Hoşgeldin Ziyaretçi, Henüz üye değil misiniz? Üye ol  
Modeller   Diyagramlar   Radar  




UzzMaNN Tarihte Bugün

#1
(Son Düzenleme: 03-21-2019, 09:55 AM, Düzenleyen: UzzMaNN.)

Sevgili üye ve takipçiler,

Gün geçtikçe gelişen ve büyüyen forumumuzun tarihte bugün sayfasını hakettiğini düşünerek bu sayfayı açmaya karar verdim.

Yaşanan tarihi olaylar ve gelişmelerle ilgili <okumak isteyenlerin olacağını düşünerek> sayfadan paylaşımlar yapacağım.

Hepimizin çok sevdiği ve yeri doldurulamayan güzel insan Barış Manço'dan naklen, ''Geçmişini bilmeyen bu gününü anlayamaz ve geleceğine yön veremez.'' sözüyle konumuzu açıyorum. Sizlerin de paylaşımlarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım.

Takipçilerimizin de bol bol ziyaret edeceği bir sayfa olacağını düşünüyorum.
Cevapla

#2

Sayfa hayırlı olsun kardeşim. Güzel yazılarla doldurmak nasip olsun insallah.
  Beğenenler:
  • Burak1980, ersel candan, UzzMaNN
Cevapla

#3
(Son Düzenleme: 04-12-2019, 01:49 PM, Düzenleyen: UzzMaNN.)

21 Mart 1971'de Anadolu halk ozanlarının en önemli isimlerinden biri olan Aşık VEYSEL 78 yaşında hayata veda etti.

Çocuk yaşta geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle gözlerini kaybeden Aşık Veysel, babasının oyalansın diye ona aldığı bağlamayla önceleri diğer halk ozanlarının türkülerini çalmaya başladıysa da, daha sonraları, hemen herkesin bildiği, halen dillerde olan, zamanın ötesinde eserlerini oluşturdu.

Halk ozanlarının son temsilcilerinden olan Veysel ŞATIROĞLU'nu, halk arasındaki ismiyle Aşık VEYSEL'i rahmetle anarak, mana ve derinlik olarak zamanın ötesinde iki eserini sizlerle paylaşıyorum.


Uzun İnce Bir Yoldayım
 
Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
 
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece
 
Uykuda dahi yürüyorum
Kalmaya sebep arıyorum
Gidenleri hep görüyorum
Gidiyorum gündüz gece
 
Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde
Düşmüşem gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece
 
Düşünülürse derince
Irak görünür görünce
Yol bir dakka mıkdarınca
Gidiyorum gündüz gece
 
Şaşar Veysel işbu hale
Gah ağlaya gahi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece
 
Aşık Veysel
 
 
Kara Toprak
 
Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Âdem'den bu deme neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yedirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Karnın yardım kazmayınan belinen
Yüzün yırttım tırnağınan elinen
Yine beni karşıladı gülünen
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
İşkence yaptıkça bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yârim kara topraktır
 
Havaya bakarsam hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Dileğin varsa iste Allah'tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'a
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Bütün kusurumuzu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarımı düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Her kim ki olursa bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i bağrına basar
Benim sâdık yârim kara topraktır
 
Aşık Veysel
Cevapla

#4

Tarihte yüzyıllardır kutlanan bir gün olarak ben de nevruz bayramının bilemiyorum kaçıncı yıl kutlaması olduğunu not etmek isterim. Kışın bahara döndüğü gün olarak asırlardır kutlanan bu güzel gününüzü kutluyorum.
  Beğenenler:
  • Burak1980, Hasan_iSTANBUL, Nil.Trabzon, snowserkan, UzzMaNN
Cevapla

#5

(03-21-2019, 12:30 PM)Xooner Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Tarihte yüzyıllardır kutlanan bir gün olarak ben de nevruz bayramının bilemiyorum kaçıncı yıl kutlaması olduğunu not etmek isterim. Kışın bahara döndüğü gün olarak asırlardır kutlanan bu güzel gününüzü kutluyorum.

Diğer bir adıyla gün dönümüdür.

21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.
21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)
23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)
21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)
  Beğenenler:
  • adakar, Burak1980, Hasan_iSTANBUL, Snowsedat, snowserkan, Xooner
Cevapla

#6
(Son Düzenleme: 04-12-2019, 01:48 PM, Düzenleyen: UzzMaNN.)

25.03.2009'da Muhsin YAZICIOĞLU Aramızdan Ayrıldı

Muhsin Yazıcıoğlu (31 Aralık 1954, Elmalı, Şarkışla - 25 Mart 2009, Göksun), Türk Siyasetçi, Veteriner hekim ve Ülkücü lider. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, 19. 20. ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekili ve Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır. 25 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasında Kahramanmaraş'ta şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.
*Alıntı
 
Siyasi kimliğinin yanı sıra şair kimliğiyle de ön plana çıkan Yazıcıoğlu'nu rahmetle anıyor, Mamak ceza evinde yazdığı, vefatından sonra adeta simge haline gelen ÜŞÜYORUM şiirini sizlerle paylaşıyorum.

ÜŞÜYORUM

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
 
Muhsin Yazıcıoğlu
 
 
  Beğenenler:
  • adakar, AZOR, Hasan_iSTANBUL, snowserkan
Cevapla

#7

(03-25-2019, 09:49 AM)UzzMaNN Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Muhsin YAZICIOĞLU 25.03.2009'da Aramızdan Ayrıldı

Muhsin Yazıcıoğlu (31 Aralık 1954, Elmalı, Şarkışla - 25 Mart 2009, Göksun), Türk Siyasetçi, Veteriner hekim ve Ülkücü lider. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, 19. 20. ve 23. dönem TBMM Sivas milletvekili ve Büyük Birlik Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanıdır. 25 Mart 2009 tarihinde helikopter kazasında Kahramanmaraş'ta şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.
*Alıntı
 
Siyasi kimliğinin yanı sıra şair kimliğiyle de ön plana çıkan Yazıcıoğlu'nu rahmetle anıyor, Mamak ceza evinde yazdığı, vefatından sonra adeta simge haline gelen ÜŞÜYORUM şiirini sizlerle paylaşıyorum.

ÜŞÜYORUM

Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Gözlerim parke parke taş duvarlarda
Açılıyor hayal pencerelerim
Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum
Kekik kokulu koyaklardan aşarak
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor
Bir çeşme başı arıyorum
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp
Mis gibi nane kokuları arasında
Ruhumu dinlemek istiyorum
Zikre dalmış her şey
Güne gülümserken papatyalar
Dualar gibi yükselir ümitlerim
Güneşle kol kola kırlarda koşarak
Siz peygamber çiçekleri toplarken
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum
Huzur dolu içimde
Ben sonsuzluğu düşünüyorum
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum
Durun kapanmayın pencerelerim
Güneşimi kapatmayın
Beton çok soğuk, üşüyorum..
 
Muhsin Yazıcıoğlu
 
 

Rabbim Mekanını Cennet Eylesin İnşaAllah..
  Beğenenler:
  • adakar, AZOR, Captmehmet, snowserkan
Cevapla

#8

27 MART DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

Sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı artırmak amacıyla Uluslararası Tiyatrolar Birliği tarafından 1961'de kurulmuştur.

Türk tiyatrosunda Hasan Efendi, İsmail Dümbüllü, Gazanfer Özcan, Sadri Alışık, Münir Özkul, Erol Günaydın, Müşfik Kenter, Nejat Uygur, Tekin Akmansoy, Suna Pekuysal, Muhsin Ertuğrul, Afife Jale, Adile Naşit, Halit Akçatepe, Haldun Dormen, Tuncel Kurtiz, Nevra/Metin Serezli, Gönül/Ülkü Özcan, Erdal Özyağcılar, Levent Kırca, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Ferhan Şensoy ve ismini sayamadığımız, hafızalarımızda hepsinin ayrı yeri olan duayenlerdir. 

Ayrıca bu hafta Kütüphaneler Haftası olarak kutlanmaktadır.
Cevapla

#9
(Son Düzenleme: 04-10-2019, 05:14 PM, Düzenleyen: UzzMaNN.)

10 Nisan 1845 Türk Polis Teşkilatı Kuruldu

Bugünkü adıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, rütbeleri polis memurluğundan başlayıp emniyet genel müdürlüğüne kadar uzanan, tüm il ve ilçelerde örgütlenmiş, sahil ve denizlerde görevini askeri polis olan Sahil Güvenlik, kırsalda ise görevini askeri polis olan jandarmaya bırakmış, kentte ise görevi kendisi yöneten iç güvenlikten sorumlu devlet teşkilatıdır. 10 Nisan 1845 tarihinde kurulmuştur.

Polis tarihi Türk tarihi ile başlamıştır. Tarih boyunca çeşitli devlet kurmuş olan Türkler kamu düzeni ve güvenliğini ulusal savunma ile birlikte yürütmüşlerdir.

Eski Türkler'de kamu düzen ve güvenliği işleri Subaşı'lar tarafından belli yasalara uygun olarak yürütülmüştür. Oğuz Han'ın Oğuz Türesi, Cengiz Han'ın Uluğ Yasası, Timur'un Tüzükkatı o devirlerin belli başlı hukuk kuralları örnek olarak gösterilebilir.

Görevleri

Genel emniyet ve asayişin sağlanmasına yönelik hizmetlerin ilgili mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak,
Asayiş suçundan toplumun nasıl korunacağı hakkında halkın bilgilendirilmesi, çocukların ve gençlerin suça yönelmelerini ve suçta kullanılmalarını önleyici tedbirlerin alınması hizmetlerini yürütmek,
Asayiş suçları hakkındaki bilgi ve istatistikleri değerlendirmek, suç analizi yapmak veya yaptırmak ve bunları değerlendirerek asayiş suçlarının önlenmesi için suçla mücadele yöntemlerini belirlemek, taşra teşkilatının çalışmalarına yön vermek ve toplumun her zaman için Türk polisine güvenmesini sağlamaktır.
Bu görevlerin uygulama sahası, ilgili yönetmelik uyarınca il ve ilçe belediye sınırlarının içidir.

Görev Çeşitleri;

Trafik Polisi
Deniz Polisi
Motosikletli Polisler
Hava Polisi
Çocuk Polisi
Terörle Mücadele (TEM) 
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele
Çevik Kuvvet
Park Polisi
Özel Harekat

Bu vesileyle 174.yılını kutlayan Polis Teşkilatımızın 8-14 Nisan Polis Haftasını kutluyor, şehit polislerimize Allah'tan(cc) rahmet, emniyet teşkilatımıza kolaylıklar diliyorum.

Son olarak, polis teşkilatımızın adeta sloganı haline gelen çok beğendiğim bir sözü paylaşmak istiyorum. ''Herkesin Polisi Kendi Vicdanıdır, Polis Vicdanı Olmayanların Karşısındadır''
  Beğenenler:
  • adakar, AZOR, Snowsedat, snowserkan
Cevapla

#10

12 Nisan 2019 Can BARTU Hayata Veda Etti

CAN BARTU (d. 31 Ocak 1936 - ö. 12 Nisan 2019)

Fenerbahçeli efsanevi futbolcudur. 1 Ocak 1961’de, Fiorentina - Glasgow Rangers arasında oynanan final maçında forma giyen, Avrupa Kupaları’nda final maçı oynayan, ilk Türk futbolcusu oldu. İtalyan taraftarlar tarafından, "Sinyor Bartu" şeklinde adlandırılan Bartu, Türk futbolunun unutulmazları arasındaki yerini aldı.
 
Fenerbahçe Spor Kulübü tarihine, basketbol ve futbolla beraber yazılan Bartu, millî Türk takımı formasını hem basketbol hem de futbol sporunda giyen ilk ve tek sporcudur. Bartu, aynı gün içinde, Galatasaray'la oynanan basketbol maçında 28 sayı kaydederken, Dolmabahçe'de de futbol maçına çıkmış ve bir gol atmış bir oyuncudur
 
Gençlik Yılları
 
31 Ocak 1936’da, İstanbul’da dünyaya gelen Can Bartu, spora, Fenerbahçe’de basketbol oynayarak başladı. Altı kez, basketbol millî takım formasını giyen Bartu, daha sonra Fikret Arıcan’ın aracılığıyla Fenerbahçe’de futbol oynamaya başladı.
 
Futbolculuk Kariyeri
 
Millî takımdaki başarılı futbolu ile dikkat çeken Bartu, 1961’de, İtalya’nın Fiorentina takımına transfer oldu. 1962’de Venezia takımında oynayan Bartu, 1964'te de Lazio’da oynadı.
 
İtalya’da başarılı bir dönem geçiren Bartu, 1967’de, Türkiye’ye dönerek, eski takımı Fenerbahçe ile tekrar yollarını birleştirdi. Teknik ve zarif oyunu ile göz dolduran Bartu, Sarı-Lacivertli forma altında 326 maç oynadı, 162 gol attı.
 
Üç yıl boyunca Fenerbahçe’de forma giyen futbolcu, 1969’da, Metin Oktay'ın, İstanbul'da, Galatasaray - Fenerbahçe arasında oynanan jübilesinde, Metin Oktay kısa bir süre Fenerbahçe forması giyerken, maça Galatasaray formasıyla çıkarak, bu jubileyi ölümsüzleştirmiştir.
 
Millî takım kariyeri
 
1955 - 1961 seneleri arasında Fenerbahçe’de futbol oynayan Bartu, 28 kez millî oldu. 1958’de Türkiye - Romanya maçında, kaleci Turgay Şeren'in sakatlanması üzerine, maçın son yedi dakikasında kaleye geçti ve bu maçta, Türk millî takımı oyuncusunun, kendi kalesine attığı gol sonucu, 1 gol yemiş oldu.
 
Futbol ve Basketbol Sonrası
 
1970 yılında futbolu bırakan ve spor gazeteciliği yapmaya başlayan Can Bartu, çeşitli basın ve yayın organlarında futbol yorumculuğu yaptı. 12 Nisan 2019 cuma günü hayatını kaybeden efsaneye Allah'tan rahmet diliyorum.
  Beğenenler:
  • adakar, Snowsedat, snowserkan
Cevapla





Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi