgeli konturlar, 500 milibarlık girdap olduğunu gösterir: Pozitif vortisite için kırmızı, negatif için mavi. <br />
<br />
Pozitif girdap, rüzgarların saat yönünün tersine döndüğünü ve / veya rüzgarın akış yönünün sağına daha güçlü akışla yanal kesildiğini gösterir. <br />
<br />
Negatif vortisite, rüzgarların saat yönünde dönüşünü ve / veya rüzgarın akış yönünün solunda daha güçlü bir akışla yanal kesilmesini gösterir. <br />
<br />
500 milibar pozitif (veya Güney Yarımküre'de negatif) girdap, üst seviyelerdeki siklonlar veya fırtınalar ile ilişkilidir ve jeopotansiyel yükseklik alanındaki çukurlarla çakışmaya eğilimlidir. <br />
<br />
Negatif (SH'de pozitif) girdap, sakin hava ile ilişkilidir ve jeopotansiyel yükseklik alanındaki sırtlarla çakışmaya eğilimlidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Deniz Seviyesi Basıncı ve 1000-500mb Kalınlık</span></span><br />
<br />
Renkli kontur çizgileri milibar cinsinden deniz seviyesi basıncını gösterir. Yüksek basınç kırmızıdır, Alçak basınç yeşil veya mavidir. Yalnızca son 2 hane gösterilir - deniz seviyesi basıncı genellikle 1000 milibar civarındadır, bu nedenle 00-50 aralığındaki değerlere 1000 ekleyin ve 50-98 aralığındaki değerlere 900 ekleyin. <br />
<br />
Alçak deniz seviyesi basıncı, dünya yüzeyine yakın siklonları veya fırtınaları gösterir. Yüksek deniz seviyesi basıncı sakin havayı gösterir.<br />
<br />
Gölgeli konturlar, 1000 milibar yüzey ile 500 milibar yüzey arasındaki dikey mesafeyi veya onlarca metre cinsinden ölçülen kalınlığı gösterir. Hava neredeyse ideal bir gaz gibi davrandığından ve dikey mesafe, belirli bir yüzey alanı üzerindeki hacimle orantılı olduğundan, iki basınç seviyesi arasındaki kalınlık, bu seviyeler arasındaki havanın ortalama sıcaklığı ile orantılıdır. <br />
<br />
Bu nedenle, düşük kalınlık değerleri nispeten soğuk hava anlamına gelir. 540 çizgisi siyahla vurgulanmıştır, çünkü bu çizgi genellikle alçak arazide yağmur ve kar arasındaki ayrımı belirtmek için bir kural olarak kullanılır. Kalınlığın 540dam'ın altında olduğu yağışlarda genellikle kar yağar. Kalınlık 540dam'ın üzerindeyse, genellikle yağmurdur (veya yüzeyin yanındaki hava donma noktasının altındaysa karla karışık yağmur).<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Dikey Hız veya Yağış</span></span><br />
<br />
Analiz için birikmiş yağış yerine 700 mb'de (mb / sa cinsinden) dikey hız gösterilir. Negatif değerler yükselen havayı, pozitif değerler ise batan havayı gösterir. Yükselen hareket, bulutluluk ve yağmurla ilişkilidir. Dikey hızın büyük negatif değerleri, nem varsa yoğun yağış alanlarına karşılık gelir.<br />
<br />
Kalan tahmin panelleri, milimetre cinsinden ölçülen 12 veya 24 saatlik birikmiş yağışları gösterir. Toplam, haritanın sol alt köşesindeki doğrulama zamanından hemen önceki 12 veya 24 saat boyunca tahmin edilen yağış miktarıdır. 540 kalınlık çizgisi ve 850 mb'de 0 ° C izotermi ile kar ve yağmur arasındaki ayrım çizgisinin iyi bir göstergesi olabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc99;" class="mycode_color">850mb Sıcaklık, Nem ve Rüzgarlar</span></span><br />
<br />
Renkli kontur çizgileri, 850 milibar seviyesindeki hava sıcaklığını Santigrat derece olarak gösterir. 0 ° C konturu vurgulanır, çünkü bu aynı zamanda yağmur ve kar arasında bir ayırıcı olarak da kullanılır.<br />
<br />
Yeşil gölgeleme, 850 milibar seviyesindeki bağıl nem yüzdesini gösterir. Yüksek değerler nem mevcudiyetini gösterir. Yukarı doğru büyük dikey hızlı alanlar yüksek nem mevcudiyeti ile aynı yerde bulunduğunda, şiddetli yağışlar meydana gelecektir.<br />
<br />
Akış çizgileri rüzgar akışını gösterir. Rüzgâr tarafından nemin artması, nemli alanların taşındığı yön ve oran fark edilerek anlaşılabilir. Benzer şekilde, rüzgârın soğuk havayı sıcak bir bölgeye mi yoksa ılık havayı soğuk bir bölgeye mi taşıdığını fark ederek sıcaklık tahminidede çıkarılabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc66;" class="mycode_color">Rüzgar Akımları ve İzotaklar (ve Sapma)</span></span><br />
<br />
Akış çizgileri, subtropiklerin çoğu, orta ve yüksek enlemler boyunca genellikle batıdan doğuya doğru olan rüzgarın akış yönünü gösterir.<br />
<br />
Mor gölgeleme, rüzgarların belirli bir basınç seviyesinde saniyede metre cinsinden hızını gösterir. 200mb seviyesi jet akımının çekirdeğine yakındır, bu nedenle jet akışlarının izleri çok net bir şekilde görülebilir.<br />
<br />
Tropik haritalarında ayrıca, verilen basınç seviyesinde akışın yatay yakınsamasını veya ıraksamasını gösteren mavi ve turuncu gölgeli alanlar vardır. Turuncu ve kırmızı, güçlü sapmayı, açık ve koyu mavi ise güçlü yakınsamayı gösterir. <br />
<br />
Düşük seviyeli yakınsama ile aynı yerde havada sapma, genellikle orta troposferdeki güçlü dikey hızlarla ve şiddetli hava / şiddetli yağışla ilişkilidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Yağışabilir Su</span></span><br />
<br />
Gölgeli konturlar, atmosferdeki toplam çökelebilir suyu gösterir. Çökelebilen su, dikey bir hava kolonunda bulunan tüm su buharının "sıkılarak" havayı tamamen kuru bırakması durumunda ortaya çıkacak toplam sıvı su derinliğidir. <br />
<br />
Bir konumun üzerindeki havanın toplam nemini gösterir ve yağmur sağlamak için potansiyel olarak mevcut olan nem miktarının iyi bir göstergesidir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Konvektif Mevcut Potansiyel Enerji (CAPE)</span></span><br />
<br />
Konvektif kullanılabilir potansiyel enerji, güçlü fırtınalar ve şiddetli hava koşulları için potansiyelin iyi bir göstergesidir. Yüksek CAPE değerleri, koşulların çoğunun (ancak hepsinin değil) şiddetli fırtınalar için var olduğunu gösterir. <br />
<hr class="mycode_hr" />
CAPE, çoğu panelde çöken su gölgeli konturların üstüne yerleştirilmiş kırmızı renkli kontur çizgileriyle çizilir. Tropik hava durumu haritaları için, CAPE siyahla kaplanmış deniz seviyesi basınç konturları ile gölgeli konturlar olarak çizilmiştir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc66;" class="mycode_color">800mb, 500mb ve 300mb'de Düşük, Orta ve Yüksek Bulut Örtüsü veya Bağıl Nem</span></span><br />
<br />
Açık mavi gölgeli alanlar, düşük seviyeli bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 800mb'de&gt;% 70 bağıl nem işaret olarak kullanılır.<br />
<br />
Açık yeşil gölgeli alanlar, orta seviye bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 500 mb'de&gt;% 70 bağıl nem bir işaret olarak kullanılır.<br />
<br />
Pembe gölgeli alanlar, yüksek seviyeli bulut örtüsünün% 50'yi aştığı yerleri gösterir. Analiz için bulut örtüsü mevcut değildir, bu nedenle 300mb'de&gt;% 70 bağıl nemişaret olarak kullanılır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ccffff;" class="mycode_color">Deniz Yüzeyinin Sıcaklığı ve 2 Metre Hava Sıcaklığı</span></span><br />
<br />
Bu değişkenler yalnızca Tropiklerin hava durumu haritalarında görünür. Okyanusun üzerindeki kırmızı gölgeler ve konturlar, santigrat derece cinsinden deniz yüzeyi sıcaklığını (SST) gösterir. 25C'nin üzerindeki deniz yüzeyi sıcaklıkları kırmızı tonlarında gölgelenmiştir. Arazi üzerindeki gölgeleme, kara yüzeyinin 2 metre üzerindeki hava sıcaklığını gösterir.<br />
<hr class="mycode_hr" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tahmin Kontrol Listesi]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=832</link>
			<pubDate>Mon, 26 Oct 2020 16:02:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=832</guid>
			<description><![CDATA[İyi bir hava tahmini yapabilmek için önce mevcut hava koşullarını anlamalısınız. Bunu, uydu görüntülerine bakarak, yüzey analizini gözden geçirerek ve atmosferin birkaç önemli seviyesini inceleyerek gerçekleştirebilirsiniz. <br />
<br />
Mevcut hava durumunu öğrendikten sonra, gelecek için bir tahmin yapabilirsiniz. Tahmininiz için yararlı olacak bazı tahmin araçları, yeni gözden geçirdiğiniz görüntüler ve çizelgelerin yanı sıra birkaç farklı hava durumu modelidir. <br />
Bunların sağladığı tüm bilgilerle, doğru bir hava durumu tahmini oluşturabileceksiniz. <span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
I.                     Mevcut hava durumunu anlama<br />
<br />
A.      Uydular<br />
<br />
- İncelenmesi gereken ilk uydu görüntüleridir . Bu aslında atmosferin uzaydan nasıl göründüğünün bir "fotoğrafı". Bu görüntüde, fırtına sistemlerini, cepheleri ve yüksek(Y) ve alçak (A) basınçlı alanlarını tanımlamaya yardımcı olabilecek bulut özellikleri görülebilir.<a href="https://en.sat24.com/en/tu/visual" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed">görünür görüntü döngüsü</span></a> <br />
<br />
- Bir sonraki resim su buharıdır . Bu, atmosferdeki yüksek ve düşük su buharı konsantrasyonlarının olduğu alanları gösterir. Yüksek su buharı yoğunluğuna sahip alanların genellikle görünür uydu görüntüsündeki bulanıklığa <span class="am_noembed">( <a href="http://mp1.met.psu.edu/~fxg1/SAT_NHEM/animweur.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">su buharı döngüsü</span>)</a> </span>karşılık geldiğini fark etmelisiniz .<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-</span></span> Son görüntü kızılötesidir . Bu görüntü bulutun en yüksek sıcaklıklarını gösterir. Bulut tepesinin sıcaklığı ne kadar soğuksa bulut da o kadar yüksek olur. Bu nedenle, kızılötesini zaman içinde görüntülerken, sistemin yüksekliğine bağlı olarak bir sistemin büyüyüp büyümediğini görebiliriz .( <a href="https://en.sat24.com/en/eu/km" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed">IR döngüsüne</span>)</a> <br />
<br />
B.      Yüzey<br />
<br />
Uydu görüntülerine baktıktan sonra, muhtemelen herhangi bir büyük fırtına sisteminin nerede olduğuna dair bir fikriniz vardır. Bir radar yansıtma görüntüsüne bakarak, her sistemin yoğunluğunu tahmin etmek mümkündür. Bu görüntünün açıklaması " dBz " cinsindendir , sayı ne kadar yüksekse: sistem o kadar güçlüdür. Genel olarak, 30'un üzerindeki dBz değerleri, bir tür çökelmenin (yağışın) meydana geldiğini gösterir - <a href="https://www.mgm.gov.tr/sondurum/radar.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">görüntü</a> . <br />
 <br />
Radara ek olarak, bir yüzey analizi grafiği mevcut hava durumunu görüntülemenin başka bir yoludur. Bu grafiğin en önemli yönleri, herhangi bir cephenin veya basınç sisteminin konumlarıdır. Öncelikle, bölgenizle ilişkili bu özelliklerden herhangi birini bulun.  Örneğin, bölgenize bir cephe yaklaşıyor olsaydı, artan bulutlar, daha güçlü rüzgarlar ve belki biraz yağış görmeyi beklerdiniz - <a href="https://www.metoffice.gov.uk/weather/maps-and-charts/surface-pressure" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">görüntü</a> .<br />
 <br />
<br />
Üst seviyelere geçerken, yüzey özellikleri ile üst seviyelerdekiler arasında benzerlikler olup olmadığına bakın. Genel olarak, güçlü yüzey sistemleri atmosfere yüksek yansıtılır. Yüzey sisteminin artık yansıtılmadığı noktayı bulmaya çalışın. <br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">C.      Atmosferin Üst Seviyeleri</span></span><br />
<br />
Aşağıda tartışılan tahmin modelleri, atmosferin çeşitli düzeylerinde bilgi verir. Her seviyenin özel bir önemi vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">850mb seviyesi (~ 1.500mt)</span></span> - Bu görüntü sıcaklığı (renkli) ve akış düzenini gösterir. Bölgenize ne tür sıcaklıkların girdiği görülebilir. Genel olarak, bu seviyedeki sıcaklık değişiklikleri yüzeydeki sıcaklık değişimlerinin en iyi göstergeleridir. <br />
<br />
Kış aylarında yer seviyesi sıcaklığını tahmin etmek için bu seviyedeki sıcaklık değerine maksimum +9-10c eklenmesi gerekir.<br />
Hava hareket yönüne ve Hava sütunlarındaki farklı hareketlere göre bu değer azalabilir.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/mMDFqv.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">700mb seviyesi (~ 3,000mt) </span></span>- Bu görüntünün en önemli özelliği akış düzenidir. Genel olarak, bu seviyedeki rüzgarlar, yüzeydeki münferit sistemlerin nereye gidebileceğini (yani direksiyon akışı) belirlemek için kullanışlıdır. Bu seviye yatay harekete ek olarak dikey hareketi de gösterir. Yukarı ve aşağı hareketin gücü renkli olarak görüntülenir. Yukarı doğru(AB Saatin tersi yönü) hareket fırtına potansiyelinin göstergesidir, aşağı doğru hareket (YB Saat yönü hareket)<br />
ise fırtınanın büyümesini engeller.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/xwSZB0.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">500mb seviyesi (~ 5,500mt)</span></span> - Bu ve diğer görüntülerden, atmosferin dalga benzeri akışı görülebilir. Bu seviye, özellikle yüksek ve alçak basınçlı alanların ve bunlarla ilişkili akış modellerinin konumlandırılmasında yararlıdır. Akış "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">U</span>" şeklini aldığında bir çukur (oluk) görülürken, akışın "baş aşağı U" kısmına sırt (yüksek) adı verilir. Bir çukurun ilerisindeki bölge fırtına gelişimine duyarlıdır. Bir çok kişiden " bölgeye yaklaşan bir üst seviye alçağı (çukur) var " dediğini duymuş olabilirsiniz . Bu, fırtına faaliyeti olasılığının arttığını gösterir. Pozitif rotasyon bölgeleri fırtına gelişimi için elverişlidir, negatif rotasyon ise gelişmeyi engeller<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <img src="https://i.hizliresim.com/JQxtvn.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">250mb seviyesi<span style="color: #000000;" class="mycode_color"> (~ 30,000mt</span>) </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- </span></span>Bu seviyede, jet akımının yönünü ve hızını görebilir. Jet akışının yönü, bölgenizi ne tür hava koşullarının etkileyebileceğini belirler. Jet akımının kuzeyinde hava daha soğuk ve daha kuru, jet akımının güneyinde ise daha sıcak ve nemli. Görüntüdeki renkler rüzgar hızını gösterir (yoğun şekilde paketlenmiş renk değişikliği alanları jet çekirdeğini gösterir). Küçük siyah oklar rüzgarın yönünü gösterir.<br />
<br />
<a href="https://www.netweather.tv/charts-and-data/jetstream" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.netweather.tv/charts-and-data/jetstream</a><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dikey sıcaklık, nem ve rüzgar profilleri (Skew-T diyagramları).</span>  <br />
<br />
Bazen hava tahmincileri, hava haritasındaki belirli bir noktada rakımla birlikte ne tür atmosferik değişikliklerin meydana geldiğiyle ilgilenirler . Bunu yapmak için Skew-T diyagramları kullanılır. Bu grafikler için veriler hava balonlarından elde edilir; Aslında, yukarıdaki görüntüler tüm hava durumu balonlarından (uydu, rüzgar profili ve sayısal model verilerinin yanı sıra) birleşik veriler kullanılarak oluşturulmuştur.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/y0oh4a.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
 <br />
II. Tahmin<br />
           <br />
            Şimdi mevcut hava koşullarını incelediniz. Bu analizden, şu anda konumunuzu hangi hava durumu özelliklerinin etkilediğini biliyorsunuz. Ek olarak, tahmininiz için önemli olabilecek olası hava durumu sistemlerini veya özellikleri gördünüz. Ayrıca bu potansiyel sistemlerin atmosfere nasıl yansıdığını da belirlediniz. Bu bilgi, yaklaşan sistem (ler) in gücünü belirlemek için önemlidir. Bu bilgiyle, artık bölgenizde havanın nasıl değişebileceğini tahmin etmeye başlayabilirsiniz.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
 Modeller, her bir tahmin dönemi için muazzam miktarda veri sağlar. Bilgi, tek tek görüntülere yayılır ve atmosferin tutarlı bir resmini bir araya getirmeyi zorlaştırır. Bir meteogram , tüm tahmin dönemi için önemli yüzey özelliklerini özetleyerek yardımcı olur. Diğer miktarların yanı sıra sıcaklık ve yağış tahminini gösteren model sonuçlarına dayalı basit bir diyagramdır.  Ülke çapında belirli noktalar için meteogramlar üretilir.<br />
<br />
Her meteogramda çeşitli grafikler göreceksiniz.  <br />
Atmosferin farklı seviyelerindeki şartları bu grafikler üzerinden de takip edebilirsiniz.<br />
Forumumuzda bu konu ile ilgili bir yazıda mevcuttur.<br />
<br />
<a href="https://www.snowserkan.com/forum/showthread.php?tid=665" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.snowserkan.com/forum/showthread.php?tid=665</a><br />
<br />
Farklı yapıda meteogram çeşitleri de vardır.<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.wetterzentrale.de/de/show_diagrams.php?geoid=118104&amp;model=gfs&amp;var=212&amp;run=6&amp;lid=OP&amp;bw=1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.wetterzentrale.de/de/show_di...id=OP&amp;bw=1</a><br />
<div align="justify">           </div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İyi bir hava tahmini yapabilmek için önce mevcut hava koşullarını anlamalısınız. Bunu, uydu görüntülerine bakarak, yüzey analizini gözden geçirerek ve atmosferin birkaç önemli seviyesini inceleyerek gerçekleştirebilirsiniz. <br />
<br />
Mevcut hava durumunu öğrendikten sonra, gelecek için bir tahmin yapabilirsiniz. Tahmininiz için yararlı olacak bazı tahmin araçları, yeni gözden geçirdiğiniz görüntüler ve çizelgelerin yanı sıra birkaç farklı hava durumu modelidir. <br />
Bunların sağladığı tüm bilgilerle, doğru bir hava durumu tahmini oluşturabileceksiniz. <span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
I.                     Mevcut hava durumunu anlama<br />
<br />
A.      Uydular<br />
<br />
- İncelenmesi gereken ilk uydu görüntüleridir . Bu aslında atmosferin uzaydan nasıl göründüğünün bir "fotoğrafı". Bu görüntüde, fırtına sistemlerini, cepheleri ve yüksek(Y) ve alçak (A) basınçlı alanlarını tanımlamaya yardımcı olabilecek bulut özellikleri görülebilir.<a href="https://en.sat24.com/en/tu/visual" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed">görünür görüntü döngüsü</span></a> <br />
<br />
- Bir sonraki resim su buharıdır . Bu, atmosferdeki yüksek ve düşük su buharı konsantrasyonlarının olduğu alanları gösterir. Yüksek su buharı yoğunluğuna sahip alanların genellikle görünür uydu görüntüsündeki bulanıklığa <span class="am_noembed">( <a href="http://mp1.met.psu.edu/~fxg1/SAT_NHEM/animweur.html" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">su buharı döngüsü</span>)</a> </span>karşılık geldiğini fark etmelisiniz .<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">-</span></span> Son görüntü kızılötesidir . Bu görüntü bulutun en yüksek sıcaklıklarını gösterir. Bulut tepesinin sıcaklığı ne kadar soğuksa bulut da o kadar yüksek olur. Bu nedenle, kızılötesini zaman içinde görüntülerken, sistemin yüksekliğine bağlı olarak bir sistemin büyüyüp büyümediğini görebiliriz .( <a href="https://en.sat24.com/en/eu/km" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed">IR döngüsüne</span>)</a> <br />
<br />
B.      Yüzey<br />
<br />
Uydu görüntülerine baktıktan sonra, muhtemelen herhangi bir büyük fırtına sisteminin nerede olduğuna dair bir fikriniz vardır. Bir radar yansıtma görüntüsüne bakarak, her sistemin yoğunluğunu tahmin etmek mümkündür. Bu görüntünün açıklaması " dBz " cinsindendir , sayı ne kadar yüksekse: sistem o kadar güçlüdür. Genel olarak, 30'un üzerindeki dBz değerleri, bir tür çökelmenin (yağışın) meydana geldiğini gösterir - <a href="https://www.mgm.gov.tr/sondurum/radar.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">görüntü</a> . <br />
 <br />
Radara ek olarak, bir yüzey analizi grafiği mevcut hava durumunu görüntülemenin başka bir yoludur. Bu grafiğin en önemli yönleri, herhangi bir cephenin veya basınç sisteminin konumlarıdır. Öncelikle, bölgenizle ilişkili bu özelliklerden herhangi birini bulun.  Örneğin, bölgenize bir cephe yaklaşıyor olsaydı, artan bulutlar, daha güçlü rüzgarlar ve belki biraz yağış görmeyi beklerdiniz - <a href="https://www.metoffice.gov.uk/weather/maps-and-charts/surface-pressure" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">görüntü</a> .<br />
 <br />
<br />
Üst seviyelere geçerken, yüzey özellikleri ile üst seviyelerdekiler arasında benzerlikler olup olmadığına bakın. Genel olarak, güçlü yüzey sistemleri atmosfere yüksek yansıtılır. Yüzey sisteminin artık yansıtılmadığı noktayı bulmaya çalışın. <br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">C.      Atmosferin Üst Seviyeleri</span></span><br />
<br />
Aşağıda tartışılan tahmin modelleri, atmosferin çeşitli düzeylerinde bilgi verir. Her seviyenin özel bir önemi vardır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">850mb seviyesi (~ 1.500mt)</span></span> - Bu görüntü sıcaklığı (renkli) ve akış düzenini gösterir. Bölgenize ne tür sıcaklıkların girdiği görülebilir. Genel olarak, bu seviyedeki sıcaklık değişiklikleri yüzeydeki sıcaklık değişimlerinin en iyi göstergeleridir. <br />
<br />
Kış aylarında yer seviyesi sıcaklığını tahmin etmek için bu seviyedeki sıcaklık değerine maksimum +9-10c eklenmesi gerekir.<br />
Hava hareket yönüne ve Hava sütunlarındaki farklı hareketlere göre bu değer azalabilir.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/mMDFqv.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">700mb seviyesi (~ 3,000mt) </span></span>- Bu görüntünün en önemli özelliği akış düzenidir. Genel olarak, bu seviyedeki rüzgarlar, yüzeydeki münferit sistemlerin nereye gidebileceğini (yani direksiyon akışı) belirlemek için kullanışlıdır. Bu seviye yatay harekete ek olarak dikey hareketi de gösterir. Yukarı ve aşağı hareketin gücü renkli olarak görüntülenir. Yukarı doğru(AB Saatin tersi yönü) hareket fırtına potansiyelinin göstergesidir, aşağı doğru hareket (YB Saat yönü hareket)<br />
ise fırtınanın büyümesini engeller.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/xwSZB0.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
 <br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">500mb seviyesi (~ 5,500mt)</span></span> - Bu ve diğer görüntülerden, atmosferin dalga benzeri akışı görülebilir. Bu seviye, özellikle yüksek ve alçak basınçlı alanların ve bunlarla ilişkili akış modellerinin konumlandırılmasında yararlıdır. Akış "<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">U</span>" şeklini aldığında bir çukur (oluk) görülürken, akışın "baş aşağı U" kısmına sırt (yüksek) adı verilir. Bir çukurun ilerisindeki bölge fırtına gelişimine duyarlıdır. Bir çok kişiden " bölgeye yaklaşan bir üst seviye alçağı (çukur) var " dediğini duymuş olabilirsiniz . Bu, fırtına faaliyeti olasılığının arttığını gösterir. Pozitif rotasyon bölgeleri fırtına gelişimi için elverişlidir, negatif rotasyon ise gelişmeyi engeller<br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> <img src="https://i.hizliresim.com/JQxtvn.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">250mb seviyesi<span style="color: #000000;" class="mycode_color"> (~ 30,000mt</span>) </span></span><span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">- </span></span>Bu seviyede, jet akımının yönünü ve hızını görebilir. Jet akışının yönü, bölgenizi ne tür hava koşullarının etkileyebileceğini belirler. Jet akımının kuzeyinde hava daha soğuk ve daha kuru, jet akımının güneyinde ise daha sıcak ve nemli. Görüntüdeki renkler rüzgar hızını gösterir (yoğun şekilde paketlenmiş renk değişikliği alanları jet çekirdeğini gösterir). Küçük siyah oklar rüzgarın yönünü gösterir.<br />
<br />
<a href="https://www.netweather.tv/charts-and-data/jetstream" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.netweather.tv/charts-and-data/jetstream</a><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Dikey sıcaklık, nem ve rüzgar profilleri (Skew-T diyagramları).</span>  <br />
<br />
Bazen hava tahmincileri, hava haritasındaki belirli bir noktada rakımla birlikte ne tür atmosferik değişikliklerin meydana geldiğiyle ilgilenirler . Bunu yapmak için Skew-T diyagramları kullanılır. Bu grafikler için veriler hava balonlarından elde edilir; Aslında, yukarıdaki görüntüler tüm hava durumu balonlarından (uydu, rüzgar profili ve sayısal model verilerinin yanı sıra) birleşik veriler kullanılarak oluşturulmuştur.<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/y0oh4a.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
 <br />
II. Tahmin<br />
           <br />
            Şimdi mevcut hava koşullarını incelediniz. Bu analizden, şu anda konumunuzu hangi hava durumu özelliklerinin etkilediğini biliyorsunuz. Ek olarak, tahmininiz için önemli olabilecek olası hava durumu sistemlerini veya özellikleri gördünüz. Ayrıca bu potansiyel sistemlerin atmosfere nasıl yansıdığını da belirlediniz. Bu bilgi, yaklaşan sistem (ler) in gücünü belirlemek için önemlidir. Bu bilgiyle, artık bölgenizde havanın nasıl değişebileceğini tahmin etmeye başlayabilirsiniz.<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span></span><br />
<br />
 Modeller, her bir tahmin dönemi için muazzam miktarda veri sağlar. Bilgi, tek tek görüntülere yayılır ve atmosferin tutarlı bir resmini bir araya getirmeyi zorlaştırır. Bir meteogram , tüm tahmin dönemi için önemli yüzey özelliklerini özetleyerek yardımcı olur. Diğer miktarların yanı sıra sıcaklık ve yağış tahminini gösteren model sonuçlarına dayalı basit bir diyagramdır.  Ülke çapında belirli noktalar için meteogramlar üretilir.<br />
<br />
Her meteogramda çeşitli grafikler göreceksiniz.  <br />
Atmosferin farklı seviyelerindeki şartları bu grafikler üzerinden de takip edebilirsiniz.<br />
Forumumuzda bu konu ile ilgili bir yazıda mevcuttur.<br />
<br />
<a href="https://www.snowserkan.com/forum/showthread.php?tid=665" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.snowserkan.com/forum/showthread.php?tid=665</a><br />
<br />
Farklı yapıda meteogram çeşitleri de vardır.<br />
<br />
<br />
<a href="https://www.wetterzentrale.de/de/show_diagrams.php?geoid=118104&amp;model=gfs&amp;var=212&amp;run=6&amp;lid=OP&amp;bw=1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.wetterzentrale.de/de/show_di...id=OP&amp;bw=1</a><br />
<div align="justify">           </div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AO (Kutupsal Salınım) Hakkında bilgi]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=824</link>
			<pubDate>Thu, 24 Sep 2020 16:57:43 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=824</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kutupsal Salınımdaki (AO) değişimlerin KYK ve bize yansımaları genellikle aşağıda paylaştığım animasyondaki gibi oluyor. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anomali ne kadar artar veya azalırsa bize etkisi o kadar fazla oluyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Negatif yönlü anomali Akdeniz Havzası boyunca dolayısıyla ülkemizde de yağış ve sıcaklık ortalamasını arttırırken pozitif yönlü anomali tam tersi bir etkiye neden oluyor. </span><br />
<br />
<br />
<img src="http://www.ocgy.ubc.ca/~william/Pubs/Hsieh_GRL-Video2.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ancak ne şekilde olursa olsun bu türlü aşırılıklar bol ve sık sık karlı bir kış bekleyenlere yaramıyor. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO'nun aşırı negatif fazı ılıman ve yağışlı, aşırı pozitif fazı ise soğuk fakat oldukça kurak günlere zemin hazırlıyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek vermek gerekirse</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO 1988-1989 ve 2006-2007 kışlarında aşırı pozitif,  2009-2010 ve 2010-2011 kışlarında ise aşırı negatif bir seyir izlemişti.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı pozitif AO</span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1988-1989 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/tEflx9.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı pozitif AO</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2006-2007 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/nwhpH8.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #33ccff;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı negatif AO</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2009-2010 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/cnrTkn.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO endeksi (Arktik Salınım) Kuzey kutup bölgesi ile 20 derece kuzey enlemleri arasındaki basınç dengesi anomalisini </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> NAO (Kuzey Atlantik Salınımı) endeksi ise İzlanda ile Azor adaları arasındaki basınç dengesi anomalisini yansıtır. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAO ve AO arasında kuvvetli bir korelasyon mevcuttur. Çoğu zaman her ikisi de benzer eğilimler gösterirler. Bu 2 endeksin muhtemel seyri ülkemizde ilerleyen günlerdeki hava koşulları hakkında bazı fikirler verir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Endeksin negatif seyri, kuzeyde basınç değerlerinin olması gerekenden daha yüksek, güneyde ise olması gerekenden daha düşük olduğuna işarettir. Orta enlemlerde alçak basınçlar, daha kuzeyde ise yüksek basınçlar egemendir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Endeksteki eğilimin yukarı yönlü olması orta enlemlerde basınç yükselişine, kuzeyde ise basınç azalışına işarettir. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani mevcut siklonlar zaman içinde dolarak etkisini yitirmeye başlayacak basınç değerlerinde yükseliş gözlenecektir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eş zamanlı olarak kutuba yakın bölgede ise basınçlar azalacak oradaki yüksek basınçların yerini alçak basınçlar almaya başlayacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ENSO Yani </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Niño Güney salınımının negatif ve pozitif fazlarında durum şu şekilde gerçekleşiyor.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO Salınımı ile beraber kullanılması daha doğru tahminler yapmanıza neden olacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.ocgy.ubc.ca/~william/Pubs/Hsieh_GRL-Video1.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kutupsal Salınımdaki (AO) değişimlerin KYK ve bize yansımaları genellikle aşağıda paylaştığım animasyondaki gibi oluyor. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anomali ne kadar artar veya azalırsa bize etkisi o kadar fazla oluyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Negatif yönlü anomali Akdeniz Havzası boyunca dolayısıyla ülkemizde de yağış ve sıcaklık ortalamasını arttırırken pozitif yönlü anomali tam tersi bir etkiye neden oluyor. </span><br />
<br />
<br />
<img src="http://www.ocgy.ubc.ca/~william/Pubs/Hsieh_GRL-Video2.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ancak ne şekilde olursa olsun bu türlü aşırılıklar bol ve sık sık karlı bir kış bekleyenlere yaramıyor. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO'nun aşırı negatif fazı ılıman ve yağışlı, aşırı pozitif fazı ise soğuk fakat oldukça kurak günlere zemin hazırlıyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örnek vermek gerekirse</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO 1988-1989 ve 2006-2007 kışlarında aşırı pozitif,  2009-2010 ve 2010-2011 kışlarında ise aşırı negatif bir seyir izlemişti.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı pozitif AO</span></span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1988-1989 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/tEflx9.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı pozitif AO</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2006-2007 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/nwhpH8.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #33ccff;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Aşırı negatif AO</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2009-2010 Anomali</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/cnrTkn.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO endeksi (Arktik Salınım) Kuzey kutup bölgesi ile 20 derece kuzey enlemleri arasındaki basınç dengesi anomalisini </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> NAO (Kuzey Atlantik Salınımı) endeksi ise İzlanda ile Azor adaları arasındaki basınç dengesi anomalisini yansıtır. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAO ve AO arasında kuvvetli bir korelasyon mevcuttur. Çoğu zaman her ikisi de benzer eğilimler gösterirler. Bu 2 endeksin muhtemel seyri ülkemizde ilerleyen günlerdeki hava koşulları hakkında bazı fikirler verir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Endeksin negatif seyri, kuzeyde basınç değerlerinin olması gerekenden daha yüksek, güneyde ise olması gerekenden daha düşük olduğuna işarettir. Orta enlemlerde alçak basınçlar, daha kuzeyde ise yüksek basınçlar egemendir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Endeksteki eğilimin yukarı yönlü olması orta enlemlerde basınç yükselişine, kuzeyde ise basınç azalışına işarettir. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yani mevcut siklonlar zaman içinde dolarak etkisini yitirmeye başlayacak basınç değerlerinde yükseliş gözlenecektir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eş zamanlı olarak kutuba yakın bölgede ise basınçlar azalacak oradaki yüksek basınçların yerini alçak basınçlar almaya başlayacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ENSO Yani </span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">El Niño Güney salınımının negatif ve pozitif fazlarında durum şu şekilde gerçekleşiyor.</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO Salınımı ile beraber kullanılması daha doğru tahminler yapmanıza neden olacaktır.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.ocgy.ubc.ca/~william/Pubs/Hsieh_GRL-Video1.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Perseid göktaşı yağmuru]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=815</link>
			<pubDate>Tue, 11 Aug 2020 14:05:35 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=815</guid>
			<description><![CDATA[Bu akşamdan itibaren Perseid göktaşı yağmuru başlıyor 2 gün sürecek Türkiye'den çok iyi kalitede gözlemlenebilecek göktaşı yağmurunu kaçırmayın<br />
<img src="https://i.imgyukle.com/2020/08/11/uncAtj.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bu akşamdan itibaren Perseid göktaşı yağmuru başlıyor 2 gün sürecek Türkiye'den çok iyi kalitede gözlemlenebilecek göktaşı yağmurunu kaçırmayın<br />
<img src="https://i.imgyukle.com/2020/08/11/uncAtj.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yıldırım hakkında 10 gerçek]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=787</link>
			<pubDate>Sun, 22 Mar 2020 19:47:29 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=787</guid>
			<description><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/xPU5sf.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-) Yıldırım Dünya'ya giden en hızlı rotayı bulur</span></span></span><br />
<br />
<br />
Yıldırım her zaman en az dirençli yolu izler. Engellerden sekerek en hızlı yolu bulur.<br />
<br />
Bir şimşek çakması sanki bir insan kalabalığının arasından geçiyormuşsunuz gibi düşünün. <br />
Doğrudan kalabalığın içinden geçemezsiniz, ancak boşlukları bularak rotanızda ilerlersiniz. <br />
Şimşek ve yıldırımda aynı mantıkla ilerler.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ZDV25I.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Bir şimşek, güneşten 5 kat daha sıcaktır.</span></span></span><br />
<br />
<br />
Büyük bir enerji serbest bırakıldığında, yani yıldırım çarptığında güneşten beş kat daha sıcak olur.<br />
<br />
Ancak ortalama yıldırım çarpması sadece 30 mikrosaniye sürer.<br />
<br />
Bir yıldırım çarpmasının sıcaklığı 30.000 C'ye ulaşabilir.<br />
 Halbuki güneşin yüzeyi sadece ortalama 6000 C'dir.(5780 C)<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Yıldırım günde 8,6 milyon kez dünyayı vuruyor</span></span></span><br />
<br />
<br />
Her gün, yıldırım ortalama 8,6 milyon kez vuruyor. <br />
Dünyanın en fazla yıldırım üreten  noktası Venezuela'daki Maracaibo Gölüdür.<br />
Catatumbo nehrinin Maracaibo gölü ile birleştiği noktada 160-260 gün arasında değişen yağış ve yıldırım vardır.<br />
<img src="https://www.virahaber.com/d/other/yildirim6.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/02/25/gggdf_4458.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Eğer gitmeye karar verirseniz, gece fırtınası yaşama şansınız% 80'dir.<br />
Her gün binlerce kez yıldırım düşen bölge dakikada 28 yıldırım sayısı ile rekora sahiptir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/vxmKFC.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Yıldırım orman yangınlarını arttırıyor.</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım, ormanlar için kıvılcım niteliğindedir yangınların başlamasını sağlamaktadır.<br />
<br />
İklim değişikliği hızlandıkça, daha fazla fırtına çıkma potansiyelide artmaktadır.<br />
<br />
Sonuç olarak, bu uç olaylardan gelen yıldırımlar, yangınları başlatarak milyarlarca dolarlık hasarlara yol açmaktadır.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)Gök gürültüsü - Yıldırım mesafesi</span></span></span><br />
<br />
<br />
Gök gürültüsünü yıldırımın uzaklığı için bir gösterge olarak kullanabilirsiniz. <br />
Bunun nedeni, ışığın saniyede 300000 km gibi şaşırtıcı bir hızla ilerlemesidir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gök gürültüsü</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">, ses hızında yol alacağı için daima şimşekten yani ışıktan sonra duyulur. Sesin hızı, normal şartlar altında, </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniyede</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> 344 metredir. </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gök gürültüsünün</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> ortalama ses süresi 5-10 </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniyedir</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Özellikle dağlık bölgelerde yaklaşık 30 </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniye</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> duyulan gökgürültüleri vardır</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">*(Ses en yavaş havada , en hızlı katı cisimlerde hareket eder. Örneğin, sesin havadaki hızı 343 m/s , <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">sudaki hızı 1480 m/s</span> (havadaki hızdan 4.3 kez daha hızlı)  ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> demirdeki hızı 5,120 m/s’dir </span>(havadaki hızdan 15 kez daha hızlı). İstisnai derecede sert olan elmas gibi materyallerde ise ses saniyede 12.000 metre mesafe kat eder (havadaki hızdan 35 kez daha hızlı).  Bu değer ses hızının normal şartlarda ulaşabileceği maksimum değerdir.)</span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/bD2RGz.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-)Volkan Erüpsiyonu (patlaması) yıldırım çarpmasına neden oluyor</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım genellikle volkanik patlamalarla senkronize olarak meydana gelir. Ama nasıl oluyor?<br />
<br />
Bir yanardağdan gelen kül yükseldikçe, bulutların yaptığı gibi statik elektrik üretir.<br />
<br />
Gök gürültüsü ve şimşek getiren hava sistemi ile etkileşime girer.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<img src="https://pbs.twimg.com/media/DXlF4iiX0AA84Ri.jpg" width="500" height="300" alt="DXlF4iiX0AA84Ri.jpg" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7-) Kar yağışı yıldırım düşmesine neden olabilir</span></span></span><br />
<br />
<br />
Kış fırtınaları (fırtına) yağmur yerine kar yağışı sırasında meydana gelir. <br />
Yağmur daha ağırdır ve kardan daha fazla neme sahiptir, bu nedenle yıldırım üretme olasılığı daha yüksektir.<br />
<br />
Ancak göl etkisi (DEK)  kar yağışı , atmosferde gök gürültüsü için yeterince büyük miktarda statik yük oluşturabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/cprK5l.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8-) Yıldırım toprağa azot ekler</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım, iyonize havadan süperşarj olan elektrostatik deşarjdır. <br />
Havanın % 78 N gibi bir değeri  azottur <br />
<br />
2 . Yıldırım N (Azot) böler 2 NO (nitrat-oksijen) içine 2 formu nitrat toprağa girer.<br />
<br />
Daha sonra vücudumuz, işlem yapmak için bitkilerden gelen bu azot formunu kullanır. Bu azot fiksasyonu işlemi azot döngüsünün bir parçasıdır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i3.haber7.net/haber/haber7/bigmanset/2018/26/1_ayda_11_kisi_oldu_uzmanlar_uyardi_banyo_yapmayin_1530245974_9862.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9-) Fırtına sırasında banyo yapma</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım bir eve çarptığında, borular çok fazla akım taşıyabilir. <br />
Bu borular doğrudan küvetin tabanına gider. <br />
Bir su havuzundaysanız, yıldırım çarpmasının toplam akımının bir kısmını hissedebilirsiniz.<br />
<br />
Ancak yıldırım çarpmaları genellikle 5.000-20.000 amper arasında değişmektedir. Sadece bir kısmı bile bir insanı öldürebilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">10-) İnsanların % 90'ı yıldırım düşmelerinde hayatta kalıyor</span></span></span><br />
<br />
<br />
İnsanlar yıldırım düşmesinden kaynaklanan 100 milyon ila 1 milyar volt elektrikten nasıl kurtulabilir? <br />
Yıldırım çarpmaları Lichtenberg figürlerinde gösterildiği gibi yanabilen kısa patlamalardır.<br />
<br />
Ancak bu mutlaka ölümle sonuçlanmaz. <br />
Çoğu zaman yıldırım doğrudan bir kişiye değil, çoğunlukla genel çevreye çarpmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="https://i.hizliresim.com/xPU5sf.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">1-) Yıldırım Dünya'ya giden en hızlı rotayı bulur</span></span></span><br />
<br />
<br />
Yıldırım her zaman en az dirençli yolu izler. Engellerden sekerek en hızlı yolu bulur.<br />
<br />
Bir şimşek çakması sanki bir insan kalabalığının arasından geçiyormuşsunuz gibi düşünün. <br />
Doğrudan kalabalığın içinden geçemezsiniz, ancak boşlukları bularak rotanızda ilerlersiniz. <br />
Şimşek ve yıldırımda aynı mantıkla ilerler.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/ZDV25I.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">2-)Bir şimşek, güneşten 5 kat daha sıcaktır.</span></span></span><br />
<br />
<br />
Büyük bir enerji serbest bırakıldığında, yani yıldırım çarptığında güneşten beş kat daha sıcak olur.<br />
<br />
Ancak ortalama yıldırım çarpması sadece 30 mikrosaniye sürer.<br />
<br />
Bir yıldırım çarpmasının sıcaklığı 30.000 C'ye ulaşabilir.<br />
 Halbuki güneşin yüzeyi sadece ortalama 6000 C'dir.(5780 C)<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">3-)Yıldırım günde 8,6 milyon kez dünyayı vuruyor</span></span></span><br />
<br />
<br />
Her gün, yıldırım ortalama 8,6 milyon kez vuruyor. <br />
Dünyanın en fazla yıldırım üreten  noktası Venezuela'daki Maracaibo Gölüdür.<br />
Catatumbo nehrinin Maracaibo gölü ile birleştiği noktada 160-260 gün arasında değişen yağış ve yıldırım vardır.<br />
<img src="https://www.virahaber.com/d/other/yildirim6.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<img src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2019/02/25/gggdf_4458.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
Eğer gitmeye karar verirseniz, gece fırtınası yaşama şansınız% 80'dir.<br />
Her gün binlerce kez yıldırım düşen bölge dakikada 28 yıldırım sayısı ile rekora sahiptir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/vxmKFC.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">4-)Yıldırım orman yangınlarını arttırıyor.</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım, ormanlar için kıvılcım niteliğindedir yangınların başlamasını sağlamaktadır.<br />
<br />
İklim değişikliği hızlandıkça, daha fazla fırtına çıkma potansiyelide artmaktadır.<br />
<br />
Sonuç olarak, bu uç olaylardan gelen yıldırımlar, yangınları başlatarak milyarlarca dolarlık hasarlara yol açmaktadır.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">5-)Gök gürültüsü - Yıldırım mesafesi</span></span></span><br />
<br />
<br />
Gök gürültüsünü yıldırımın uzaklığı için bir gösterge olarak kullanabilirsiniz. <br />
Bunun nedeni, ışığın saniyede 300000 km gibi şaşırtıcı bir hızla ilerlemesidir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gök gürültüsü</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">, ses hızında yol alacağı için daima şimşekten yani ışıktan sonra duyulur. Sesin hızı, normal şartlar altında, </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniyede</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> 344 metredir. </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">Gök gürültüsünün</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> ortalama ses süresi 5-10 </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniyedir</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">. Özellikle dağlık bölgelerde yaklaşık 30 </span></span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font">saniye</span></span></span></span><span style="color: #222222;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: arial, sans-serif;" class="mycode_font"> duyulan gökgürültüleri vardır</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">*(Ses en yavaş havada , en hızlı katı cisimlerde hareket eder. Örneğin, sesin havadaki hızı 343 m/s , <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">sudaki hızı 1480 m/s</span> (havadaki hızdan 4.3 kez daha hızlı)  ve<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"> demirdeki hızı 5,120 m/s’dir </span>(havadaki hızdan 15 kez daha hızlı). İstisnai derecede sert olan elmas gibi materyallerde ise ses saniyede 12.000 metre mesafe kat eder (havadaki hızdan 35 kez daha hızlı).  Bu değer ses hızının normal şartlarda ulaşabileceği maksimum değerdir.)</span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/bD2RGz.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">6-)Volkan Erüpsiyonu (patlaması) yıldırım çarpmasına neden oluyor</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım genellikle volkanik patlamalarla senkronize olarak meydana gelir. Ama nasıl oluyor?<br />
<br />
Bir yanardağdan gelen kül yükseldikçe, bulutların yaptığı gibi statik elektrik üretir.<br />
<br />
Gök gürültüsü ve şimşek getiren hava sistemi ile etkileşime girer.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<img src="https://pbs.twimg.com/media/DXlF4iiX0AA84Ri.jpg" width="500" height="300" alt="DXlF4iiX0AA84Ri.jpg" class="mycode_img" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">7-) Kar yağışı yıldırım düşmesine neden olabilir</span></span></span><br />
<br />
<br />
Kış fırtınaları (fırtına) yağmur yerine kar yağışı sırasında meydana gelir. <br />
Yağmur daha ağırdır ve kardan daha fazla neme sahiptir, bu nedenle yıldırım üretme olasılığı daha yüksektir.<br />
<br />
Ancak göl etkisi (DEK)  kar yağışı , atmosferde gök gürültüsü için yeterince büyük miktarda statik yük oluşturabilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="https://i.hizliresim.com/cprK5l.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">8-) Yıldırım toprağa azot ekler</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım, iyonize havadan süperşarj olan elektrostatik deşarjdır. <br />
Havanın % 78 N gibi bir değeri  azottur <br />
<br />
2 . Yıldırım N (Azot) böler 2 NO (nitrat-oksijen) içine 2 formu nitrat toprağa girer.<br />
<br />
Daha sonra vücudumuz, işlem yapmak için bitkilerden gelen bu azot formunu kullanır. Bu azot fiksasyonu işlemi azot döngüsünün bir parçasıdır.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<img src="https://i3.haber7.net/haber/haber7/bigmanset/2018/26/1_ayda_11_kisi_oldu_uzmanlar_uyardi_banyo_yapmayin_1530245974_9862.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">9-) Fırtına sırasında banyo yapma</span></span></span><br />
<br />
Yıldırım bir eve çarptığında, borular çok fazla akım taşıyabilir. <br />
Bu borular doğrudan küvetin tabanına gider. <br />
Bir su havuzundaysanız, yıldırım çarpmasının toplam akımının bir kısmını hissedebilirsiniz.<br />
<br />
Ancak yıldırım çarpmaları genellikle 5.000-20.000 amper arasında değişmektedir. Sadece bir kısmı bile bir insanı öldürebilir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">10-) İnsanların % 90'ı yıldırım düşmelerinde hayatta kalıyor</span></span></span><br />
<br />
<br />
İnsanlar yıldırım düşmesinden kaynaklanan 100 milyon ila 1 milyar volt elektrikten nasıl kurtulabilir? <br />
Yıldırım çarpmaları Lichtenberg figürlerinde gösterildiği gibi yanabilen kısa patlamalardır.<br />
<br />
Ancak bu mutlaka ölümle sonuçlanmaz. <br />
Çoğu zaman yıldırım doğrudan bir kişiye değil, çoğunlukla genel çevreye çarpmaktadır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yağmur kokusu nedir?]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=783</link>
			<pubDate>Mon, 16 Mar 2020 22:11:46 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=783</guid>
			<description><![CDATA[<div align="center"><img src="https://ceotudent.com/wp-content/images/post/user-290/m94s15.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
<br />
<div align="left">Yağmurdan önce veya sonra havanın kokusunu biliyor musunuz? Kokladığınız suyun yada toprağın kokusu değil, diğer kimyasalların karışımıdır.</div>
<div align="left"> <br />
Koku, Yağmur başladıktan hemen sonra duyulur, Özellikle yağışsız ve kuru geçen bir kaç günden sonra yağan yağmurda koku daha keskin duyulur.  <br />
<br />
Yağmurun karakteristik kokusuna verilen isim <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">petrichor</span>'tur. <br />
<br />
Kelime Petrichor;  Yunanca dan gelen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Petros</span> 'taş' + Yunan mitolojisinden gelen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Greekchör;</span>  tanrıların damarlarında akan iltihaplı sıvı anlamına gelir. <br />
<br />
Petrichor'a öncelikle bir molekül neden olur bu molekül <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">geosmin</span>'dir .</div>
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geosmin</span><br />
<br />
Geosmin ( Yunanca toprak kokusu anlamına gelir ) Gram-pozitif bir Actinobacteria türü olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Streptomyces</span> tarafından üretilir .<br />
<br />
Kimyasal öldüklerinde bakteriler tarafından salınır.<br />
 Kimyasal formülü bicyclic alcohol (alkol 12) , H 22 O.)<br />
<br />
İnsanlar geosmine karşı çok hassastır ve trilyon başına 5 parça kadar düşük seviyelerde bile bunu saptayabilir.<br />
<br />
Soğuk ve nemli günlerde dışarı çıktığınızda bazen bu koku üstünüze bile sinebilir.<br />
<br />
<br />
Özellikle yazın uzun süre kurak geçen günlerin ardından yağan ilk yağmur damlalarından sonra koku daha keskin halde duyulur.<br />
Yağmur daha yavaş ise havaya kalkan moleküller havada daha uzun süre asılı kalır.<br />
Şiddetli yağmurda ise havaya çok fazla yükselemezler ve koku kısa sürer.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gıdalarda Geosmin — Bir Pişirme İpucu</span><br />
<br />
<br />
Geosmin, yiyeceklere bazen hoş olmayan bir lezzet katar. <br />
Geosmin pancarların yanı sıra yayın balığı ve sazan gibi yağlı ve pis sularda yaşayan tatlı su balıklarında  bulunur. sebebi; sudaki moleküllerin kas dokularında yoğunlaştığı içindir . <br />
Bu yiyecekleri asidik bir bileşenle birlikte pişirmek geosmin'i kokusuz hale getirir. Kullanabileceğiniz yaygın içerikler arasında sirke ve narenciye suları bulunur.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitkisel Yağlar</span><br />
<br />
Geosmin yağmur yağdıktan sonra kokladığınız tek molekül değil. 1964 Nature makalesinde, araştırmacılar Bear ve Thomas yağmur fırtınası havasını analiz ettiler ve ozon , geosmin ve ayrıca aromatik bitki yağları buldular. <br />
Kurak geçen günler sırasında, bazı bitkiler, bitki etrafındaki kil ve toprağa emilen yağı serbest bırakır. Yağın amacı tohum çimlenmesini ve büyümesini yavaşlatmaktır, çünkü fidelerin yetersiz su ile zenginleşmesi olası değildir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bear, IJ; RG Thomas (Mart 1964). "Killi kokunun doğası". Nature  201  (4923): 993-995.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div align="center"><img src="https://ceotudent.com/wp-content/images/post/user-290/m94s15.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></div>
<br />
<div align="left">Yağmurdan önce veya sonra havanın kokusunu biliyor musunuz? Kokladığınız suyun yada toprağın kokusu değil, diğer kimyasalların karışımıdır.</div>
<div align="left"> <br />
Koku, Yağmur başladıktan hemen sonra duyulur, Özellikle yağışsız ve kuru geçen bir kaç günden sonra yağan yağmurda koku daha keskin duyulur.  <br />
<br />
Yağmurun karakteristik kokusuna verilen isim <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">petrichor</span>'tur. <br />
<br />
Kelime Petrichor;  Yunanca dan gelen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Petros</span> 'taş' + Yunan mitolojisinden gelen <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Greekchör;</span>  tanrıların damarlarında akan iltihaplı sıvı anlamına gelir. <br />
<br />
Petrichor'a öncelikle bir molekül neden olur bu molekül <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">geosmin</span>'dir .</div>
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geosmin</span><br />
<br />
Geosmin ( Yunanca toprak kokusu anlamına gelir ) Gram-pozitif bir Actinobacteria türü olan <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Streptomyces</span> tarafından üretilir .<br />
<br />
Kimyasal öldüklerinde bakteriler tarafından salınır.<br />
 Kimyasal formülü bicyclic alcohol (alkol 12) , H 22 O.)<br />
<br />
İnsanlar geosmine karşı çok hassastır ve trilyon başına 5 parça kadar düşük seviyelerde bile bunu saptayabilir.<br />
<br />
Soğuk ve nemli günlerde dışarı çıktığınızda bazen bu koku üstünüze bile sinebilir.<br />
<br />
<br />
Özellikle yazın uzun süre kurak geçen günlerin ardından yağan ilk yağmur damlalarından sonra koku daha keskin halde duyulur.<br />
Yağmur daha yavaş ise havaya kalkan moleküller havada daha uzun süre asılı kalır.<br />
Şiddetli yağmurda ise havaya çok fazla yükselemezler ve koku kısa sürer.<br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gıdalarda Geosmin — Bir Pişirme İpucu</span><br />
<br />
<br />
Geosmin, yiyeceklere bazen hoş olmayan bir lezzet katar. <br />
Geosmin pancarların yanı sıra yayın balığı ve sazan gibi yağlı ve pis sularda yaşayan tatlı su balıklarında  bulunur. sebebi; sudaki moleküllerin kas dokularında yoğunlaştığı içindir . <br />
Bu yiyecekleri asidik bir bileşenle birlikte pişirmek geosmin'i kokusuz hale getirir. Kullanabileceğiniz yaygın içerikler arasında sirke ve narenciye suları bulunur.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bitkisel Yağlar</span><br />
<br />
Geosmin yağmur yağdıktan sonra kokladığınız tek molekül değil. 1964 Nature makalesinde, araştırmacılar Bear ve Thomas yağmur fırtınası havasını analiz ettiler ve ozon , geosmin ve ayrıca aromatik bitki yağları buldular. <br />
Kurak geçen günler sırasında, bazı bitkiler, bitki etrafındaki kil ve toprağa emilen yağı serbest bırakır. Yağın amacı tohum çimlenmesini ve büyümesini yavaşlatmaktır, çünkü fidelerin yetersiz su ile zenginleşmesi olası değildir.<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaynaklar</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bear, IJ; RG Thomas (Mart 1964). "Killi kokunun doğası". Nature  201  (4923): 993-995.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Teleconnections Verileri]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=755</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jan 2020 23:09:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=755</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO (Arctic Oscillation)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=ao" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAO (North Atlantic Oscillation)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=nao" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PNA (Pacific/North American Pattern)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=pna" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Velocity Potential / Hız potansiyeli</span><br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/vpotgifs/am_ir_monthly_60E_1.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
MJO ECMWF Ens.(topluluk) Tahmin ( ECMF )                           <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/ECMF_phase_51m_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO Analizi ve Model Tahminleri<br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/ALL_emean_phase_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO GFS Ens.(topluluk) Tahmin ( NCPE )                            <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/NCPE_phase_21m_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO Sapması Düzeltilmiş GFS Ens. Tahmin ( NCPB )    <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/ensplume_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO İstatistiksel Modeller                                              <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/statphase_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO GEFS Zaman Boylamı <br />
<img src="https://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/tlon_olr_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Outgoing Longwave Radiation (OLR) </span><br />
OLR (Giden Uzun Dalga Radyasyonu) yeryüzüne, okyanuslara ve atmosfere göre uzaya yayılan enerji miktarının bir ölçüsüdür. Bu nedenle, dünyanın radyasyon bütçesinin kritik bir bileşenidir.<br />
<br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/spatial_olrmap_CA_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
MJO haftalık tahmini (Mike Ventrice)<br />
<img src="https://i1.wp.com/www.atmos.albany.edu/student/ventrice/real_time/twc_globe_mjo_vp200.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(IOD) Hint Okyanusu Dipolü</span><br />
<br />
Tropikal batı ve doğu Hint Okyanusu'nun deniz yüzeyi sıcaklıkları arasındaki farktaki sürekli değişiklikler, Hint Okyanusu Dipol veya IOD olarak bilinir .<br />
<img src="https://i1.wp.com/www.bom.gov.au/climate/enso/monitoring/iod1.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
Nino 3.4 SST Anomalies<br />
<br />
<img src="https://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/CFSv2/imagesInd3/nino34Mon.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nino 3.4 NMME topluluk tahmini</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i0.wp.com/cola.gmu.edu/enso/images/latest_plume.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okyanus Isı İçeriği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/analysis_monitoring/enso_update/heat-last-year.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuzey Kutbu üzerinde 10 hPa sıcaklığı</span><br />
<br />
<img src="https://i2.wp.com/ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/pole10_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10 hpa zonal ortalama rüzgar</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/latest_u1060_ens.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Scandanavian Grönland Dipol</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/sg_ens/latest_sg_ens.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">60 ° N bölgesel ortalama bölgesel rüzgar tahmini kesiti</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/u60/latest_u60_xc.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 1.0 ° 100 hPa 60 ° N [U] tercile categories</span><br />
100 hPa 60 ° N bölgesel-ortalama bölgesel rüzgar tarafından tanımlanan alt stratosferik polar girdapın ön-kategorisi anomalisi, stratosfer ve troposfer arasındaki 'bağlantı katmanındaki' davranış, troposferik hava rejimlerini etkilemek için dolaşım anomalilerinin önemli olduğu stratosferdeki düzey. <br />
Aşağıdaki grafik, 1979-2018 günlük ERA-5 klimatolojisine dayanarak her bir tercümeli anomali kategorisindeki GEFS üyelerinin yüzdesini göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/latest_u100_terciles.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
Stratosfer tabaka akıları<br />
<img src="http://users.met.fu-berlin.de/~Aktuell/strat-www/wdiag/figs/ecmwf1/fluxes.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sibirya <span style="color: #6699ff;" class="mycode_color">YB</span> /Aleutian <span style="color: #ff66cc;" class="mycode_color">AB</span> yüzey basınç anomalileri</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i2.wp.com/www.atmos.albany.edu/student/ventrice/real_time/charts/sibHigh_AltLow.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 0.5 ° 10 hPa 60 ° N [U] topluluk-ortalama tahmini</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mavinin koyu tonları ve beyaz x işaretleri güçlü bir girdabı temsil ederken açık tonlar ve kırmızıya evrilen renkler güçsüz ve dağılmış bir girdabı temsil etmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/gfs_pcolor.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 1.0 ° 10 hPa 60 ° N [U] topluluk-ortalama tahmini</span><br />
<img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/gefs_pcolor.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuzey Kutbu üzerinde 30-hPa seviyesindeki sıcaklıkların zaman serisi gösterimi<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Siyah çizgi günlük sıcaklıkları gösterir ve gri çizgi normali gösterir (yani, 1981 - 2010 ortalaması).</span></span><br />
<img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/pole30_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölgesel Rüzgar ve 100 hPa EP akışının dikey bileşenleri</span><br />
<br />
<img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/jikei_uep_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Haftalık 30 hpa sıcaklık değişimi</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/chk_t30_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">AO (Arctic Oscillation)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=ao" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">NAO (North Atlantic Oscillation)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=nao" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">PNA (Pacific/North American Pattern)</span><br />
<img src="https://climate.ncsu.edu/images/climate/enso/GetClimatePatternImage.php?p=pna" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Velocity Potential / Hız potansiyeli</span><br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/vpotgifs/am_ir_monthly_60E_1.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
MJO ECMWF Ens.(topluluk) Tahmin ( ECMF )                           <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/ECMF_phase_51m_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO Analizi ve Model Tahminleri<br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/ALL_emean_phase_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO GFS Ens.(topluluk) Tahmin ( NCPE )                            <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/CLIVAR/NCPE_phase_21m_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO Sapması Düzeltilmiş GFS Ens. Tahmin ( NCPB )    <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/ensplume_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO İstatistiksel Modeller                                              <br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/statphase_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
MJO GEFS Zaman Boylamı <br />
<img src="https://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/tlon_olr_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Outgoing Longwave Radiation (OLR) </span><br />
OLR (Giden Uzun Dalga Radyasyonu) yeryüzüne, okyanuslara ve atmosfere göre uzaya yayılan enerji miktarının bir ölçüsüdür. Bu nedenle, dünyanın radyasyon bütçesinin kritik bir bileşenidir.<br />
<br />
<img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/precip/CWlink/MJO/spatial_olrmap_CA_full.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
MJO haftalık tahmini (Mike Ventrice)<br />
<img src="https://i1.wp.com/www.atmos.albany.edu/student/ventrice/real_time/twc_globe_mjo_vp200.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">(IOD) Hint Okyanusu Dipolü</span><br />
<br />
Tropikal batı ve doğu Hint Okyanusu'nun deniz yüzeyi sıcaklıkları arasındaki farktaki sürekli değişiklikler, Hint Okyanusu Dipol veya IOD olarak bilinir .<br />
<img src="https://i1.wp.com/www.bom.gov.au/climate/enso/monitoring/iod1.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
Nino 3.4 SST Anomalies<br />
<br />
<img src="https://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/CFSv2/imagesInd3/nino34Mon.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Nino 3.4 NMME topluluk tahmini</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i0.wp.com/cola.gmu.edu/enso/images/latest_plume.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Okyanus Isı İçeriği</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://www.cpc.ncep.noaa.gov/products/analysis_monitoring/enso_update/heat-last-year.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuzey Kutbu üzerinde 10 hPa sıcaklığı</span><br />
<br />
<img src="https://i2.wp.com/ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/pole10_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10 hpa zonal ortalama rüzgar</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/latest_u1060_ens.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Scandanavian Grönland Dipol</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/sg_ens/latest_sg_ens.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">60 ° N bölgesel ortalama bölgesel rüzgar tahmini kesiti</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/u60/latest_u60_xc.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 1.0 ° 100 hPa 60 ° N [U] tercile categories</span><br />
100 hPa 60 ° N bölgesel-ortalama bölgesel rüzgar tarafından tanımlanan alt stratosferik polar girdapın ön-kategorisi anomalisi, stratosfer ve troposfer arasındaki 'bağlantı katmanındaki' davranış, troposferik hava rejimlerini etkilemek için dolaşım anomalilerinin önemli olduğu stratosferdeki düzey. <br />
Aşağıdaki grafik, 1979-2018 günlük ERA-5 klimatolojisine dayanarak her bir tercümeli anomali kategorisindeki GEFS üyelerinin yüzdesini göstermektedir.<br />
<br />
<img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/latest_u100_terciles.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
Stratosfer tabaka akıları<br />
<img src="http://users.met.fu-berlin.de/~Aktuell/strat-www/wdiag/figs/ecmwf1/fluxes.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sibirya <span style="color: #6699ff;" class="mycode_color">YB</span> /Aleutian <span style="color: #ff66cc;" class="mycode_color">AB</span> yüzey basınç anomalileri</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://i2.wp.com/www.atmos.albany.edu/student/ventrice/real_time/charts/sibHigh_AltLow.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 0.5 ° 10 hPa 60 ° N [U] topluluk-ortalama tahmini</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mavinin koyu tonları ve beyaz x işaretleri güçlü bir girdabı temsil ederken açık tonlar ve kırmızıya evrilen renkler güçsüz ve dağılmış bir girdabı temsil etmektedir.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/gfs_pcolor.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GEFS 1.0 ° 10 hPa 60 ° N [U] topluluk-ortalama tahmini</span><br />
<img src="https://fh004579.webs.act.reading.ac.uk/spv_ens/gefs_pcolor.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kuzey Kutbu üzerinde 30-hPa seviyesindeki sıcaklıkların zaman serisi gösterimi<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Siyah çizgi günlük sıcaklıkları gösterir ve gri çizgi normali gösterir (yani, 1981 - 2010 ortalaması).</span></span><br />
<img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/pole30_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bölgesel Rüzgar ve 100 hPa EP akışının dikey bileşenleri</span><br />
<br />
<img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/jikei_uep_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Haftalık 30 hpa sıcaklık değişimi</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://ds.data.jma.go.jp/tcc/tcc/products/clisys/STRAT/gif/chk_t30_nh.gif" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<hr class="mycode_hr" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[El Niño]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=701</link>
			<pubDate>Mon, 09 Sep 2019 17:28:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=701</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pasifik Rüzgarı ve Mevcut Değişiklikler Sıcak, Vahşi Hava Getiriyor</span><br />
<br />
Gezegenimizde nelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu anlamak istiyorsanız (bir yerdeki desenlerin ve olayların dünyayı nasıl yarı yarıya etkileyebilir) El Niño'yu inceleyin.<br />
<br />
Ekvator Pasifik'teki rüzgar ve su akımlarındaki epizodik (Ara sıra meydana gelen) değişimler, Endonezya ve Hindistan'daki musonu durdurarak ve  adeta bu bölgeyi kuruturken Güney Amerika çölünde su baskınlarına neden olabilir . <br />
<br />
Pasifik'teki kasırgaları ve tayfunları destekleyen atmosferik dolaşım düzenleri aynı zamanda Atlantik'i alt üst edebilir. <br />
Okyanusun bir bölgesindeki balık popülasyonları adeta bitebilir, diğer bölgelerde ise normallerin çok ötesine büyür ve yayılır .<br />
<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_goe_2015244.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color">GOES-West uydusu, El Niño etkinliği sırasında 1 Eylül 2015'te Pasifik'te oluşan dört tropikal siklon gözlemledi. </span><span style="color: #999999;" class="mycode_color">(NASA / NOAA GOES Projesi'nin izniyle.)</span></span><br />
<br />
<br />
Bir El Niño etkinliği sırasında, Orta ve Doğu Pasifik Okyanusundaki yüzey suları normalden önemli ölçüde ısınır. <br />
Bu değişim, atmosfere ve engin Pasifik üzerinden esen rüzgarlara yakından bağlıdır. <br />
<br />
Ticaret rüzgarları (Alizeler) (Amerika'dan Asya'ya doğru esen) durma noktasına gelir ve hatta batıya dönebilir. <br />
Bu, büyük ılık su kütlelerinin Batı Pasifik'ten Amerika'ya doğru akmasını sağlar . <br />
Aynı zamanda , ekvator boyunca ve Güney ve Orta Amerika'nın batı kıyısı boyunca daha serin, besin açısından zengin suların derinlemesine kapanmasını veya tersine dönebilen okyanus akıntılarının azalmasını da azaltır .<br />
<br />
Havanın tropikal Pasifik Okyanusunun üstündeki dolaşımı, okyanus ısısının muazzam yeniden dağıtımına tepki verir. <br />
Doğu Pasifik'teki tipik güçlü yüksek basınç sistemleri zayıflar, böylece doğu, orta ve batı Pasifik'teki atmosferik basınç dengesini değiştirir. <br />
<br />
Doğu rüzgarları kuru ve sabit olma eğilimindeyken, Pasifik batıları daha ılık ve nemli hava patlamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/walker_circulation.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #cccccc;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ekvator üzerindeki atmosferik dolaşım - Walker dolaşımı - El Niño'nun gelişiyle büyük ölçüde değişiyor. (NOAA / Climate.gov çizimleri )</span></span><br />
<br />
Pasifik havzasının oldukça ve gezegenin üçte birini kaplıyor - bu rüzgar ve nem değişimleri dünyanın her tarafına yayılıyor ve jet akıntıları (kuvvetli üst-seviye rüzgarları) gibi dolaşım kalıplarını bozuyor. <br />
<br />
Pasifik rüzgarlarındaki bu büyük değişikliklerin ve suların El Niño'yu başlattığını biliyoruz. <br />
Bilmediğimiz şey, değişimi tetikleyen şey. <br />
Bu değişimin tetiklenmesine neden olan şey hala bilimsel bir gizem olarak duruyor.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/elnino_jet_streams.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">El Niño genellikle Pasifik jet akımını değiştirir, doğuya doğru uzatır, daha ısrarcı yapar ve batı ABD ve Meksika'ya daha ıslak koşullar getirir. </span></span><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi örneklemesi.)</span></span><br />
<br />
<br />
Gizem olmayan şey, El Niñonun, dünyadaki en önemli hava üreten fenomenlerden biri olduğu, yazar Madeleine Nash'in bir zamanlar söylediği gibi, "ana hava üreticisi" . Değişen okyanus koşulları, Amerika'nın batı kıyılarındaki hava örneklerini ve deniz balıkçılığını bozar. <br />
<br />
Peru, Şili, Meksika ve güneybatı Amerika Birleşik Devletleri'nin kuru yağışsız bölgeleri genellikle yağmur ve karla kaplanır ve çorak çöllerin çiçeklerle kaplandığı bilinmektedir. <br />
<br />
Bu arada, Brezilya Amazonlarının ve kuzeydoğu ABD'nin daha yağışlı bölgeleri genellikle aylarca süren kuraklık dönemine girer.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/elnino_rainfall_chart.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #cccccc;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tipik olarak kuru bölgeler, güçlü bir El Niño'da yaklaşık iki kat daha fazla yağmur yaşayabilir. ( California-Nevada İklim Uygulamaları Programından elde edilen verileri kullanarak, Joshua Stevens'ın NASA Dünya Gözlemevi haritası .)</span></span><br />
<br />
<br />
El Niño olayları, her iki ila yedi yılda bir kabaca meydana gelir, çünkü sıcak devir, doğu Pasifik'teki bir soğutma şekli olan kardeşi La Niña ve nötr koşullarla düzensiz bir şekilde değişime uğrar. <br />
<br />
El Niño tipik olarak Kasım ve Ocak ayları arasında zirveye varabilse de, birikim aylar öncesinden tespit edilebilse de etkilerinin dünyanın dört bir yanına yayılması aylar alabilir.<br />
<br />
El Niño iklim değişikliğinden kaynaklanmasa da, Pasifik sularından atmosfere yükselen büyük miktarda ısı nedeniyle, çoğu zaman kayıtlarda en sıcak yılların bazılarını üretti. 1972-73, 1982-83, 1997-98 ve 2015-16 gibi başlıca El Niño olayları, geçen yarım asırdaki bazı sel, kuraklık, orman yangınları gibi olaylarından bazılarını arttırdı.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/graph_gis_2016.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño yıllar diğer yıllara göre daha sıcak olma eğilimindedir. ( Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerini kullanarak, NASA Dünya Gözlemevi haritası, Stevens Stevens </span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Düzenleme: snowserkan</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">NASA, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve diğer bilimsel kurumlar, El Niño'yu birçok yönden izleyip incelemektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pasifik'in derinliklerindeki koşulları ölçen su altı şamandıralarından deniz yüzeyindeki yükseklikleri ve üzerindeki yüksek rüzgarları gözlemleyen uydular, artık bilim insanlarının bu korkunç hava koşullarını incelemek ve fikir edinmek için pek çok aracı var . </span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sualtı Sıcaklıkları ve Su Kütleleri</span></span><br />
<br />
Okyanus üniforma(koşulların bir çok yerde farklılaşması) değil. Sıcaklıklar, tuzluluk ve diğer özellikler kuzeyden güneye, doğudan batıya ve yüzeyden derinliklere kadar üç boyutta değişir. <br />
<br />
Kendi su altı hava formlarıyla denizler, ısı ve besin maddelerini okyanus havzalarında hareket ettiren cephelere ve dolaşım modellerine sahiptir. Yüzeye yakın değişiklikler genellikle derinliklerdeki değişikliklerle başlar.<br />
<br />
Tropikal Pasifik, Dünyadaki diğer bölgelerden daha fazla güneş ışığı alır ve bu enerjinin çoğu okyanusta ısı olarak depolanır. Nötr, normal koşullar altında, güneydoğu Asya ve Avustralya'nın suları daha ılıktır ve deniz seviyesi doğu Pasifik’te olduğundan daha yüksektir; bu ılık su batıya doğru itilir ve orada doğudaki ticaret rüzgarları (Alize) tarafından tutulur.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=69N494UIlS" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=69N494UIlS</a><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Okyanusun derinliklerindeki sıcaklık anomalileri, El Niño ve ardından gelen La Niña'nın parmak izlerini ortaya koyuyor. </span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi, Global Veri ve Asimilasyon Dairesi'nden gelen verileri kullanarak <span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Joshua Stevens tarafından görselleştirildi</span>.)</span><br />
<br />
<br />
Fakat bir El Niño modeli gelişip rüzgarları zayıflattığında, yerçekimi ılık suyun doğuya gitmesine neden olur. <br />
<br />
"Batı Pasifik ılık su havuzu" olarak adlandırılan bu kütle, okyanusun içinde bulunan demirli veya yüzer aletlerin görebileceği bir fenomen olan yaklaşık 200 metreye kadar derinliğe kadar uzanır. Uydudan takip, sürüklenen şamandıralar, demirleyen gemiler, planörler . <br />
<br />
Bu yerinde aletler (3.000'den fazla), küresel okyanusun ilk 300 metresindeki sıcaklıkları ve diğer özellikleri kaydeder.<br />
<br />
Yukarıdaki görselleştirme Ocak 2015 ile Aralık 2016 arasında Pasifik Okyanusunun bir kesitini göstermektedir. <br />
Sıcaklık anomalilerini gösterir; yani yüzeydeki ve derinlikteki sıcaklıkların uzun vadeli ortalamaların altında veya üstünde kaldığı anlamına gelir. <br />
<br />
Derinlikteki ılık suyun Mart 2015'ten sonra batıdan doğuya doğru hareket etmeye başladığını ve 2015'in sonuna kadar doruğa ulaştığına dikkat edin. (Batı Pasifik normalden daha serin bir şekilde büyür.) Mart 2016'ya kadar soğuk su, La-Niña'yı uyandırarak hafifçe  doğuya doğru hareket etmesine neden olmuş. <br />
Doğu Pasifik'te 2016'nın sonundatekrar ısınmaya başlar.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz Yüzey Sıcaklıkları</span></span><br />
<br />
Yüzlerce yıldır, su yüzeyine yakın sıcaklık ölçen gemiler, daha yakın zamanda şamandıra ve üzerinde aletlerle ölçümler yapılmıştır. <br />
<br />
1970'lerin sonlarından bu yana, uydular, yüzen ölçümlerin yapılabildiği tekil noktalar arasındaki boşlukları doldurarak , okyanus yüzey sıcaklıklarının küresel bir görünümünü sağladı.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/ssta_vir_2015305.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño, ortalamanın üzerinde ekvatoral deniz yüzeyi sıcaklıkları ile ilişkilidir. El Niño'nun sıcaklığı Kasım 2015 haritasında açıkça görülüyor. (NASA Dünya Gözlemevi, Coral Reef Watch’dan gelen verileri kullanarak Joshua Stevens’ haritaladı.)</span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">düzenleme, snowserkan</span><br />
<br />
Radyometreler kızılötesi ve mikrodalga emisyonlarının gücünü algılar. (suyun üstündeki birkaç milimetre.)<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki haritalar, Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklık anomalilerini 2015 kış ve sonbahardan itibaren göstermektedir. <br />
Haritalar mutlak sıcaklıkları göstermemektedir; bunun yerine, yüzey suyu sıcaklıklarının uzun vadeli (30 yıllık) bir ortalama ile karşılaştırıldığında ne kadar üstünde (kırmızı) veya altında (mavi) olduğunu gösterirler. <br />
<br />
Haritalar NOAA, NASA ve Güney Florida Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından toplanan çoklu uydu analizinden elde edilen verilerle oluşturulmuştur.<br />
<br />
Pasifik’in El Niño eyaletinde olup olmadığına karar verirken, NOAA’daki klimatologlar, Niño 3.4 bölgesi (120 ° - 170 ° Batı arasında) olarak adlandırılan doğu-orta tropikal Pasifik’teki deniz yüzey sıcaklıklarını inceler . <br />
<br />
Bir El Niño, ardışık beş ay boyunca ortalama sıcaklığın uzun vadeli ortalamanın üstünde 0,5 derece Santigrattan fazla kaldığı durumlarda ilan edilir. <br />
<br />
1997-98 ve 2015-16 yıllarında, deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın üstünde 2,5 santigrat dereceden fazla yükseldi.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz yüzeyi yüksekliği</span></span><br />
<br />
Batı Pasifik'te deniz seviyesi doğal olarak daha yüksektir; Aslında, normalde Endonezya yakınlarında Ekvator'dan yaklaşık 40 ila 50 santimetre  daha yüksektir. <br />
<br />
Bu farkın bir kısmı, ağırlıklı olarak Pasifik Okyanusu boyunca doğudan batıya doğru esen, Asya ve Okyanusya'ya su biriktiren tropik ticaret rüzgarlarından kaynaklanmaktadır. <br />
<br />
Bunların bir kısmı aynı zamanda su içinde depolanan ısı nedeni iledir, bu nedenle deniz yüzeyinin yüksekliğini ölçmek, suyun ısı içeriğini ölçmek için iyi bir yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/ssha_js2_2015.gif?resize=219%2C219" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">S</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">u ısınırken genişler, okyanusun yüzeyinin yükselmesine neden olur. </span></span><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi haritası, Stevens Stevens, Akiko Kayashi ve Bill Patzert tarafından sağlanan Jason-2 verilerini kullanarak, NASA / JPL Okyanus Yüzeyi Topografya Ekibi.)</span></span></span><br />
<br />
Deniz yüzeyi sıcaklıkları uzaydan  dünyadaki nesneler ve yüzeylerin yaydığı elektromanyetik enerjiyi (çoğunlukla ışık ve ısı) tespit eden radyometrelerle ölçülür . <br />
<br />
Okyanuslar söz konusu olduğunda, NOAA hava uyduları üzerindeki Gelişmiş Çok Yüksek Çözünürlüklü Radyometre ( AVHRR ) ve NASA'nın Terra ve Aqua uydularındaki Orta Çözünürlüklü Görüntüleme Spektroradometresi ( MODIS ) uyduları yukarıdaki animasyon, OSTM / Jason-2 uydusundaki altimetre tarafından ölçülen ve NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'deki bilim adamları tarafından analiz edilen Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi yüksekliklerini karşılaştırıyor. <br />
<br />
Deniz yüzeyi yüksekliği anormalliklerini veya suyun normal deniz seviyesinin altında veya üstünde durduğunu gösterir. <br />
Kırmızı tonları, okyanusun daha yüksek olduğunu gösterir çünkü daha sıcak su daha fazla hacim dolduracak şekilde genişler (ısıl genleşme). <br />
<br />
Mavinin tonları deniz seviyesinin ve sıcaklıkların ortalamanın altında olduğunu gösterir (su kasılması). Normal deniz seviyesi koşulları beyaz olarak görünmektedir.<br />
<br />
Deniz yüzeyindeki yüksekliklerin 2015 yılına kadar değiştiğini izlerken, okyanusun doğusunda hareket eden daha sıcak su darbelerine dikkat edin. <br />
<br />
Ticaret rüzgarları zayıflaığında ve  batıdan estiğinde, batı Pasifik'ten gelen ılık su, doğudan  biraz fazla  derin dalgalar ( Kelvin dalgaları ) oluşturur . <br />
<br />
Doğuda ılık su toplanırken, ılık yüzey tabakasını derinleştirir, termoklin azalır ve genellikle Amerika'nın Pasifik kıyılarındaki suları daha serin tutan doğal yükselişi bastırır. ( Bu olayı görmek için su altı sıcaklığı animasyonuna tekrar bakın.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Okyanus rengi</span></span><br />
<br />
El Niño'dan dolayı sıcaklıklar değiştikçe, diğer etkiler okyanusta başlar. Doğu Pasifik'te ılık su dalgalanması, yüzey sularını derin okyanus sularından ayıran ince tabaka olan termoklin'i derinleştirir. <br />
<br />
Yüzeyde daha kalın bir tabaka oluşturan ılık su katmanı, genellikle bölgedeki zengin balıkçılığı destekleyen daha serin ve besin açısından zengin suların normal olarak kullanılmasını engeller . <br />
<br />
Besin kaynağı arzındaki bu kayıp, çoğu fitoplanktonda bulunan yeşil pigment olan deniz yüzeyi klorofil konsantrasyonlarının düşmesinde belirgindir . <br />
<br />
Oksijen ve karbon içeriği gibi su özelliklerinde meydana gelen değişiklikler deniz yaşamını da etkiler.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/chloro_amo_2015273.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Fitoplankton varlığında klorofil konsantrasyonları yükselir ve düşer. 2015 yılındaki El Niño'da, fitoplanktonların Pasifik Okyanusu'nda yeşerdiği yerlerde su sıcaklıkları değişti. (NASA Dünya Gözlemevi, MODIS , NASA OceanColor Web ve SeaDAS'tan gelen verileri kullanıldı, haritalayan:Joshua Stevens ve Stephanie Schollaert Uz )</span><br />
<br />
Yukarıdaki görüntüler Ekim 2014 ve 2015'te görüldüğü gibi Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi klorofilini karşılaştırmaktadır. Yeşil tonları daha fazla klorofil ve çoğalan fitoplanktonu göstermektedir. <br />
Mavinin tonları daha az klorofil ve daha az fitoplanktonu gösterir. <br />
<br />
Tarihsel gözlemler, daha az fitoplanktonun mevcut olması durumunda, plankton ile beslenen balıkların ve küçük olanlarla beslenen daha büyük balıkların, büyük ölçüde azalmış bir besin kaynağına sahip olduğunu göstermiştir. <br />
<br />
Çoğu aşırı El Niño'da balık stoklarındaki düşüş, kıtlığa neden oldu ve Galapagos penguenleri, deniz iguanları ve deniz aslanları gibi deniz hayvanları için  nüfus dramatik boyutta azaldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yüzey rüzgarları</span></span><br />
<br />
El Niño etkinliği sırasında Pasifik havzasında rüzgarların ve suların davranışı sıkıca iç içe geçmiş durumda. <br />
NOAA'nın Pasifik Denizcilik Çevre Laboratuarı'ndan Michael McPhaden, “Bu meşhur tavuk-yumurta problemi gibi” diyor. “El Niño yılı boyunca, ekvator boyunca rüzgarları zayıflatmak, rüzgarların daha da zayıflamasına yol açan sıcak su, yüzey sıcaklıklarının ısınmasına neden oldu.”<br />
<br />
Aşağıdaki görüntü, rüzgarların baskın yönünü ve NASA'nın RapidScat cihazı tarafından gözlemlendiği gibi okyanus yüzeyine yakın yoğunluklarındaki değişimleri göstermektedir. <br />
<br />
Oklar, ana rüzgar yönünün Ocak 2015'ten Ocak 2016'ya nasıl değiştiğini göstermektedir. <br />
Rüzgar hızındaki değişim, deniz mavisi yeşil alanlarda yükselen ve mor bölgelerde azalan yüzey rüzgar hızlarında renklerle temsil edilmektedir.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_rsc_2016-2015.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Bir El Niño sırasında, rüzgar desenleri tüm Pasifik Okyanusu boyunca kaymaktadır. En önemlisi, doğu tropik Pasifik'te daha zayıf (mor) olurlar ve sıcak yüzey suyunun Amerika'ya doğru hareket etmelerine izin verir ( Jet Propulsion Laboratory'den RapidScat, harita: NASA'dan Joshua Stevens)</span><br />
<br />
<br />
El Niño sinyali,  batı tropik ve orta Pasifik'teki doğudan esen rüzgarlarda belirgindir. <br />
Ekvatorun yakınındaki rüzgarlar (5 ° Kuzey - 5 ° Güney), batı ve orta Pasifik'te batıdan doğuya daha kuvvetli bir şekilde esti; bu arada, doğu (doğudan batıya) ticaret rüzgarları Amerika'nın yakınlarında zayıfladı. <br />
<br />
Bu rüzgâr değişimleri, ılık su darbelerinin 2015 boyunca Asya'dan Amerika'ya yayılmasını sağladı. <br />
Sinyal ayrıca Doğu Pasifik'te bir yakınsamada ortaya çıkıyor; yani, tropik bölgelerdeki rüzgarlar (23 ° N - 23 ° S) genellikle ekvatora doğru hareket ediyordu. <br />
<br />
Bu, sıcak yüzey sularının yoğun buharlaşmayı ve yükselen havayı arttırdığı yoğun taşınımı yansıtır. ( 1. sayfadaki Walker sirkülasyon resmine bakın .) Sonuç olarak, yükselen havayı değiştirmek için yeni hava kütleleri ekvator'a doğru hareket eder.<br />
<br />
Diğer değişiklikler ekvatordan uzakta gerçekleşti; bilim adamları bunlara telekonferans olarak bakmaktadır. <br />
Örneğin, RapidScat kuzeydoğu Pasifik'te normalden daha güçlü atmosferik dolaşımın ( Hadley hücresi ) sonucu olabilecek güçlü bir saat yönünde dönen (anti-siklonik) rüzgar anomalisi tespit etti . <br />
Yani, orta tropik Pasifik'in süper ısıtılmış sularının üzerine yükselen hava, normal yoğunluktan daha yüksek enlemlerde yüzeye geri döndü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bulutluluk ve Yağış</span></span><br />
<br />
El Niño Pasifik'teki ısı ve rüzgar dağılımını değiştirerek, aylarca mevsimlere göre yağış düzenlerini değiştirir . <br />
Sıcak okyanus yüzeyi üstündeki atmosferi ısıtırken nem bakımından zengin hava yükselir ve yağmur bulutlarına dönüşür. <br />
Bu nedenle, yağışların çoğunluğu nötr yıllarda batı Pasifik sıcak havuzunda meydana gelme eğilimindeyken, El Niño etkinliği sırasında orta ve doğu Pasifik bölgesinde çok daha fazla gelişme görülüyor.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/clouds_tmo_201501-201511.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño okyanusun yüzey sıcaklıklarını etkilediği gibi, bulutların Pasifik üzerindeki yerlerini ve yerlerini de değiştirir. (NASA Dünya Gözlemevi, NASA Dünya Gözlemleri'nden elde edilen veriler kullanılarak oluşturuldu. Harita: Joshua Stevens .)</span><br />
<br />
NASA'nın Aqua uydusundaki MODIS cihazı ile ölçüldüğü üzere Ocak ve Kasım 2015'te Pasifik Okyanusu üzerinde bulut fraksiyonunu gösteriyor. <br />
<br />
Veriler, gökyüzünün belirli bir bölgedeki bulutlarla ne sıklıkta ve ne kadar dolu olduğunu göstermektedir. <br />
Bulutluluk, okyanus yüzeyinden atmosfere yükselen nemin bir sonucudur. <br />
Bir El Niño'da (Kasım görüntüsü), Doğu Pasifik'te bulut örtüsü, sıcak suyun atmosfere daha fazla nem ve ısı salması nedeniyle artar. <br />
<br />
Bu bulutlar daha fazla yağmura neden olabilir, ancak gündüzleri suyu da gölgeler ve geceleri yüzeye yakın yerlerde ısı tutarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">El Niño İnsan Tarihi</span></span><br />
<br />
El Niño, fenomeni keşfedilmeden çok önce tanımlanmış ve isimlendirilmiştir. <br />
Yüzyıllar boyunca, Perulu balıkçılar kuzey ve batıdaki akıntıların serin, besin açısından zengin suları derinden çektikleri Güney Amerika Pasifik kıyılarında bir ödül aldı. <br />
<br />
Ancak her sıklıkta, akımlar durur ya da dönerdi; tropiklerden gelen ılık su, balığı uzaklaştıracak ve ağları boş bırakacaktır. Bu periyodik sıcak periyot en çok Aralık veya Ocak aylarında göze çarpıyordu - Noel döneminde, “erkek çocuğun” doğuşu.<br />
<br />
El Niño'nun ilk bilimsel tanımlarından bazıları, 1890'larda Lima Coğrafya Kurumu ile Uluslararası Coğrafya Kongresi arasındaki alışverişlerde geldi. <br />
<br />
Ancak El Niño'nun kökleri, Nasıralı İsa'nın doğuşundan veya Perulu balıkçılarının gelmesinden çok önce, tarihe uzanıyor. Mercan örneklerinde ve diğer paleoiklim göstergelerinde son Buzul Çağı'ndan bu yana ılık denizlerin ve artan yağışların kimyasal imzaları tespit edilmiştir . Bu su ve rüzgar değişimleri paterni on binlerce yıldır devam ediyor.<br />
<br />
Yerbilimciler, tarihçiler ve arkeologlar, El Niño’nun Moche, İnka ve Amerika’daki diğer kültürler de dahil olmak üzere birçok eski uygarlığın ölümü ya da bozulmasında rol oynadığı teorisini verdi . <br />
<br />
Ancak El Niño'nun kaydedilen tarihi, gerçekten de 1500'lerde başlıyor, Avrupa kültürleri Yeni Dünya'ya ulaştı ve yerli Amerikan kültürleriyle tanıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">16 inci yüzyıl</span></span><br />
Tarihsel araştırmalar, İnkalar ve Peru’nun İspanyol fethine El Niño koşulları tarafından yardım edilmiş olabileceğini göstermiştir. <br />
<br />
Francisco Pizarro, 1524’te Güney Amerika’nın batı kıyısı boyunca Panama’dan ilk seferine geçtiğinde ilerlemesi yavaşladı ve nihayetinde kuzeye akan kıyı akımlarının şeklini takip eden inatçı güney ve güneydoğu rüzgarları tarafından durduruldu. <br />
Ancak 1525-26'da Pizarro, tarihte El Niño'nun yazarı Coğrafyacı Cesar Caviedes'e göre kıyı boyunca daha da uzağa doğru gitti <br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pizarro_map.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color">Francisco Pizarro'nun keşif gezileri, fethinin El Niño'nun rüzgarlarına yardım edebileceğini ima ediyor. </span><span style="color: #999999;" class="mycode_color">Pizarro ve fetihlerinin ilerlemesi, 1532'deki El Niño'da  başarılı oldu. (NASA Dünya Gözlemevi Haritası, Joshua Stevens.)</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18 inci yüzyıl</span><br />
1789 ile 1792 arasında, Güney Asya'daki muson, tarihi ve bilimsel kayıtlara göre, birçok kez başarısız oldu. <br />
Bazıları Asya muson desenlerinden ve El Niño'dan etkilenen veya bunlarla çakışan iklim koşullarına maruz kalan bazı modellerin Avrupa'daki fırtına izlerini ve batı rüzgarlarını etkilediğine dair kanıtlar var. Bazı araştırmacılara göre, iklim anomalileri ve olağandışı hava koşullarının birleşimi, Avrupa'da mahsul bozulmalarına neden oldu ve 1789 Fransız Devrimi'nde patlayan bazı huzursuzluklara zemin hazırladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">19 inci yüzyıl</span><br />
Geç Viktorya Dönemi Soykırımları kitabında , tarihçi Mike Davis, 19. yüzyılın sonlarında en az üç büyük kıtlığın El Niño ile bağlantılı olduğunu öne sürüyor. <br />
<br />
Aşırı hava koşulları ve muson dolaşımının çöküşü - diğerleri arasında İngiliz ve Hintli yetkililer tarafından belgelenen desenler - 1876-78, 1896-97 ve 1899-1900 yıllarında büyük kuraklık ve birkaç sel yaşanmasına neden oldu. <br />
<br />
Hindistan, Çin ve Brezilya'da diğer ülkelerin yanı sıra 30 ila 60 milyon kişi öldü; yüz milyonlarca insan açlıktan ve sosyal ve siyasi çekişmelerden acı çekti. <br />
<br />
Avrupa sömürgeciliği ve laissez'in yaygınlaşması, kapitalizmin bu felaketlerde önemli rol oynamasına rağmen, El Niño ve La Niña'nın küresel erişimi (büyük olasılıkla) büyük kuraklıkları, ekin başarısızlıklarını ve sıtma salgınlarını teşvik etti.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_currents_1856.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Alexander Keith Johnson'ın bu 1856 haritası, o zamanlar bildikleri gibi doğu Pasifik'teki sıcaklıkları, akımları ve gemi rotalarını gösteriyor. <span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(Cr</span>eative Commons lisansı altında kullanılan kırpılmış görüntü , David Rumsey Harita Koleksiyonu izniyle .)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">20 inci yüzyıl</span></span><br />
<br />
<br />
1920'lerde, İngiltere'den nakledilen bir istatistikçi ve fizikçi bu küresel hava fenomeninin büyük resmini bir araya getirmeye başladı. <br />
<br />
Hindistan'daki Rasathaneler Müdürü olarak çalışırken ve musonu inceleyen Gilbert Walker , "Pasifik Okyanusu'ndaki baskı yüksek olduğunda, Hint Okyanusu'nda Afrika'dan Avustralya'ya kadar düşük olma eğiliminde olduğunu; (alanlar ve yağışlar baskı karşısında ters yönde değişiyor. " )<br />
<br />
Alternatif atmosferik hava modelini " Güney Salınımı " olarak adlandırdı ve tropikal Pasifik'teki yüksekliğin Hint Okyanusu'ndaki alçaklara denk geldiğine dikkat çekti.<br />
<br />
Kaliforniya doğumlu Los Angeles'taki meteoroloji departmanının kurulmasına yardım eden Norveç doğumlu bir bilim adamı olan Jacob Bjerknes'in Pasifik sularında değişen sıcak ve soğuk su desenleri ile Pasifik sularında tanımlanan atmosferik dolaşım arasındaki son bağlantıyı kurmasından önceki 40 yıl daha olacaktı.<br />
 Walker. Tüm örüntü ENSO veya El Niño-Southern Salınımı olarak bilinir ve La Niña olarak bilinen kardeş fenomenini içerir.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/chilean_sardines.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Nisan 2016'da Şili kıyılarında yaklaşık 8.000 ton sardalya ölmüş ; bu durum muhtemelen El Niño'nun okyanusta meydana gelen değişikliklerinin sonucudur.</span></span><br />
<br />
20. yüzyılda en az 26 El Niño kaydedildi ve her biri bilim adamlarının ilgisini çeken ve ekonomilerden dalgalanmalar gönderen kendi şartlarını getirdi. Örneğin, 1957-58'deki El Niño, Kaliforniya'daki yosun ormanlarına ciddi zararlar vermiştir. 1965-66’daki bir başka olay Peru’daki guano (gübre) pazarını düşürdü ve ayrıca soya fasulyesinin hayvan yemi (balık unu yerine) kullanımını teşvik etti. <br />
<br />
1972-73'te hamsi nüfusu çöktü ve milyonlarca deniz kuşunun ölümüne ve Peru ekonomisi ve hükümeti üzerinde istikrarsızlaştırıcı etkilere yol açtı.<br />
<br />
1982-83'te, gerçek zamanlı eğitim alan ilk büyük El Niño, Noel Adası'ndaki deniz kuşları yavrularını bıraktı ve umutsuz yiyecek arayışı içinde Pasifik'in üzerinden uçtu. Peru’daki kürklü fok ve deniz aslanı nüfusunun yaklaşık yüzde 25’i açlıktan öldü.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/kresan_santacruz_1983.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">1983 El Niño'nun yağmurlarıyla taşmış olan Santa Cruz Nehri, Tucson, Arizona yakınlarında dolaşıyor. (Fotoğraf, Peter L. Kresan, Arizona Üniversitesi / ABD Jeoloji Araştırması'ndan alınmıştır .)</span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">güncelleme devam edecek...</span></span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Pasifik Rüzgarı ve Mevcut Değişiklikler Sıcak, Vahşi Hava Getiriyor</span><br />
<br />
Gezegenimizde nelerin birbiriyle bağlantılı olduğunu anlamak istiyorsanız (bir yerdeki desenlerin ve olayların dünyayı nasıl yarı yarıya etkileyebilir) El Niño'yu inceleyin.<br />
<br />
Ekvator Pasifik'teki rüzgar ve su akımlarındaki epizodik (Ara sıra meydana gelen) değişimler, Endonezya ve Hindistan'daki musonu durdurarak ve  adeta bu bölgeyi kuruturken Güney Amerika çölünde su baskınlarına neden olabilir . <br />
<br />
Pasifik'teki kasırgaları ve tayfunları destekleyen atmosferik dolaşım düzenleri aynı zamanda Atlantik'i alt üst edebilir. <br />
Okyanusun bir bölgesindeki balık popülasyonları adeta bitebilir, diğer bölgelerde ise normallerin çok ötesine büyür ve yayılır .<br />
<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_goe_2015244.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color">GOES-West uydusu, El Niño etkinliği sırasında 1 Eylül 2015'te Pasifik'te oluşan dört tropikal siklon gözlemledi. </span><span style="color: #999999;" class="mycode_color">(NASA / NOAA GOES Projesi'nin izniyle.)</span></span><br />
<br />
<br />
Bir El Niño etkinliği sırasında, Orta ve Doğu Pasifik Okyanusundaki yüzey suları normalden önemli ölçüde ısınır. <br />
Bu değişim, atmosfere ve engin Pasifik üzerinden esen rüzgarlara yakından bağlıdır. <br />
<br />
Ticaret rüzgarları (Alizeler) (Amerika'dan Asya'ya doğru esen) durma noktasına gelir ve hatta batıya dönebilir. <br />
Bu, büyük ılık su kütlelerinin Batı Pasifik'ten Amerika'ya doğru akmasını sağlar . <br />
Aynı zamanda , ekvator boyunca ve Güney ve Orta Amerika'nın batı kıyısı boyunca daha serin, besin açısından zengin suların derinlemesine kapanmasını veya tersine dönebilen okyanus akıntılarının azalmasını da azaltır .<br />
<br />
Havanın tropikal Pasifik Okyanusunun üstündeki dolaşımı, okyanus ısısının muazzam yeniden dağıtımına tepki verir. <br />
Doğu Pasifik'teki tipik güçlü yüksek basınç sistemleri zayıflar, böylece doğu, orta ve batı Pasifik'teki atmosferik basınç dengesini değiştirir. <br />
<br />
Doğu rüzgarları kuru ve sabit olma eğilimindeyken, Pasifik batıları daha ılık ve nemli hava patlamalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/walker_circulation.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #cccccc;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Ekvator üzerindeki atmosferik dolaşım - Walker dolaşımı - El Niño'nun gelişiyle büyük ölçüde değişiyor. (NOAA / Climate.gov çizimleri )</span></span><br />
<br />
Pasifik havzasının oldukça ve gezegenin üçte birini kaplıyor - bu rüzgar ve nem değişimleri dünyanın her tarafına yayılıyor ve jet akıntıları (kuvvetli üst-seviye rüzgarları) gibi dolaşım kalıplarını bozuyor. <br />
<br />
Pasifik rüzgarlarındaki bu büyük değişikliklerin ve suların El Niño'yu başlattığını biliyoruz. <br />
Bilmediğimiz şey, değişimi tetikleyen şey. <br />
Bu değişimin tetiklenmesine neden olan şey hala bilimsel bir gizem olarak duruyor.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/elnino_jet_streams.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">El Niño genellikle Pasifik jet akımını değiştirir, doğuya doğru uzatır, daha ısrarcı yapar ve batı ABD ve Meksika'ya daha ıslak koşullar getirir. </span></span><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi örneklemesi.)</span></span><br />
<br />
<br />
Gizem olmayan şey, El Niñonun, dünyadaki en önemli hava üreten fenomenlerden biri olduğu, yazar Madeleine Nash'in bir zamanlar söylediği gibi, "ana hava üreticisi" . Değişen okyanus koşulları, Amerika'nın batı kıyılarındaki hava örneklerini ve deniz balıkçılığını bozar. <br />
<br />
Peru, Şili, Meksika ve güneybatı Amerika Birleşik Devletleri'nin kuru yağışsız bölgeleri genellikle yağmur ve karla kaplanır ve çorak çöllerin çiçeklerle kaplandığı bilinmektedir. <br />
<br />
Bu arada, Brezilya Amazonlarının ve kuzeydoğu ABD'nin daha yağışlı bölgeleri genellikle aylarca süren kuraklık dönemine girer.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/elnino_rainfall_chart.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #cccccc;" class="mycode_color"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Tipik olarak kuru bölgeler, güçlü bir El Niño'da yaklaşık iki kat daha fazla yağmur yaşayabilir. ( California-Nevada İklim Uygulamaları Programından elde edilen verileri kullanarak, Joshua Stevens'ın NASA Dünya Gözlemevi haritası .)</span></span><br />
<br />
<br />
El Niño olayları, her iki ila yedi yılda bir kabaca meydana gelir, çünkü sıcak devir, doğu Pasifik'teki bir soğutma şekli olan kardeşi La Niña ve nötr koşullarla düzensiz bir şekilde değişime uğrar. <br />
<br />
El Niño tipik olarak Kasım ve Ocak ayları arasında zirveye varabilse de, birikim aylar öncesinden tespit edilebilse de etkilerinin dünyanın dört bir yanına yayılması aylar alabilir.<br />
<br />
El Niño iklim değişikliğinden kaynaklanmasa da, Pasifik sularından atmosfere yükselen büyük miktarda ısı nedeniyle, çoğu zaman kayıtlarda en sıcak yılların bazılarını üretti. 1972-73, 1982-83, 1997-98 ve 2015-16 gibi başlıca El Niño olayları, geçen yarım asırdaki bazı sel, kuraklık, orman yangınları gibi olaylarından bazılarını arttırdı.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/graph_gis_2016.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño yıllar diğer yıllara göre daha sıcak olma eğilimindedir. ( Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü'nün verilerini kullanarak, NASA Dünya Gözlemevi haritası, Stevens Stevens </span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Düzenleme: snowserkan</span><br />
<br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">NASA, Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ve diğer bilimsel kurumlar, El Niño'yu birçok yönden izleyip incelemektedir. </span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Pasifik'in derinliklerindeki koşulları ölçen su altı şamandıralarından deniz yüzeyindeki yükseklikleri ve üzerindeki yüksek rüzgarları gözlemleyen uydular, artık bilim insanlarının bu korkunç hava koşullarını incelemek ve fikir edinmek için pek çok aracı var . </span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sualtı Sıcaklıkları ve Su Kütleleri</span></span><br />
<br />
Okyanus üniforma(koşulların bir çok yerde farklılaşması) değil. Sıcaklıklar, tuzluluk ve diğer özellikler kuzeyden güneye, doğudan batıya ve yüzeyden derinliklere kadar üç boyutta değişir. <br />
<br />
Kendi su altı hava formlarıyla denizler, ısı ve besin maddelerini okyanus havzalarında hareket ettiren cephelere ve dolaşım modellerine sahiptir. Yüzeye yakın değişiklikler genellikle derinliklerdeki değişikliklerle başlar.<br />
<br />
Tropikal Pasifik, Dünyadaki diğer bölgelerden daha fazla güneş ışığı alır ve bu enerjinin çoğu okyanusta ısı olarak depolanır. Nötr, normal koşullar altında, güneydoğu Asya ve Avustralya'nın suları daha ılıktır ve deniz seviyesi doğu Pasifik’te olduğundan daha yüksektir; bu ılık su batıya doğru itilir ve orada doğudaki ticaret rüzgarları (Alize) tarafından tutulur.<br />
<br />
<a href="https://www.youtube.com/watch?v=69N494UIlS" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">https://www.youtube.com/watch?v=69N494UIlS</a><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Okyanusun derinliklerindeki sıcaklık anomalileri, El Niño ve ardından gelen La Niña'nın parmak izlerini ortaya koyuyor. </span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi, Global Veri ve Asimilasyon Dairesi'nden gelen verileri kullanarak <span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Joshua Stevens tarafından görselleştirildi</span>.)</span><br />
<br />
<br />
Fakat bir El Niño modeli gelişip rüzgarları zayıflattığında, yerçekimi ılık suyun doğuya gitmesine neden olur. <br />
<br />
"Batı Pasifik ılık su havuzu" olarak adlandırılan bu kütle, okyanusun içinde bulunan demirli veya yüzer aletlerin görebileceği bir fenomen olan yaklaşık 200 metreye kadar derinliğe kadar uzanır. Uydudan takip, sürüklenen şamandıralar, demirleyen gemiler, planörler . <br />
<br />
Bu yerinde aletler (3.000'den fazla), küresel okyanusun ilk 300 metresindeki sıcaklıkları ve diğer özellikleri kaydeder.<br />
<br />
Yukarıdaki görselleştirme Ocak 2015 ile Aralık 2016 arasında Pasifik Okyanusunun bir kesitini göstermektedir. <br />
Sıcaklık anomalilerini gösterir; yani yüzeydeki ve derinlikteki sıcaklıkların uzun vadeli ortalamaların altında veya üstünde kaldığı anlamına gelir. <br />
<br />
Derinlikteki ılık suyun Mart 2015'ten sonra batıdan doğuya doğru hareket etmeye başladığını ve 2015'in sonuna kadar doruğa ulaştığına dikkat edin. (Batı Pasifik normalden daha serin bir şekilde büyür.) Mart 2016'ya kadar soğuk su, La-Niña'yı uyandırarak hafifçe  doğuya doğru hareket etmesine neden olmuş. <br />
Doğu Pasifik'te 2016'nın sonundatekrar ısınmaya başlar.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz Yüzey Sıcaklıkları</span></span><br />
<br />
Yüzlerce yıldır, su yüzeyine yakın sıcaklık ölçen gemiler, daha yakın zamanda şamandıra ve üzerinde aletlerle ölçümler yapılmıştır. <br />
<br />
1970'lerin sonlarından bu yana, uydular, yüzen ölçümlerin yapılabildiği tekil noktalar arasındaki boşlukları doldurarak , okyanus yüzey sıcaklıklarının küresel bir görünümünü sağladı.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/ssta_vir_2015305.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño, ortalamanın üzerinde ekvatoral deniz yüzeyi sıcaklıkları ile ilişkilidir. El Niño'nun sıcaklığı Kasım 2015 haritasında açıkça görülüyor. (NASA Dünya Gözlemevi, Coral Reef Watch’dan gelen verileri kullanarak Joshua Stevens’ haritaladı.)</span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">düzenleme, snowserkan</span><br />
<br />
Radyometreler kızılötesi ve mikrodalga emisyonlarının gücünü algılar. (suyun üstündeki birkaç milimetre.)<br />
<br />
<br />
Yukarıdaki haritalar, Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklık anomalilerini 2015 kış ve sonbahardan itibaren göstermektedir. <br />
Haritalar mutlak sıcaklıkları göstermemektedir; bunun yerine, yüzey suyu sıcaklıklarının uzun vadeli (30 yıllık) bir ortalama ile karşılaştırıldığında ne kadar üstünde (kırmızı) veya altında (mavi) olduğunu gösterirler. <br />
<br />
Haritalar NOAA, NASA ve Güney Florida Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından toplanan çoklu uydu analizinden elde edilen verilerle oluşturulmuştur.<br />
<br />
Pasifik’in El Niño eyaletinde olup olmadığına karar verirken, NOAA’daki klimatologlar, Niño 3.4 bölgesi (120 ° - 170 ° Batı arasında) olarak adlandırılan doğu-orta tropikal Pasifik’teki deniz yüzey sıcaklıklarını inceler . <br />
<br />
Bir El Niño, ardışık beş ay boyunca ortalama sıcaklığın uzun vadeli ortalamanın üstünde 0,5 derece Santigrattan fazla kaldığı durumlarda ilan edilir. <br />
<br />
1997-98 ve 2015-16 yıllarında, deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın üstünde 2,5 santigrat dereceden fazla yükseldi.<br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz yüzeyi yüksekliği</span></span><br />
<br />
Batı Pasifik'te deniz seviyesi doğal olarak daha yüksektir; Aslında, normalde Endonezya yakınlarında Ekvator'dan yaklaşık 40 ila 50 santimetre  daha yüksektir. <br />
<br />
Bu farkın bir kısmı, ağırlıklı olarak Pasifik Okyanusu boyunca doğudan batıya doğru esen, Asya ve Okyanusya'ya su biriktiren tropik ticaret rüzgarlarından kaynaklanmaktadır. <br />
<br />
Bunların bir kısmı aynı zamanda su içinde depolanan ısı nedeni iledir, bu nedenle deniz yüzeyinin yüksekliğini ölçmek, suyun ısı içeriğini ölçmek için iyi bir yardımcıdır.<br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/ssha_js2_2015.gif?resize=219%2C219" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">S</span><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">u ısınırken genişler, okyanusun yüzeyinin yükselmesine neden olur. </span></span><span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(NASA Dünya Gözlemevi haritası, Stevens Stevens, Akiko Kayashi ve Bill Patzert tarafından sağlanan Jason-2 verilerini kullanarak, NASA / JPL Okyanus Yüzeyi Topografya Ekibi.)</span></span></span><br />
<br />
Deniz yüzeyi sıcaklıkları uzaydan  dünyadaki nesneler ve yüzeylerin yaydığı elektromanyetik enerjiyi (çoğunlukla ışık ve ısı) tespit eden radyometrelerle ölçülür . <br />
<br />
Okyanuslar söz konusu olduğunda, NOAA hava uyduları üzerindeki Gelişmiş Çok Yüksek Çözünürlüklü Radyometre ( AVHRR ) ve NASA'nın Terra ve Aqua uydularındaki Orta Çözünürlüklü Görüntüleme Spektroradometresi ( MODIS ) uyduları yukarıdaki animasyon, OSTM / Jason-2 uydusundaki altimetre tarafından ölçülen ve NASA'nın Jet Propulsion Laboratory'deki bilim adamları tarafından analiz edilen Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi yüksekliklerini karşılaştırıyor. <br />
<br />
Deniz yüzeyi yüksekliği anormalliklerini veya suyun normal deniz seviyesinin altında veya üstünde durduğunu gösterir. <br />
Kırmızı tonları, okyanusun daha yüksek olduğunu gösterir çünkü daha sıcak su daha fazla hacim dolduracak şekilde genişler (ısıl genleşme). <br />
<br />
Mavinin tonları deniz seviyesinin ve sıcaklıkların ortalamanın altında olduğunu gösterir (su kasılması). Normal deniz seviyesi koşulları beyaz olarak görünmektedir.<br />
<br />
Deniz yüzeyindeki yüksekliklerin 2015 yılına kadar değiştiğini izlerken, okyanusun doğusunda hareket eden daha sıcak su darbelerine dikkat edin. <br />
<br />
Ticaret rüzgarları zayıflaığında ve  batıdan estiğinde, batı Pasifik'ten gelen ılık su, doğudan  biraz fazla  derin dalgalar ( Kelvin dalgaları ) oluşturur . <br />
<br />
Doğuda ılık su toplanırken, ılık yüzey tabakasını derinleştirir, termoklin azalır ve genellikle Amerika'nın Pasifik kıyılarındaki suları daha serin tutan doğal yükselişi bastırır. ( Bu olayı görmek için su altı sıcaklığı animasyonuna tekrar bakın.)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Okyanus rengi</span></span><br />
<br />
El Niño'dan dolayı sıcaklıklar değiştikçe, diğer etkiler okyanusta başlar. Doğu Pasifik'te ılık su dalgalanması, yüzey sularını derin okyanus sularından ayıran ince tabaka olan termoklin'i derinleştirir. <br />
<br />
Yüzeyde daha kalın bir tabaka oluşturan ılık su katmanı, genellikle bölgedeki zengin balıkçılığı destekleyen daha serin ve besin açısından zengin suların normal olarak kullanılmasını engeller . <br />
<br />
Besin kaynağı arzındaki bu kayıp, çoğu fitoplanktonda bulunan yeşil pigment olan deniz yüzeyi klorofil konsantrasyonlarının düşmesinde belirgindir . <br />
<br />
Oksijen ve karbon içeriği gibi su özelliklerinde meydana gelen değişiklikler deniz yaşamını da etkiler.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/chloro_amo_2015273.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Fitoplankton varlığında klorofil konsantrasyonları yükselir ve düşer. 2015 yılındaki El Niño'da, fitoplanktonların Pasifik Okyanusu'nda yeşerdiği yerlerde su sıcaklıkları değişti. (NASA Dünya Gözlemevi, MODIS , NASA OceanColor Web ve SeaDAS'tan gelen verileri kullanıldı, haritalayan:Joshua Stevens ve Stephanie Schollaert Uz )</span><br />
<br />
Yukarıdaki görüntüler Ekim 2014 ve 2015'te görüldüğü gibi Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi klorofilini karşılaştırmaktadır. Yeşil tonları daha fazla klorofil ve çoğalan fitoplanktonu göstermektedir. <br />
Mavinin tonları daha az klorofil ve daha az fitoplanktonu gösterir. <br />
<br />
Tarihsel gözlemler, daha az fitoplanktonun mevcut olması durumunda, plankton ile beslenen balıkların ve küçük olanlarla beslenen daha büyük balıkların, büyük ölçüde azalmış bir besin kaynağına sahip olduğunu göstermiştir. <br />
<br />
Çoğu aşırı El Niño'da balık stoklarındaki düşüş, kıtlığa neden oldu ve Galapagos penguenleri, deniz iguanları ve deniz aslanları gibi deniz hayvanları için  nüfus dramatik boyutta azaldı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Yüzey rüzgarları</span></span><br />
<br />
El Niño etkinliği sırasında Pasifik havzasında rüzgarların ve suların davranışı sıkıca iç içe geçmiş durumda. <br />
NOAA'nın Pasifik Denizcilik Çevre Laboratuarı'ndan Michael McPhaden, “Bu meşhur tavuk-yumurta problemi gibi” diyor. “El Niño yılı boyunca, ekvator boyunca rüzgarları zayıflatmak, rüzgarların daha da zayıflamasına yol açan sıcak su, yüzey sıcaklıklarının ısınmasına neden oldu.”<br />
<br />
Aşağıdaki görüntü, rüzgarların baskın yönünü ve NASA'nın RapidScat cihazı tarafından gözlemlendiği gibi okyanus yüzeyine yakın yoğunluklarındaki değişimleri göstermektedir. <br />
<br />
Oklar, ana rüzgar yönünün Ocak 2015'ten Ocak 2016'ya nasıl değiştiğini göstermektedir. <br />
Rüzgar hızındaki değişim, deniz mavisi yeşil alanlarda yükselen ve mor bölgelerde azalan yüzey rüzgar hızlarında renklerle temsil edilmektedir.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_rsc_2016-2015.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Bir El Niño sırasında, rüzgar desenleri tüm Pasifik Okyanusu boyunca kaymaktadır. En önemlisi, doğu tropik Pasifik'te daha zayıf (mor) olurlar ve sıcak yüzey suyunun Amerika'ya doğru hareket etmelerine izin verir ( Jet Propulsion Laboratory'den RapidScat, harita: NASA'dan Joshua Stevens)</span><br />
<br />
<br />
El Niño sinyali,  batı tropik ve orta Pasifik'teki doğudan esen rüzgarlarda belirgindir. <br />
Ekvatorun yakınındaki rüzgarlar (5 ° Kuzey - 5 ° Güney), batı ve orta Pasifik'te batıdan doğuya daha kuvvetli bir şekilde esti; bu arada, doğu (doğudan batıya) ticaret rüzgarları Amerika'nın yakınlarında zayıfladı. <br />
<br />
Bu rüzgâr değişimleri, ılık su darbelerinin 2015 boyunca Asya'dan Amerika'ya yayılmasını sağladı. <br />
Sinyal ayrıca Doğu Pasifik'te bir yakınsamada ortaya çıkıyor; yani, tropik bölgelerdeki rüzgarlar (23 ° N - 23 ° S) genellikle ekvatora doğru hareket ediyordu. <br />
<br />
Bu, sıcak yüzey sularının yoğun buharlaşmayı ve yükselen havayı arttırdığı yoğun taşınımı yansıtır. ( 1. sayfadaki Walker sirkülasyon resmine bakın .) Sonuç olarak, yükselen havayı değiştirmek için yeni hava kütleleri ekvator'a doğru hareket eder.<br />
<br />
Diğer değişiklikler ekvatordan uzakta gerçekleşti; bilim adamları bunlara telekonferans olarak bakmaktadır. <br />
Örneğin, RapidScat kuzeydoğu Pasifik'te normalden daha güçlü atmosferik dolaşımın ( Hadley hücresi ) sonucu olabilecek güçlü bir saat yönünde dönen (anti-siklonik) rüzgar anomalisi tespit etti . <br />
Yani, orta tropik Pasifik'in süper ısıtılmış sularının üzerine yükselen hava, normal yoğunluktan daha yüksek enlemlerde yüzeye geri döndü.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bulutluluk ve Yağış</span></span><br />
<br />
El Niño Pasifik'teki ısı ve rüzgar dağılımını değiştirerek, aylarca mevsimlere göre yağış düzenlerini değiştirir . <br />
Sıcak okyanus yüzeyi üstündeki atmosferi ısıtırken nem bakımından zengin hava yükselir ve yağmur bulutlarına dönüşür. <br />
Bu nedenle, yağışların çoğunluğu nötr yıllarda batı Pasifik sıcak havuzunda meydana gelme eğilimindeyken, El Niño etkinliği sırasında orta ve doğu Pasifik bölgesinde çok daha fazla gelişme görülüyor.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/clouds_tmo_201501-201511.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">El Niño okyanusun yüzey sıcaklıklarını etkilediği gibi, bulutların Pasifik üzerindeki yerlerini ve yerlerini de değiştirir. (NASA Dünya Gözlemevi, NASA Dünya Gözlemleri'nden elde edilen veriler kullanılarak oluşturuldu. Harita: Joshua Stevens .)</span><br />
<br />
NASA'nın Aqua uydusundaki MODIS cihazı ile ölçüldüğü üzere Ocak ve Kasım 2015'te Pasifik Okyanusu üzerinde bulut fraksiyonunu gösteriyor. <br />
<br />
Veriler, gökyüzünün belirli bir bölgedeki bulutlarla ne sıklıkta ve ne kadar dolu olduğunu göstermektedir. <br />
Bulutluluk, okyanus yüzeyinden atmosfere yükselen nemin bir sonucudur. <br />
Bir El Niño'da (Kasım görüntüsü), Doğu Pasifik'te bulut örtüsü, sıcak suyun atmosfere daha fazla nem ve ısı salması nedeniyle artar. <br />
<br />
Bu bulutlar daha fazla yağmura neden olabilir, ancak gündüzleri suyu da gölgeler ve geceleri yüzeye yakın yerlerde ısı tutarlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">El Niño İnsan Tarihi</span></span><br />
<br />
El Niño, fenomeni keşfedilmeden çok önce tanımlanmış ve isimlendirilmiştir. <br />
Yüzyıllar boyunca, Perulu balıkçılar kuzey ve batıdaki akıntıların serin, besin açısından zengin suları derinden çektikleri Güney Amerika Pasifik kıyılarında bir ödül aldı. <br />
<br />
Ancak her sıklıkta, akımlar durur ya da dönerdi; tropiklerden gelen ılık su, balığı uzaklaştıracak ve ağları boş bırakacaktır. Bu periyodik sıcak periyot en çok Aralık veya Ocak aylarında göze çarpıyordu - Noel döneminde, “erkek çocuğun” doğuşu.<br />
<br />
El Niño'nun ilk bilimsel tanımlarından bazıları, 1890'larda Lima Coğrafya Kurumu ile Uluslararası Coğrafya Kongresi arasındaki alışverişlerde geldi. <br />
<br />
Ancak El Niño'nun kökleri, Nasıralı İsa'nın doğuşundan veya Perulu balıkçılarının gelmesinden çok önce, tarihe uzanıyor. Mercan örneklerinde ve diğer paleoiklim göstergelerinde son Buzul Çağı'ndan bu yana ılık denizlerin ve artan yağışların kimyasal imzaları tespit edilmiştir . Bu su ve rüzgar değişimleri paterni on binlerce yıldır devam ediyor.<br />
<br />
Yerbilimciler, tarihçiler ve arkeologlar, El Niño’nun Moche, İnka ve Amerika’daki diğer kültürler de dahil olmak üzere birçok eski uygarlığın ölümü ya da bozulmasında rol oynadığı teorisini verdi . <br />
<br />
Ancak El Niño'nun kaydedilen tarihi, gerçekten de 1500'lerde başlıyor, Avrupa kültürleri Yeni Dünya'ya ulaştı ve yerli Amerikan kültürleriyle tanıştı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">16 inci yüzyıl</span></span><br />
Tarihsel araştırmalar, İnkalar ve Peru’nun İspanyol fethine El Niño koşulları tarafından yardım edilmiş olabileceğini göstermiştir. <br />
<br />
Francisco Pizarro, 1524’te Güney Amerika’nın batı kıyısı boyunca Panama’dan ilk seferine geçtiğinde ilerlemesi yavaşladı ve nihayetinde kuzeye akan kıyı akımlarının şeklini takip eden inatçı güney ve güneydoğu rüzgarları tarafından durduruldu. <br />
Ancak 1525-26'da Pizarro, tarihte El Niño'nun yazarı Coğrafyacı Cesar Caviedes'e göre kıyı boyunca daha da uzağa doğru gitti <br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pizarro_map.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="color: #999999;" class="mycode_color">Francisco Pizarro'nun keşif gezileri, fethinin El Niño'nun rüzgarlarına yardım edebileceğini ima ediyor. </span><span style="color: #999999;" class="mycode_color">Pizarro ve fetihlerinin ilerlemesi, 1532'deki El Niño'da  başarılı oldu. (NASA Dünya Gözlemevi Haritası, Joshua Stevens.)</span></span><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18 inci yüzyıl</span><br />
1789 ile 1792 arasında, Güney Asya'daki muson, tarihi ve bilimsel kayıtlara göre, birçok kez başarısız oldu. <br />
Bazıları Asya muson desenlerinden ve El Niño'dan etkilenen veya bunlarla çakışan iklim koşullarına maruz kalan bazı modellerin Avrupa'daki fırtına izlerini ve batı rüzgarlarını etkilediğine dair kanıtlar var. Bazı araştırmacılara göre, iklim anomalileri ve olağandışı hava koşullarının birleşimi, Avrupa'da mahsul bozulmalarına neden oldu ve 1789 Fransız Devrimi'nde patlayan bazı huzursuzluklara zemin hazırladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">19 inci yüzyıl</span><br />
Geç Viktorya Dönemi Soykırımları kitabında , tarihçi Mike Davis, 19. yüzyılın sonlarında en az üç büyük kıtlığın El Niño ile bağlantılı olduğunu öne sürüyor. <br />
<br />
Aşırı hava koşulları ve muson dolaşımının çöküşü - diğerleri arasında İngiliz ve Hintli yetkililer tarafından belgelenen desenler - 1876-78, 1896-97 ve 1899-1900 yıllarında büyük kuraklık ve birkaç sel yaşanmasına neden oldu. <br />
<br />
Hindistan, Çin ve Brezilya'da diğer ülkelerin yanı sıra 30 ila 60 milyon kişi öldü; yüz milyonlarca insan açlıktan ve sosyal ve siyasi çekişmelerden acı çekti. <br />
<br />
Avrupa sömürgeciliği ve laissez'in yaygınlaşması, kapitalizmin bu felaketlerde önemli rol oynamasına rağmen, El Niño ve La Niña'nın küresel erişimi (büyük olasılıkla) büyük kuraklıkları, ekin başarısızlıklarını ve sıtma salgınlarını teşvik etti.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/pacific_currents_1856.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Alexander Keith Johnson'ın bu 1856 haritası, o zamanlar bildikleri gibi doğu Pasifik'teki sıcaklıkları, akımları ve gemi rotalarını gösteriyor. <span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">(Cr</span>eative Commons lisansı altında kullanılan kırpılmış görüntü , David Rumsey Harita Koleksiyonu izniyle .)</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">20 inci yüzyıl</span></span><br />
<br />
<br />
1920'lerde, İngiltere'den nakledilen bir istatistikçi ve fizikçi bu küresel hava fenomeninin büyük resmini bir araya getirmeye başladı. <br />
<br />
Hindistan'daki Rasathaneler Müdürü olarak çalışırken ve musonu inceleyen Gilbert Walker , "Pasifik Okyanusu'ndaki baskı yüksek olduğunda, Hint Okyanusu'nda Afrika'dan Avustralya'ya kadar düşük olma eğiliminde olduğunu; (alanlar ve yağışlar baskı karşısında ters yönde değişiyor. " )<br />
<br />
Alternatif atmosferik hava modelini " Güney Salınımı " olarak adlandırdı ve tropikal Pasifik'teki yüksekliğin Hint Okyanusu'ndaki alçaklara denk geldiğine dikkat çekti.<br />
<br />
Kaliforniya doğumlu Los Angeles'taki meteoroloji departmanının kurulmasına yardım eden Norveç doğumlu bir bilim adamı olan Jacob Bjerknes'in Pasifik sularında değişen sıcak ve soğuk su desenleri ile Pasifik sularında tanımlanan atmosferik dolaşım arasındaki son bağlantıyı kurmasından önceki 40 yıl daha olacaktı.<br />
 Walker. Tüm örüntü ENSO veya El Niño-Southern Salınımı olarak bilinir ve La Niña olarak bilinen kardeş fenomenini içerir.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/chilean_sardines.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">Nisan 2016'da Şili kıyılarında yaklaşık 8.000 ton sardalya ölmüş ; bu durum muhtemelen El Niño'nun okyanusta meydana gelen değişikliklerinin sonucudur.</span></span><br />
<br />
20. yüzyılda en az 26 El Niño kaydedildi ve her biri bilim adamlarının ilgisini çeken ve ekonomilerden dalgalanmalar gönderen kendi şartlarını getirdi. Örneğin, 1957-58'deki El Niño, Kaliforniya'daki yosun ormanlarına ciddi zararlar vermiştir. 1965-66’daki bir başka olay Peru’daki guano (gübre) pazarını düşürdü ve ayrıca soya fasulyesinin hayvan yemi (balık unu yerine) kullanımını teşvik etti. <br />
<br />
1972-73'te hamsi nüfusu çöktü ve milyonlarca deniz kuşunun ölümüne ve Peru ekonomisi ve hükümeti üzerinde istikrarsızlaştırıcı etkilere yol açtı.<br />
<br />
1982-83'te, gerçek zamanlı eğitim alan ilk büyük El Niño, Noel Adası'ndaki deniz kuşları yavrularını bıraktı ve umutsuz yiyecek arayışı içinde Pasifik'in üzerinden uçtu. Peru’daki kürklü fok ve deniz aslanı nüfusunun yaklaşık yüzde 25’i açlıktan öldü.<br />
<br />
<img src="https://snowserkan.files.wordpress.com/2019/09/kresan_santacruz_1983.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">1983 El Niño'nun yağmurlarıyla taşmış olan Santa Cruz Nehri, Tucson, Arizona yakınlarında dolaşıyor. (Fotoğraf, Peter L. Kresan, Arizona Üniversitesi / ABD Jeoloji Araştırması'ndan alınmıştır .)</span><br />
<br />
<span style="font-size: x-small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">güncelleme devam edecek...</span></span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lut gölü (Ölü Deniz)]]></title>
			<link>https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=678</link>
			<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 15:33:20 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://snowserkan.com.tr/forum/showthread.php?tid=678</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Lut gölü ve onun Tuzlu yapısı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><img src="https://i.hizliresim.com/BOA2Ev.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Lut gölünün sadece tuzlu bir göl olduğunu söylemek, Çin Seddi'ni bir tuğla yığını olarak adlandırmak gibidir - ne kadar benzersiz olduğunu tam olarak anlatamayız.</span><br />
</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz (Lut Gölü), dünyanın ikinci en tuzlu gölüdür. Yüzeyi ve kıyıları, su veya buz altında olmayan herhangi bir kara kütlesinin dışında ki en düşük kotundadır (yüzey rakımı yaklaşık  -435 metre'dir ). Yüzde 30'un üzerinde bir tuz konsantrasyonuyla, göl suyu okyanuslardan neredeyse 10 kat daha tuzludur. Kumla karıştırılmış zeytinyağı gibidir, su o kadar yoğundur ki, insanlar çaba harcamadan yüzerler. Tuzluluk, herhangi bir bitkinin veya hayvanın hayatta kalmasını zorlaştırır - dolayısıyla Ölü Deniz denmeside  buradan gelmektedir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En üstteki görüntü, Landsat 8 uydusunda Operasyonel Kara Görüntüleyici tarafından 21 Temmuz 2019'da gözlemlendi, resimde Ölü Deniz ve Ürdün Rift Vadisi gösterilmektedir . Gölün güney ucundaki yeşil dikdörtgenler, polivinil klorür (PVC) ve diğer kimyasalların üretimi için sodyum klorür ve potasyum tuzlarını çıkarmak için kullanılan tuz buharlaştırma havuzlarıdır .</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçtiğimiz 50-60 yıl boyunca Ölü Deniz'deki su seviyeleri yılda yaklaşık 1,2 metre düşmüştür - bu oran 1970'lerde ve 1980'lerde yılda 0.7 metre idi. Su kaynağını, çevredeki topluluklara suyla hizmet etmek için kullanılan tek nehir olan Şeria Nehri'nden (Ürdün Nehri)nden uzaklaştıkça seviyeler düşmüştür. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göl suyu da buharlaşma havuzlarına pompalanmıştır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Su seviyesi düştüğünde göl, özellikle yüzeye yakın kısımlar, daha tuzlu hale gelir. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz Gözlemevi'nden bilim adamları, tuzun sudan çöktüğünü ve gölün tabanını kapladığını keşfettiler. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Onlar göl yatağı (aşağıdaki fotoğrafta) üzerindeki tuz miktarını mevsime ve gölün katmanları boyunca çeşitli tuz yoğunlukları olduğunu gördüler. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuz katmanı, son 40 yılda her yıl daha kalınlaşmakta ve gölün özelliklerinin mevsimsel değişimlerini göstermektedir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9YdG19.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örneğin; yaz mevsiminde göl, ılık, daha az yoğun bir üst tabaka ile kaplı ve daha soğuk, daha yoğun bir alt tabakadan oluşur. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gölün yüzeyi bir dalga veya hareketten rahatsız olduğunda, “tuz parselleri” olarak adlandırılan "ılık su parselleri" daha soğuk suya yani tabana doğru düşer. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ilık tuz parselleri tabana doğru seyahat ederlerken soğurlar ve soğudukça, su kütlesi daha az tuz tutabilir hale gelir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuz çökelir ve lakebed (göl tabanı) üzerinde çift difüzif konveksiyon olarak bilinen bu işlemle kristaller oluşturur .</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaliforniya'da Santa Barbara'da bir sıvı dinamiği uzmanı olan Raphael Ouillon, “Okyanusta, tuz parmakları(parselleri) olabilir, ama onları çıplak gözle görmeyeceksiniz” dedi. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Ölü Deniz'e özgü olan şey, tuzun ne kadar çözülebildiğinin neredeyse tam doygunluğudur, bu nedenle tuz kolayca çöker.”</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz, bu “tuz parmaklama” işleminin gerçekleştiği bilinen tek tuz gölüdür. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilim adamları, diğer antik deniz yataklarında milyonlarca yıl önce tuz birikimlerinin nasıl oluştuğuna ve özellikle havzaların orta kısımlarında tuz katmanlarının daha kalın ve bu havzaların sığ kısımlarında ince veya bulunmadığına dair bir ipucu olabileceğini düşünüyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesela, beş milyon yıldan daha uzun bir süre önce Akdeniz, kurumuş ve kalın miktarda tuz bırakmıştır. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz o zamandan beri dolmuş olsa da, bu tuz birikmesi Ölü Deniz'de şu anda gözlemlenene benzer bir mekanizma ile oluşmuş olabilir.</span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Rajdhani, Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Referanslar ve Kaynaklar</span></span></span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Amerikan Jeofizik Birliği (2019, 1 Temmuz) <span class="am_noembed"><a href="https://news.agu.org/press-release/new-study-solves-mystery-of-salt-buildup-on-bottom-of-dead-sea/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yeni Çalışma Ölü Denizin Altındaki Tuz Oluşum Gizemini Çözdü.</span></span></a></span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Ölü Deniz Gözlemevi (2018) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"> <span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Galeri.</span></span></a><br />
<br />
</li>
<li>Avrupa Uzay Ajansı (2019) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://earth.esa.int/web/earth-watching/change-detection/content/-/article/the-dead-sea" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>Küre (2018, Şubat 13) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://en.globes.co.il/en/article-dead-sea-level-falling-12-meters-per-year-1001223618" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz seviyesi yılda 1.2 metre düşüyor.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>Scientific American (2011, 9 Ekim) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://blogs.scientificamerican.com/artful-amoeba/fountains-of-life-found-at-the-bottom-of-the-dead-sea/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz'in Dibinde Bulunan Yaşam Çeşmeleri.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>NASA Dünya Gözlemevi (2005, 25 Aralık) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://earthobservatory.nasa.gov/images/6136/dead-sea" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz. </span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span>Erişim tarihi 30 Temmuz 2019.<br />
<br />
</li>
<li>Ouillon, R. ve diğ. (2019) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://doi.org/10.1029/2019WR024818" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Denizdeki Çift Yayınımlı Tuz Parmaklarından Halit(kaya tuzu) Yağış: Sayısal Simülasyonlar. </span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span>Su Kaynakları Araştırması, 55 (5), 4252-4265.<br />
</li></ul>
</li></ul>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Lut gölü ve onun Tuzlu yapısı</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color"><img src="https://i.hizliresim.com/BOA2Ev.jpg" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /></span></span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ffcc33;" class="mycode_color">Lut gölünün sadece tuzlu bir göl olduğunu söylemek, Çin Seddi'ni bir tuğla yığını olarak adlandırmak gibidir - ne kadar benzersiz olduğunu tam olarak anlatamayız.</span><br />
</span></span><br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz (Lut Gölü), dünyanın ikinci en tuzlu gölüdür. Yüzeyi ve kıyıları, su veya buz altında olmayan herhangi bir kara kütlesinin dışında ki en düşük kotundadır (yüzey rakımı yaklaşık  -435 metre'dir ). Yüzde 30'un üzerinde bir tuz konsantrasyonuyla, göl suyu okyanuslardan neredeyse 10 kat daha tuzludur. Kumla karıştırılmış zeytinyağı gibidir, su o kadar yoğundur ki, insanlar çaba harcamadan yüzerler. Tuzluluk, herhangi bir bitkinin veya hayvanın hayatta kalmasını zorlaştırır - dolayısıyla Ölü Deniz denmeside  buradan gelmektedir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">En üstteki görüntü, Landsat 8 uydusunda Operasyonel Kara Görüntüleyici tarafından 21 Temmuz 2019'da gözlemlendi, resimde Ölü Deniz ve Ürdün Rift Vadisi gösterilmektedir . Gölün güney ucundaki yeşil dikdörtgenler, polivinil klorür (PVC) ve diğer kimyasalların üretimi için sodyum klorür ve potasyum tuzlarını çıkarmak için kullanılan tuz buharlaştırma havuzlarıdır .</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçtiğimiz 50-60 yıl boyunca Ölü Deniz'deki su seviyeleri yılda yaklaşık 1,2 metre düşmüştür - bu oran 1970'lerde ve 1980'lerde yılda 0.7 metre idi. Su kaynağını, çevredeki topluluklara suyla hizmet etmek için kullanılan tek nehir olan Şeria Nehri'nden (Ürdün Nehri)nden uzaklaştıkça seviyeler düşmüştür. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Göl suyu da buharlaşma havuzlarına pompalanmıştır.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Su seviyesi düştüğünde göl, özellikle yüzeye yakın kısımlar, daha tuzlu hale gelir. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz Gözlemevi'nden bilim adamları, tuzun sudan çöktüğünü ve gölün tabanını kapladığını keşfettiler. </span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Onlar göl yatağı (aşağıdaki fotoğrafta) üzerindeki tuz miktarını mevsime ve gölün katmanları boyunca çeşitli tuz yoğunlukları olduğunu gördüler. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuz katmanı, son 40 yılda her yıl daha kalınlaşmakta ve gölün özelliklerinin mevsimsel değişimlerini göstermektedir.</span><br />
<br />
<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/9YdG19.png" border="0" alt="resim" onload="NcodeImageResizer.createOn(this);" /><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Örneğin; yaz mevsiminde göl, ılık, daha az yoğun bir üst tabaka ile kaplı ve daha soğuk, daha yoğun bir alt tabakadan oluşur. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gölün yüzeyi bir dalga veya hareketten rahatsız olduğunda, “tuz parselleri” olarak adlandırılan "ılık su parselleri" daha soğuk suya yani tabana doğru düşer. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ilık tuz parselleri tabana doğru seyahat ederlerken soğurlar ve soğudukça, su kütlesi daha az tuz tutabilir hale gelir. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Tuz çökelir ve lakebed (göl tabanı) üzerinde çift difüzif konveksiyon olarak bilinen bu işlemle kristaller oluşturur .</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kaliforniya'da Santa Barbara'da bir sıvı dinamiği uzmanı olan Raphael Ouillon, “Okyanusta, tuz parmakları(parselleri) olabilir, ama onları çıplak gözle görmeyeceksiniz” dedi. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“Ölü Deniz'e özgü olan şey, tuzun ne kadar çözülebildiğinin neredeyse tam doygunluğudur, bu nedenle tuz kolayca çöker.”</span><br />
<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ölü Deniz, bu “tuz parmaklama” işleminin gerçekleştiği bilinen tek tuz gölüdür. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bilim adamları, diğer antik deniz yataklarında milyonlarca yıl önce tuz birikimlerinin nasıl oluştuğuna ve özellikle havzaların orta kısımlarında tuz katmanlarının daha kalın ve bu havzaların sığ kısımlarında ince veya bulunmadığına dair bir ipucu olabileceğini düşünüyor. </span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mesela, beş milyon yıldan daha uzun bir süre önce Akdeniz, kurumuş ve kalın miktarda tuz bırakmıştır. </span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Deniz o zamandan beri dolmuş olsa da, bu tuz birikmesi Ölü Deniz'de şu anda gözlemlenene benzer bir mekanizma ile oluşmuş olabilir.</span><br />
<br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="color: #999999;" class="mycode_color"><span style="font-size: xx-large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Rajdhani, Helvetica, Arial, sans-serif;" class="mycode_font">Referanslar ve Kaynaklar</span></span></span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Amerikan Jeofizik Birliği (2019, 1 Temmuz) <span class="am_noembed"><a href="https://news.agu.org/press-release/new-study-solves-mystery-of-salt-buildup-on-bottom-of-dead-sea/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Yeni Çalışma Ölü Denizin Altındaki Tuz Oluşum Gizemini Çözdü.</span></span></a></span><ul class="mycode_list">
</li>
<li>Ölü Deniz Gözlemevi (2018) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"> <span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Galeri.</span></span></a><br />
<br />
</li>
<li>Avrupa Uzay Ajansı (2019) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://earth.esa.int/web/earth-watching/change-detection/content/-/article/the-dead-sea" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>Küre (2018, Şubat 13) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://en.globes.co.il/en/article-dead-sea-level-falling-12-meters-per-year-1001223618" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz seviyesi yılda 1.2 metre düşüyor.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>Scientific American (2011, 9 Ekim) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://blogs.scientificamerican.com/artful-amoeba/fountains-of-life-found-at-the-bottom-of-the-dead-sea/" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz'in Dibinde Bulunan Yaşam Çeşmeleri.</span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span><br />
<br />
</li>
<li>NASA Dünya Gözlemevi (2005, 25 Aralık) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://earthobservatory.nasa.gov/images/6136/dead-sea" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Deniz. </span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span>Erişim tarihi 30 Temmuz 2019.<br />
<br />
</li>
<li>Ouillon, R. ve diğ. (2019) <a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span class="am_noembed"></a><a href="https://doi.org/10.1029/2019WR024818" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="color: #f77705;" class="mycode_color">Ölü Denizdeki Çift Yayınımlı Tuz Parmaklarından Halit(kaya tuzu) Yağış: Sayısal Simülasyonlar. </span></a><span style="color: #f77705;" class="mycode_color"><a href="https://gsideadsea.wixsite.com/dso-gsi/photo-gallery-1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"></span></a></span>Su Kaynakları Araştırması, 55 (5), 4252-4265.<br />
</li></ul>
</li></ul>
]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>